EKONOMİ

Ekonomist Saydam’dan uyarı: Küresel belirsizlik devam edecek

Ekonomist Göksel Saydam, Gündem Kıbrıs Gazetesi’ne yaptığı açıklamada Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

-ÖZEL HABER-

Saydam, İsrail-İran geriliminin ilk etapta düşünüldüğü gibi kısa sürede sona ermeyeceğini belirterek, krizin birkaç ay daha sürebileceğini ifade etti. ABD’nin desteğiyle yaşanan bu gerilimin küresel piyasalarda belirsizliği artırdığını söyleyen Saydam, savaşın ne kadar erken sona ererse dünya ekonomisinin de o kadar hızlı toparlanabileceğini dile getirdi.

Öte yandan Saydam, savaşın sona ermesinin tek başına pahalılığın ortadan kalkacağı anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Küresel ekonomide oluşan maliyet artışlarının ve fiyat baskısının bir süre daha devam edebileceğini belirten Saydam, ekonomik dengelerin yeniden kurulmasının zaman alacağını söyledi.

Saydam: Fiyat İstikrar Fonu krizlerde kullanılmalıydı

Akaryakıta yapılan 6 Liralık zammı da değerlendiren Ekonomist Göksel Saydam, Fiyat İstikrar Fonu (FİF) uygulamasının amacından uzaklaştığını savundu.

Saydam, Fiyat İstikrar Fonu’nun aslında ekonomik kriz dönemlerinde temel tüketim malları ve yakıt fiyatlarındaki artışı dengelemek için oluşturulduğunu belirterek, “Pahalılık geldiğinde bu fonun devreye girerek fiyatları sübvanse etmesi gerekiyordu” dedi. Ancak yıllar içinde fonun amacından uzaklaştırıldığını ifade eden Saydam, geçmiş hükümetlerin yaklaşık 8–10 yıldır fonu farklı amaçlarla kullandığını söyledi.

Fiyat İstikrar Fonu’nun gelirlerinin temel olarak lüks tüketim mallarından alınan kesintilerden oluşması gerektiğini kaydeden Saydam, bu paranın fonda biriktirilerek gerektiğinde halkı koruyacak şekilde kullanılması gerektiğini belirtti. Bunun yerine fonun bir tür vergiye dönüştürüldüğünü dile getiren Saydam, bugün birçok ithal ve yerel üründen kesinti yapıldığını ifade etti.

Fonun aslında ekonomik krizler, beklenmedik mali şoklar veya doğal afetler gibi durumlarda kullanılmak üzere oluşturulduğunu vurgulayan Saydam, “Biz ise bu kaynağı maaş ve emekli ödemeleri için harcıyoruz. Her ay toplanan para hemen harcanıyor ve fonda birikim kalmıyor” dedi.

“Borcu borçla kapatmanın sonu iflastır”

Bunun bütçede büyük bir açık yarattığını söyleyen Saydam, devletin bu nedenle bankalardan döviz borçlanmak zorunda kaldığını belirterek, “Borcu borçla ödemenin sonu iflastır. Devlet doğrudan iflas etmese bile borç bulmakta zorlanır ve sonunda Türkiye’den ek kaynak talep etmek zorunda kalır” ifadelerini kullandı.

“Akaryakıta yapılan zam tüm sektörlere zincirleme şeklinde yansıyacak”

Ekonomist Saydam, akaryakıta yapılan 6 TL’lik zammın ekonominin birçok alanında maliyet artışına yol açacağını söyledi.

Saydam, akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinden sorumlu olan Ekonomi Bakanlığı’nın süreci iyi yönetemediğini savunarak, ilk etapta 2,5 TL zam yapılacağı yönünde açıklama yapıldığını ancak ertesi gün 6 TL’lik artışın geldiğini ifade etti. Bu artışın petrol maliyetlerinde yaklaşık yüzde 17’lik bir yükselişe neden olduğunu belirten Saydam, zamların etkisinin yalnızca pompa fiyatıyla sınırlı kalmadığını dile getirdi.

Akaryakıt fiyatlarının üzerine ayrıca yüzde 10 Katma Değer Vergisi (KDV) uygulandığını hatırlatan Saydam, bu durumun fiyat artışını daha da büyüttüğünü söyledi. Yapılan zammın zincirleme bir şekilde tüm sektörlere yansıyacağını vurgulayan Saydam, akaryakıtın gümrükten çıkan bir malın tüketiciye ulaşana kadar her aşamada maliyet unsuru olduğunu ifade etti.

Yakıttaki artışın elektrik fiyatları başta olmak üzere birçok alanda maliyetleri yükselteceğini kaydeden Saydam, bu durumun genel pahalılığı artıracağını söyledi. Zamların ardından bazı sektörlerin tepki göstermeye başladığını da belirten Saydam, öğrenci taşımacılığı yapan şoförlerin grev kararı aldığını ve birçok sektörün artan maliyetler nedeniyle endişe duyduğunu dile getirdi.

