-ÖZEL HABER-
Dışişleri eski Bakanı Kutlay Erk, “Kıbrıs Rum tarafının başka ülkelerden yardım istemesi bana göre abartılı taleplerdir. Ancak adı konmamış bir şekilde, NATO üye ülkelerinin bir askeri varlığını adaya davettir. İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkeleri davet ettiğinde, aslında NATO’yu adaya davet ediyor. Bu yönde bir girişim vardır. Davet gelince diğer ülkeler de, zaten Kıbrıs’a konuşlanmayı hepsi istemektedir, onlarda bu davete olumlu cevap vermişlerdir. Ben böyle bir talebe ihtiyaç olacağını düşünmüyorum. İran Kıbrıs’a saldırırsa, bu ülkeler İran’a karşı Kıbrıs’ı nasıl koruyacak? İran’a savaş mı açacaklar? Pratikte bunun bir çözümleyici unsur olduğuna inanmıyorum. Dolayısıyla Kıbrıs Rum kesimi ve Rum Lideri Hristodulidis bir şov yapıyor” dedi.
Konuşmasının devamında Erk, İngiliz üslerinin adadaki varlığı hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, “İran’ın ‘Kıbrıs’ı vururuz’ açıklamasında aslında üsleri işaret etti. Üslerin dışında Güney Kıbrıs’ta başka bir yeri vuracağını tahmin etmiyorum ama bu bir korku salma politikasıydı. Bütün bunların sonucunda Kıbrıs Rum halkında bir tedirginlik oluştu. İsrail’in bu savaş öncesinde Güney Kıbrıs’taki varlığından da bir tedirginlik başlamıştı ve bu tedirginlik daha da ileri bir boyuta ulaştı. Bu tedirginliği azaltmak üzere NATO üyesi olan devletlerden yardım isteyerek halka güven verilmek istendi. İsrail ve MOSSAD, Güney Kıbrıs’ta yerleşmişti ve hem bölgeden istihbarat toplamak hem de İsrail’den karadan bir tahliye bir ihtiyaç olması durumda, bunun kanalı Kıbrıs’tır. Dolayısıyla Kıbrıs’ta hem iyi ilişkiler kurması hem de iyi bir yapılanması olması gerekirdi ki tahliyeyi güvenli bir şekilde yapabilsin. Hatta bu çelik kubbeler de İsrail’in kendi tahliyesinde güvenliği karşılamak için doğan bir ihtiyaçtı” ifadelerini kullandı.
Erk, “İngiliz üsleri Kıbrıs Cumhuriyeti coğrafyasına ait bölgeler değildir. İngiltere sömürgeyi devrederken, bu iki nokta dışındaki Kıbrıs’taki tüm topraklarımı devrediyorum, bu iki yer bana kalacak dedi. Bu üsler gitsin demek çok mümkün değildir. İngilizlerin toprağından İngilizleri yollatmaya kalkıyorlar. Ya satın alacaksınız, ya da üslere savaş ilan edip işgal edeceksiniz. Başka türlü bu üslerden kurtulamazsınız. Dolayısıyla üslerle birlikte yaşayacağız. Bütün mesele İngilizler ile üslerin kullanımında yeni bir anlaşma yapılmasıdır. Üsler kullanılırken, Kıbrıs Cumhuriyeti coğrafyasına herhangi bir tehlike yaratacak şekilde kullanılmaması yönünde anlaşma yapılabilir. İstihbarat, bir takım bilimsel araştırmalar gibi konularda kullanın ama savaş için kullanma diyebilirsiniz. Bunun dışında kullanılmaması için anlaşma yapılabilir” diye konuştu.