-ÖZEL HABER-
Yüksek para cezaları, ehliyete el koyma ve hapis yaptırımları… Tüm bu önlemlere rağmen ülkemizde alkollü araç kullanımı ve buna bağlı kazalarda kayda değer bir düşüş yaşanmaması, toplumda ciddi bir sorgulamayı beraberinde getirdi. Gündem Kıbrıs’a konuşan vatandaşlar, sorunun yalnızca ceza artırımıyla çözülemeyeceğini dile getirirken, kimileri daha sert ve “can yakıcı” yaptırımlar isterken, kimileri de sürücü bilinci, eğitim eksikliği ve yol altyapısındaki yetersizliklere dikkat çekti.
Bazı vatandaşlar alkollü sürüşte ehliyet ve aracın uzun süreli alınması, hatta hapis cezasının kaçınılmaz hale gelmesi gerektiğini savunurken; bazıları da gençlerin spora yönlendirilmesi, ehliyet süreçlerinde eğitimin güçlendirilmesi ve alkol satışına saat ya da miktar sınırlaması getirilmesi gerektiğini ifade etti. Yol kalitesi, ışıklandırma ve denetim eksikliği de sıkça dile getirilen başlıklar arasında yer aldı.
Toplumun ortak mesajı ise net: Trafikte kayıpların önüne geçmek için tek başına ceza değil, bilinç, denetim ve altyapıyı kapsayan kapsamlı bir mücadele şart.
Vatandaşlar ne dedi?
Ümit Kılıç: Öncelikle şunu belirtmeliyim, alkol alan bir kişi zaten kendi iradesi ile aracının direksiyon başına geçmemesi gerektiğini bilmeli. Alkollü kişi kesinlikle araç kullanmamalı. Kullanmak zorundaysalar da başka önlemler almaları gerekiyor. Kendilerinden önce karşılarındaki kişileri düşünmeleri şart. Alkol alındıysa ve bir yere gitmek isteniyorsa, bir tanıdıktan yardım alınabilir ya da taksi çağrılabilir. Kişi önce bu konuda kendi bilinçli olmalı. Kendini düşünmeli, karşılarındakini düşünmeli. Cezalar evet yüksek ancak oluşan tabloya baktığımızda bu cezaların da caydırıcı olmadığını görüyoruz. Bana göre cezalar daha caydırıcı olmalı. Alkollü sürüşten mi yakalandı, ehliyetini de aracını da 1 sene belki 2 sene alın. Alkollü halde kaza mı yaptı, birinin canına zarar vermesine gerek yok. 1 yıl 2 yıl hapis cezasına çaptırın. Cezaların caydırıcı olması çok ama çok önemli.
Şerife Ağdaç: Cezalar yükseldi ancak alkollü sürüş ve kazalar azalmadı. Her gün haberlerde bunları görüyoruz, okuyoruz. Yanlışı sürücüler yapıyor. İçki içtiysen araç kullanmayacaksın, direksiyon başına geçmeyeceksin. Tablo değişmiyorsa cezaları daha da artırsınlar. İçen ve o direksiyonun başına geçen bedelini fazla fazla ödemeli. Kimse kimsenin canına kast etmemeli.
Şazine Akyüz: Cezalar daha artırılsın. İçmesinler o direksiyonun başına geçmesinler. Benim evladımda o şekilde yakalansın, verecekleri en ağır cezaları versinler. Kimsenin kimsenin canına kast etme hakkı yoktur. Ben cezaların daha da artırılması gerektiği düşüncesindeyim.
Münibe Sakarya: Gençleri olumlu faaliyetlere yönlendirmek lazım. Örneğin spora. Kötü alışkanlıkları düşünemeyecekleri faaliyetler yapmaları şart. Belki bu şekilde alkol tüketme oranı düşer. Bunun yanında özellikle alkollü sürüşte cezalar daha sert, daha caydırıcı olmalı.
