Ucu açık ölümler sayesinde hemen her yıl, kısa bir süreliğine ülke gündemini oluşturan seks işçisi kadınlarla ilgili Kıbrıs Postası'ndan Ertuğrul Senova'ya konuşan Uzman Sosyolog Nihal Salman ve Uzman Psikolojik Danışman Tuğçe Balkır, bu insanların yaşadığı zorlukları ve gece kulüplerinin toplumun yapıtaşı aile kurumuna yönelik verdiği zararları tüm çıplaklığıyla masaya yatırdı.
Uzman Sosyolog Nihal Salman, fuhuşun, ülke yasalarına göre yasak olduğunu ama hükümet yetkilileri ve halk tarafınca bilindiğini, yasak olmasına rağmen işlev gördüğünü belirtiyor.
“Yasak bir yapının neyini denetleyebilirsin?” diyen Salman, birçok seks işçisi kadının öldüğünü, soruşturma başlatıldığını, fakat akıbetinin halen ortaya çıkmadığını söylüyor. Uzman Sosyolog, şöyle devam ediyor;
“Mevcut durum bu şekilde devam edemez. Fuhuş ya yasallaşacak, yaşamsal ve sağlıksal konularda denetimler üst düzeyde yapılacak ya da kapatılacak ve kapatılırken de gizli rant sağlayanların da sıkı denetimi yapılacak.”
SALMAN: “ÜLKE GENELİNDE CİNSEL SAĞLIK SORUNLARI KONUSUNDA YAYGINLIK VAR”
Gece kulüplerinin, seks işçisi kadınlardan ziyade, topluma da zarar verdiğini belirten Uzman Sosyolog Salman, cinsel sağlık konusunda ülkede henüz bir araştırma yapılmadığını fakat cinsel sağlık sorunları konusunda ülke genelinde yaygınlık olduğunu belirterek, olumsuzlukların sebeplerinin başında fuhuşun yer aldığını belirtiyor. .
Fuhuşun, aile kurumuna ilişkin de problemler yaşattığına dikkat çeken Salman, “Bir avuç toplum olarak yüzde 80’lik bir boşanma oranımız var ve bu oranın önemsenecek bir bölümü de gece kulüplerinden dolayı gerçekleşiyor” diyor.
“İLK DENEYİM GECE KULÜBÜNDE OLMAMALI”
Cinselliğin de bir öğrenim olduğunu belirten Salman, sıradan bir evliliğin yüzde 60’ını seksin oluşturduğunu söylüyor. Ergen bir bireyin, Cinsellikle ilgili ilk deneyimini gece kulübünde yaşamasının, ileriki hayatına fazlasıyla etki edebileceğini belirten Uzman Sosyolog, bu durumun yine aile kurumuna büyük zararlar verebileceğini ifade ediyor ve ekliyor, “İlk deneyim gece kulübünde olmamalı”
Gece kulüpleri konusunda, toplumda rahatsızlık mevcut olduğunu belirten Salman, geçtiğimiz günlerde Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından kapatılan Hamitköy çıkışındaki gece kulüpleriyle ilgili bölge halkının şikâyetçi olduğunu, fuhuş yuvasında çıplak gezildiği veya çamaşırlarının göründüğü yönünde şikâyetlerin bulunduğunu ifade ediyor.
“ŞİDDET GÖREN KADININ HAKIINI PARA ALAN PATRON ARAYABİLİR Mİ?”
Seks işçisi kadınların fiziksel ve psikolojik şiddete çoğu zaman maruz kaldığını belirten Salman, “Bu insanlar müşterilerinden şiddet gördükleri zaman kime şikayet edebiliyor? Para aldıktan sonra patron kadının hakkını arayabilir mi?” diyerek, gece kulüplerindeki mevcut durumun, insan haklarına aykırı olduğunu vurguluyor.
Devletin konuyla ilgili üzerine düşen pek çok görevin mevcut olduğunu belirten Salman, “Devleti görevlerini yapmaya davet ediyoruz” diyor.
38 GECE KULÜBÜ, 336 KAYITLI KONSOMATRİS
Öte yandan 33 farklı seks işçisi kadın ile yaptığı röportajlar sonucunda hazırladığı “Gece Kulüplerinde Konsomatris Olarak Çalışan Kadınların Benlik Algıları ve Geleceğe Yönelik Kaygılar” tezini Kıbrıs Postası ile paylaşan Uzman Psikolojik Danışman Tuğçe Balkır, 2016 yılı itibarı ile 38 gece kulübü ve 336 kayıtlı konsomatrisin bulunduğu gerçeğini ortaya koyuyor.
BALKIR: “BU KADINLAR DÜNYANIN BİR PARÇASI”
Fuhuşun, kolay para kazandırması nedeniyle önüne geçilemeyen bir sektör olduğunu belirten Balkır, toplumsal tabuların sebep olduğu psikolojik baskılar, şiddet içerikli vukuatlar ve cinsel yolla bulaşabilecek hastalıkların, seks işçisi kadınlar üzerinde; özellikle benlik algısına yönelik olumsuz etkiler bırakabileceğini ve bunun, bugüne kadar göz ardı edildiğini vurguluyor. Balkır şöyle devam ediyor;
“Oysa göz kapamakla varlığı inkâr edilemeyecek bu kadınlar dünyanın bir parçasıdır. Bu kadınlar toplumdaki her fert gibi psikolojik incelemelere tabi tutulmayı insan hakları ahlakınca hak etmektedir.”