“Hürmüz’deki risk navlun fiyatlarını da yükseltebilir”

Ekonomist Göksel Saydam, akaryakıt zammı ve küresel gelişmelerin taşımacılık maliyetlerini artıracağı uyarısında da bulundu.

Saydam, Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle deniz taşımacılığında da maliyetlerin yükselmesinin beklendiğini belirterek, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılacak taşımacılıkta sigorta ve navlun maliyetlerinin artabileceğini söyledi. Bölgede riskin yükselmesi halinde sigorta şirketlerinin daha yüksek prim talep edeceğini ifade eden Saydam, bunun da nakliye maliyetlerine doğrudan yansıyacağını dile getirdi.

Hürmüz Boğazı’nda geçişin zorlaşması durumunda gemilerin daha uzun rotalar kullanmak zorunda kalabileceğini belirten Saydam, bu durumda yük gemilerinin Ümit Burnu üzerinden dolaşarak Cebelitarık Boğazı yoluyla taşımacılık yapabileceğini kaydetti. Bu durumun da navlun maliyetlerini artıracağını söyledi.

“Yakıt zammı ve pahalılık Güney’den gelenleri azaltacak”

Ekonomist Göksel Saydam, artan fiyatlar ve yapılan hatalı uygulamalar nedeniyle Güney Kıbrıs’tan Kuzey’e gelen tüketicilerin sayısının azalabileceği uyarısında da bulundu.

Saydam, geçmişte Güney Kıbrıs’tan gelen birçok kişinin Kuzey’deki marketlerden alışveriş yaptığını ve bu alışverişlerden elde edilen Katma Değer Vergisi (KDV) gelirinin ekonomiye önemli katkı sağladığını belirtti. Ancak geçmişte yapılan fiyat hataları ve denetim eksiklikleri nedeniyle bu hareketliliğin zamanla azaldığını ifade etti.

Özellikle yakıt fiyatlarının artmasıyla birlikte Güney’den Kuzey’e gelenlerin sayısının daha da düşebileceğini kaydeden Saydam, pahalılık nedeniyle gelen Rumların yaklaşık yarısının artık gelmemeyi tercih edebileceğini söyledi.

Saydam, yakıt almak için gelen ziyaretçilerin çoğunun aynı zamanda Kuzey’de restoranlara gidip alışveriş yaptığını hatırlatarak, bu hareketliliğin azalmasının ülke ekonomisini yavaşlatacağını dile getirdi. Ekonomide yaşanacak yavaşlamanın ise doğrudan gelir kaybı anlamına geldiğini vurguladı.

Göksel Saydam: Piyasada yüzde 30–50 zam bekleniyor

Saydam, bu yıl asgari ücret artışını gerekçe göstererek birçok sektörde normalin üzerinde zamlar yapıldığını belirterek, mevcut ekonomik belirsizlik ortamında piyasada daha yüksek oranlı fiyat artışlarının gündeme gelebileceğini söyledi. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin birçok sektörde maliyetleri artıracağını ifade eden Saydam, bunun zincirleme şekilde ürün ve hizmet fiyatlarına yansıyacağını kaydetti.

Piyasada yaşanabilecek artışların ciddi boyutlara ulaşabileceğini dile getiren Saydam, bazı sektörlerde fiyat artışlarının yüzde 30 ile yüzde 50 arasında olabileceği uyarısında bulundu. Ekonomideki belirsizlik ve maliyet baskısının kontrol altına alınmaması halinde pahalılığın daha da artabileceğini sözlerine ekledi.

“Yıl sonu enflasyon rakamı yüzde 40 ile 50 arasında olacak”

Saydam, döviz kurlarının kısa vadede normal seyrinde ilerleyebileceğini ancak küresel gelişmeler ve ekonomik baskılar nedeniyle ilerleyen süreçte dalgalanmaların yaşanabileceğini söyledi. Türkiye’nin artan maliyetler ve pahalılık karşısında enflasyonu kontrol altında tutmak için çeşitli ekonomik önlemler alabileceğini ifade eden Saydam, bu adımların piyasalar üzerinde etkili olabileceğini dile getirdi.

Savaş ve küresel gelişmelerin döviz üzerindeki etkisinin henüz net olmadığını belirten Saydam, buna rağmen fiyat artışlarının kademeli şekilde devam edeceğini söyledi. Saydam, mevcut gidişata bakıldığında yıl sonunda enflasyonun yüzde 40 ile 50 arasında gerçekleşebileceğini öngördüğünü sözlerine ekledi.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }