14 Aralık 2020 Pazartesi 19:14
941 Okunma
"Ülkemizi salgın sonrası döneme hazırlıyoruz"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından açıklama yapıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle;

Ülke ve millet olarak bölgesel ve küresel siyasi ekonomik, insani nice krizle aynı anda mücadele verdiğimiz inkarı mümkün olmayan bir gerçektir. Çabalarımıza her devletten ve her kesimden destek beklerken malesef haksız ithamlara maruz kalabiliyoruz. Son dönemde ABD ve AB'de ülkemize yaptırım söylemlerinin artmış olması üzüntü vericidir. Türkiye, AB'den yaptırım değil, yıllardır geciktirdiği tam üyelik sözünü yerine getirmesini beklemektedir. NATO müttefikimiz ABD'den de yaptırım değil, terör örgütlerine ve bölgemizle ilgili hesabı olan güçlere karşı verdiğimiz mücadelede destek bekliyoruz.

Biz ne komşuları ile ne de başka herhangi bir devletle gerilim çatışma peşinde koşan bir ülke değiliz. Kendimizle birlikte tüm bölgemizin ve dünyanın huzuru, refahı, esenliği için mücadele ediyoruz. Ama bu durum, ülke ve millet olarak hakkımızın, hukukumuzun, egemenliğimizin çiğnenmesi karşısında sessiz kalacağımız anlamına gelmiyor. Kimsenin hakkımızı yemesine müsaade etmeyiz. 

Türkiye ve Azerbaycan bir kez daha öz kardeş olarak kucaklaşmış maziden atiye uzanan yepyeni bir köprü inşa etmiştir. Azerbaycanlı kardeşlerimiz ülkemizin de desteği ile 44 gün süren vatan muharebesini hamdolsun zaferle taclandırmıştır. Dağlık Karabağ'ın vatan hasreti son bulmuştur. Karabağ artık donmuş bir ihtilafı değil, hakkın batıla galip gelmesi sonucunda kazanılmış şanlı bir zaferi ifade ediyor.

Vatan bayrak ve ezan uğruna canlarını feda eden Azerbaycan Ordusunun kahraman neferlerine Allah'dan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Kazanılan şanlı zafer dolayısıyla Azerbaycan Türklerini tebrik ediyorum.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin salgın nedeniyle küresel bir sağlık ve ekonomik kriz döneminde hazırladık. Her küresel kriz döneminde olduğu gibi ülkemiz ekonomisi ile ilgili olumsuz eleştiriler yapılırken biz hep farklı yaklaşımlar içinde olduk.

"Türkiye ekonomisi her türlü senaryoya hazırlıklı durumdadır"

Küresel ekonomide iktisat tarihine girecek bir dönemi yaşıyoruz. Üretimin, ticaretin ve finansın tek merkezli hale dönüşmesinin sıkıntıları salgın döneminde daha iyi görüldü. Dünya daha dengeli bir üretim ve ticaret dağılımı arayışı içindedir. Ekonomimizi sadece mevcut tabloya bakarak değil önümüzdeki bu büyük potansiyele göre yürütüyoruz. Türkiye ekonomisi her türlü senaryoya hazırlıklı durumdadır.

Türkiye salgın sonrası döneme güçlü bir oyuncu olarak girmekte kararlıdır. Vatandaşlarımdan müsterih olmalarını sürekli karamsarlık aşılayanlara inat bize ve ekonomi yönetimimize güvenmelerini istiyorum. Yılın üçüncü çeyreğinde 6,7 büyüdük. Böylece Türkiye, Avrupa Birliği, G20 ve OECD arasında üçüncü çeyrekte en fazla büyüyen ülke oldu.

Salgına rağmen yılın ilk 11 ayında 851 yeni fabrika üretime başladı. Eylülde işsizlik oranı geçen seneye göre 1,1 puan gerileyip 12,7 olarak gerçekleşti. 

Talep cephesindeki daralmalara bağlı olarak herkes gibi bizim dış ticaretimiz de küresel gelişmelerden etkileniyor. Herşeye rağmen, yatırım, istihdam ve üretimi sürdürmek için tedbirler almaya devam edeceğiz. Salgının ülkemizde görülmeye başladığı günden itibaren tüm vatandaşlarımızla birlikte, esnafımızın, tüccarımızın yanında olduk. Verdiğimiz karşılıksız nakit desteğin karşılığı 45 milyar lirayı buldu. Türkiye'de gerçekten çalışmak, üretmek, işini sürdürmek veya büyütmek isteyip de devletten beklediği desteği alamadığını söyleyen kimse yoktur.

"Halkımızın tasarruflarını Türk Lirası olarak değerlendirmesini istiyoruz"

Esnaflarımıza ve tüccarlarımıza destek olmayı sürdürüyoruz. Halkımızın tasarruflarını Türk Lirası olarak değerlendirmesini istiyoruz. Türk Lirası mevduatlarında ve katılım hesaplarında stopaj oranlarını düşürmüştük Mart sonuna kadar uygulanmaya devam edecek. Türk Lirası cinsi varlıklara güveni artırmak için piyasa dostu adımlar atıldı. Kasım ayından itibaren sermaye girişlerinde artış Türk Lirası'nda değerlenme başladı. Vatandaşlarımızdan birikimlerini dövizden TL'ye çevirerek, üretim ve istihdama katkı sağlayacak yatırımlarla mücadelemize destek vermelerini bekliyorum.

Son dönemde uluslararası yatırımcıların yaklaşık 11 milyar dolar civarında sermaye girişi gerçekleştirmiş olmasını da önemli görüyorum. 

Salgın nedeniyle zor durumda olan vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ederken kamu harcamalarındaki disiplini gözardı etmiyoruz. Değerlendirmeler 2020 yılını yüzde 4,5'in altında gerçekleştireceğimizi gösteriyor.

Salgın sürecinde bankacılık sektörümüz sağlıklı yapısını koruyarak çalışmalarına devam etti. Bankalarımız uluslararası standartların öngördüğü asgari düzeyin oldukça üzerinde bulunuyor. Geçtiğimiz hafta itibarıyla bankalarımızın döviz açık pozisyonu bulunmadığı gibi sektörde 3,2 milyar dolarlık döviz pozisyonu fazlası vardır. Netice itibarıyla ülkemiz güçlü bankacılık sistemi sayesinde yerli ve uluslararası tüm yatırımcılara destek sağlayabilecek güce sahiptir.

Türk ekonomisine faiz, enflasyon, kur sacayakları üzerinde kurulan baskıların maliyetlerin üzerinden gelmek için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Faizlerin piyasa şartlarında makul seviyelere inmesi için çalışıyoruz. 

"Ülkemizi salgın sonrası döneme hazırlıyoruz"

Yatırım, üretim, ihracat, istihdam, hukuk, adalet odaklı politikalarla ülkemizi salgın sonrası döneme hazırlıyoruz.

Bugünkü Kabinemizde milli uzay programımızın sunumunu dinledik. İnşallah ülkemizin bayrağını uzayda çok daha güçlü dalgalandıracağımız günler çok yakındır.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.