Uzman Psikolojik Danışman Balkır, 33 farklı seks işçisi kadınla yaptığı röportajlar sonucu elde ettiği verilerde, kadınların iş saati yönünden çok katı bir çalışma düzenine sahip olduklarını ve çok ağır bir tempoda çalışmaktan yakındıklarını belirtiyor.
22 SAATE VARAN ÇALIŞMA SAATLERİ …
Ülkemizdeki konsomatrislerin günde 22 saate varan iş temposundan ötürü yorulduklarını ve hayatlarından bezdiklerini belirten Balkır, seks işçisi kadınların çalışma saatlerinin, bir noktada müşterileri tarafından da belirlendiğini vurguluyor.
BALKIR: “MÜŞTERİLER DE RİSK OLUŞTURUYOR …”
Seks işçisi kadınların, müşterileriyle birlikte dışarıya çıkmasının, kendileri için büyük tehlikeler arz edebileceğine de dikkat çeken Balkır, “Bunun nedeni, alkol veya uyuşturucu kullanan bir müşteriye denk gelme riskleridir” diyerek, seks işçisi kadınların, ilişki sırasında yaşadıkları en temel sorunlardan birini şöyle aktarıyor;
“Müşterilerin cinsel ilişki sırasında kadından farklı isteklerde bulunmada ısrarcı olması da bünyesinde zorlayıcılığa, hatta devamında ölüm tehdidine dönüşme tehlikesini barındırmakta.”
PARALARINI ALAMAMA KAYGISI YAŞIYORLAR …
Yaptığı araştırmada, istisnasız tüm kadınların bu mesleğe ekonomik yoksunluklar ve ihtiyaçlar nedeniyle başladıklarını sentezlediğini belirten Balkır, çok ağır şartlarda çalışan bu kadınların, çoğunlukla paralarını işverenlerinden alamama kaygısı dahi yaşadığını ifade ediyor.
AYLIK RAHATSIZLANDIĞINDA DAHİ ÇALIŞMAK ZORUNDALAR…
Uzman Psikolojik Danışman Balkır, yaptığı araştırmada, kadınların gerek müşterileri ve de gerekse işverenleri tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığına işaret ederek, müşterilere karşı her istediklerini yapmalarını sağlamak amacıyla, bazı kulüplerde içkilerine ilaç dahi konulduğunu belirtiyor.
Balkır, bazı kadınların aylık rahatsızlığı olduğu zamanlarda dahi tampon kullanarak müşteri almaya ve çalışmaya zorlanıldıkları gerçeğini ortaya koyuyor.
“BEN PARA VERDİM, YAPACAKSIN”
Öte yandan seks işçisi kadınların fiziksel şiddet yanında, psikolojik şiddete de maruz kaldığını belirten Balkır, psikolojik şiddet konusunda şöyle bir örnek veriyor;
“Örnek verecek olursak müşteri ‘Ben para verdim bunu yapacaksın’ ya da ‘Her şeyi yapmak zorundasın’ diyebiliyor.”
Seks işçisi kadınların sağlık kontrolünden geçtiğini fakat yine de toplum sağlığı açısından risk faktörü oluşturduğuna dikkat çeken Balkır, kadınların hastalık bulaştırabilme ve hatta o hastalığı evdeki eşine taşıma riskinin mevcudiyetini hatırlatıyor.
ÖZGÜR DEĞİLLER…
Gece kulübü çalışanı kadınların, ‘refakatçi eşliğinde’ sağlık kontrolleri için hastaneye götürdüğünü, yine aynı gün içerisinde, ayni refakatçiyle market ihtiyaçlarını gidermek zorunda kaldıklarını belirten Balkır, günün sonunda müşteriye gidecekleri zaman dışarıya çıkabildiklerini, özgür olmadıklarını vurguluyor. Bu durumun, seks işçisi kadınların psikolojilerine ciddi zararlar verdiğini belirten Balkır, özgürlüğün kısıtlanma halinin, kadınlar üzerindeki psikolojik etkisini şöyle aktarıyor;
“Bu kadınlar, istedikleri zaman dışarıya tek başlarına çıkamamaktadırlar ve bu durumda kadınların psikolojilerini kötü yönde etkilemektedir. ‘Dışarıya çıkamadığınız durumlar psikolojik olarak sizi nasıl etkiliyor?’ sorusuna ilişkin kadınların verdikleri yanıtlar insan hakları açısında üzücüdür. Konuşmalardan örnek verecek olursak, kadınlardan biri, dışarıya çıkmama durumunu, ‘sanki hapisteymiş gibi’ olarak yorumlarken, başka bir kadın ise ‘Kulübün içinde kapalı olmanın zor olduğunu ve psikolojisinin bozulduğunu’, bunaldığını ve stres altında olduğunu dile getirmiştir”
“İLGİLİ YASA DÜZELTİLMELİ”
Bu konuda önlemler alınması gerektiğine dikkat çeken Balkır, “Kuzey Kıbrıs'ta fuhuş yapan kadınlar yasalarda her ne kadar konsomatris adı altında geçseler de herkes tarafından fuhuş yaptıkları bilinmektedir” diyerek, ilgili yasanın, tekrardan düzenlenmesinin daha doğru olacağını belirtiyor.
Gece kulüplerine yönelik yapılan denetimlerin sıklaşarak yaygınlaşması gerektiğine vurgu yapan Balkır, devletin yanında, topluma da büyük iş düştüğünü belirten Balkır, şöyle konuştu;
“Dış dünyadan soyutlanan bu kadınlara obje olarak bakılmasına neden olan katı yargılardan sıyrılarak birey olarak bakabilmek, toplumu insan hakları bilinci hususunda bir adım daha ileriye taşıyabilir.”