Mümine Doğu: Alkollü kazaların önüne bir türlü geçemedik, cezalar da yükseldi ama olmadı olmuyor. O zaman daha çok denetim ve daha çok ceza şart. Ben bu kanaatteyim. Cezalar ödendiği zaman kişinin cebini gerçekten vuracak şekilde olmalı ancak bu şekilde ders alınır diye düşünüyorum.
Zekeriya Demir: Ben alkole karşıyım, alkollü araç kullanana da karşıyım. Polis denetimleri artmalı, cezalar da artmalı. Hapis cezası verin, para cezası değil. Başka türlü bu sorunun önüne geçilemez.
Erkan Gedeş: Evet bugün cezalar yüksek ancak bana göre daha da artmalı. Ben bu fikirdeyim. Alkollü araç kullanma ya da cep telefonu ile araç kullanmada fahiş rakamlar ödeniyor. Sürücüler buna rağmen alışkanlıklarından vazgeçmiyorlarsa daha da cezalar artırılmalı. Bu durumun düzelmesinin başka bir yolu yoktur. Daha caydırıcı, daha can yakıcı cezalar şart.
Yusuf Gürsoy: Kazaların azalmasını istiyorsak derhal ülkede nüfus sayımı yapmamız gerekmektedir. Buna göre beldelerin ve yetkililerin yollar hakkında daha etkin kararlar üretmesi lazım. Bunun yanında şu an ülkedeki en büyük sıkıntı işte bu nüfus sayımını yapmayan hükümettekilerdir. Kameraları koymak, cezaları artırmak günümüze baktığımızda hiçbir işe yaramadı. Bilinçlenme şart. Ateş düştüğü yeri yakar, bunları göz önüne alıp trafikte ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor.
Aykut Aktaş: Bence alkol satışına sınırlandırma getirilmeli. Meyhaneler marketler belli bir limit üzerinde alkol satmamalı, belli bir saatten sonra da alkol vermemeli satmamalı. Cezalar bence şu an yeterince yüksek ama insanlar içmekten de vazgeçmiyorlar. O zaman alkolü sınırlandırın. Ben başka bir çare göremiyorum. Bunun yanında eğitim de önemli. Ehliyet verme süreçlerinde eğitime dikkat edilmeli.
Muhammet Akyüz: İnsanlarımız trafik kurallarına uymalı. Alkollü araç kullanmak yasak, çok basit yasağa uyacaksınız. Yollarımız bozuk, ona göre kullanacaksınız. Sürücülerin kendilerinin bilinçli olması gerekiyor. Bu düzende cezaları artırmanın bir faydası yok.
Savaş Başer: Cezalar bence caydırıcı ama sürücülerin duyarlı olması. Devlet daha ne yapsın? Sürücü direksiyon başına alkollü bir şekilde geçmemesi gerektiğini bilmeli. Eğitimsizlik bu konuda çok önemli bir etken.
Murat Ekşi: Bu ülkede trafik kazalarının önüne geçilebilmesi için öncelikle altyapının düzgün bir şekilde yapılması lazım. Yolların durumu kaliteli olmalı, ışıklandırmalarımız, bilgilendirici levhalarımız yeterli olmalı. Bunun yanında eğitim çok önemli. Ehliyet verilirken gençler trafiğe vakıf olmalı, buna özellikle çok dikkat edilmeli. Bunlar eğer gerçekleşirse kazalar büyük oranda azalacaktır.
Hasan Ustaoğlu: Yollarımız berbat, insanlarımız aşırı süratli kullanıyor ya da alkollü bir şekilde direksiyon başına geçiyor. Yollarımız yetersiz. Tek yollarda özellikle çok kazalar oluyor. Bence kazaların önüne geçilmesi için önce yolların düzelmesi şart. Bunun yanında kişinin eğitimi ve bilinci. Bunlar kazaların önlenmesinde bence çok ama çok önemli.