CANLI AKTARIM-PELİN YÜKSELAY
Berova, 2024 yılında yaşanan olaylar sırasında özellikle çalışan kesimlerin ve dar gelirli vatandaşların alım gücünü korumak amacıyla alınan önlemler ile üç kez uygulanan hayat pahalılığı artışının kamu maliyesi üzerinde yük oluşturduğunu belirtti. Buna rağmen hükümetin sürdürülebilir borçlanma politikasıyla mali yükümlülüklerini, yatırımları, mahalli projelerin ödemelerini ve diğer sorumluluklarını yerine getirdiğini ifade etti.
KKTC’nin ada ekonomisine sahip olduğunu ve bu yapının ithalata bağımlı olduğunu vurgulayan Berova, Ocak ayı içerisinde ortaya çıkan savaş gerginliğinin ve bölgedeki tansiyonun artmasının akaryakıt piyasasını da etkilediğini söyledi. Brent petrol fiyatlarının ortalama 60 dolar seviyesinden başlayarak 75 dolar bandına kadar yükseldiğini kaydeden Berova, KKTC’de akaryakıt fiyatlarıyla ilgili uygulamaların Fiyat İstikrar Fonu (FİF) aracılığıyla yaklaşık 30 yıllık bir strateji doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti.
Berova, hükümetin 20 Kasım’dan geçen haftaya kadar FİF’i kullanarak fiyat dalgalanmalarından kaynaklanabilecek şokları emdiğini ifade ederek, FİF kapsamındaki akaryakıt gelirleriyle birlikte devletin bütçe gelir ve gider kalemlerine ilişkin değerlendirme yaptıklarını söyledi.
2026 yılı bütçe açığına ilişkin öngörülerinin yaklaşık 25,5 milyar TL düzeyinde olduğunu açıklayan Berova, akaryakıta yapılan zamla ilgili düzenlemenin bütçe açığını kapatmaya yönelik olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Berova, “Zamla ilgili yapılan düzenlemenin bütçe açığını kapatmak yolunda olduğu söylemi tamamen uydurmadır” dedi. “Önceliğimiz akaryakıt fiyatını dalgalanmalardan korumaktır” diyen Berova, “günün sonunda buradaki durum bütçe açığını kapatmak yönünde herhangi bir hamle değildir” ifadelerini kullandı.
“Brent Petrol varil fiyatı 105 Dolara ulaşmıştır” diyen Berova bir haftada petrolün yüzde 35 arttığını vurguladı, “Ada ekonomisi içinde bizi doğrudan etkilemektedir” ifadelerini kullandı.