KIBRIS

Hasipoğlu: Emekçilerimizin hakkı kırmızı çizgimizdir

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda 19 gündür devam eden EKTAM greviyle ilgili muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi. Konuyu gündeme taşıyan milletvekilleri Barçın, Talat ve Solyalı’ya teşekkür ederek sözlerine başlayan Hasipoğlu, sürecin başından beri işçilerin iradesini doğrudan dinlediklerini vurguladı.

“Sendikalaşma anayasal bir haktır”
Beyarmudu bölgesi Köprü Köyü’nde faaliyet gösteren ve 19 gündür kapalı olan işyerinde çalışan emekçilerin temel talebinin sendikalaşma ve işlerine geri dönmek olduğunu belirten Hasipoğlu, sendikalaşma hakkının anayasal güvence altında olduğunun altını çizdi.
5 Şubat’ta 42/96 sayılı yasa tahtında ilgili sendika EMEK-İŞ’e yetki verildiğini ve muhatap olarak kabul edildiğini açıklayan Bakan, hemen ertesi gün işverenin hissedarlarının Türkiye’de olduğu gerekçesiyle sürece mesafeli durduğunu söyledi. İşçi tarafının toplu iş sözleşmesi taslağını Bakanlığa ilettiğini, bir gün sonra görüşme daveti yaptıklarını ancak işverenin toplantıya katılmadığını aktardı.
İlk görüşmenin gerçekleşmemesi üzerine Bakanlık tarafından uzlaştırma toplantısı çağrısı yapıldığını, buna da işverenin katılmadığını belirten Hasipoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın aynı günün ertesi günü polise giderek şikâyetçi olduğunu açıkladı.
Yasal çerçevede haksız fesih ve tazminat hakkının bulunduğunu ifade eden Bakan, buna rağmen asıl hedefin tazminat değil, işçilerin işlerine geri dönmesi olduğunu vurguladı.
“Çalışanlarımızın o işyerine dönme isteği esastır. Orayla bir gönül bağları var. Hem sendikalı olmak hem de işlerine dönmek istiyorlar.” şeklinde konuşan Hasipoğlu, işyerinin zarar etme pahasına kapalı tutulduğunu ve görüşmelere gelinmemesinin süreci kilitlediğini söyledi.
“Uzlaşı zemini oluşturmak zorundayız”
Bakanlık olarak hem işçi hem işveren tarafıyla temas halinde olduklarını belirten Hasipoğlu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı taraf olmalı, evet işçinin yanında olmalı. Ama işyeri kapalı; bu maddi bir vakadır. Diyalog olmazsa arkadaşlarımız işlerine dönemez” dedi.
Esasa ilişkin tarafların çok uzak noktalarda olmadığını gözlemlediğini kaydeden Bakan, işçilerin talepleri arasında düzensiz mesaiye yüzde 15 artış ve işten çıkarmaların toplu iş sözleşmesindeki usule bağlanması gibi maddelerin bulunduğunu söyledi.
Gerekirse Meclis’te bir komite kurulabileceğini ve işçi ile işveren arasındaki uzlaşının birlikte sağlanabileceğine işaret eden Hasipoğlu, “Burada bir marka var ve rakibi var. Biri piyasadan çekilirse diğeri hâkim olur, haksız rekabet ve tekel oluşur. Bunu hiçbirimiz istemeyiz.”dedi.
Perşembe günü kritik görüşme
İşveren tarafına randevu verdiğini ve iki gün süre talep edildiğini açıklayan Hasipoğlu, Perşembe günü saat 13.30’da Bakanlıkta görüşme yapılacağını duyurdu. Sendikanın onayıyla işçilerin taleplerini aldıklarını ve Bakanlık olarak arabuluculuk görevini üstlendiklerini belirten Hasipoğlu:“Üzüm yiyelim, bağcıyı dövmeyelim. Bağ kalmazsa üzüm de olmaz” diyerek süreci şeffaf yürüttüklerini ve Bakanlık olarak nihai hedeflerinin uzlaşı olduğunu önemle vurguladı.
“Hükümet her zaman emekçinin yanında”
Hükümete yönelik “işçinin yanında olunmadığı” eleştirilerine de yanıt veren Hasipoğlu, hükümet tarafından hayat pahalılığı ödeneklerinin üç kez verildiğini, özel sektör çalışanlarına 12 bin TL destek sağlandığını, “İlk Evim” kredilerinin hayata geçirildiğini ve 86 bin çalışanın prim desteklerinden yararlandığını söyledi.
Daha önce Binboğa’daki maaş ödemeleri konusunda da Bakanlık olarak arabuluculuk yaptıklarını hatırlatan Hasipoğlu, EKTAM sürecinde de tüm taraflara çağrıda bulunarak “Bu mesele siyaset yapma meselesi değil, çözüm üretme meselesidir. Emekçilerimizin hakkı benim için kırmızı çizgidir. Gelin hep birlikte onların işlerine dönmesi için mücadele verelim.”dedi.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }