İki toplumun ortaklığında kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti"nden Türkleri şiddet yoluyla tasfiye etmeyi hedefleyen Akritas Planı'nı uygulamaya koyan EOKA'cı Rum çeteleri, 20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece Türklere karşı Lefkoşa'da saldırıya geçerek onlarca Kıbrıs Türkü'nü şehit etti.

SPOT: Carettaların neredeyse yarısı, plastik atık yiyor… SPOT: Carettaların neredeyse yarısı, plastik atık yiyor…

"Kanlı Noel" saldırılarına tanık olan ve 1963-1974 arasında Rumların "soykırım girişimlerine" karşı mücadele eden Kıbrıs Türk mücahitleri Celal Bayar ve Yılmaz Bora, 60 yıl önce yaşadıkları acı dolu günleri AA muhabirine anlattı.

Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, Rumların özellikle terör örgütü EOKA ve polis aracılığı ile 1962 yılı boyunca Türklere yönelik taciz ve tehditkar eylemler içerisine girdiklerini belirtti.

Bayar, 1955'te kurulan EOKA'nın "Kanlı Noel" saldırılarını daha önceden planladığını, bunun için Rum ve Yunan yetkililerin Kıbrıs Türklerini soykırımdan geçirmek üzere Akritas Planı'nı uygulamaya koyduğunu aktardı.

O tarihte 22 yaşında TMT mensubu bir öğretmen olduğunu ifade eden Bayar, "Kıbrıs Cumhuriyeti" Cumhurbaşkanı 3. Makarios'un beyanatları ve Rum polisinin yetkisi olmadığı halde Türk mahallelerine baskınlarının, kendilerine 21 Aralık tarihinin gelişini haber verdiğini söyledi.

Bayar, Kıbrıs'ta İngiliz sömürge idaresinin sona ermesinden itibaren Rumların "Enosis" hayalleri ile Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak üzere devamlı bir çaba içinde olduklarını vurgulayarak "Rumlar, Kıbrıs'ı Türklerden arındırmak için 'Kanlı Noel' saldırılarına hazırlanmışlardı. Ortağı olduğumuz 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nden 3. Makarios'un bizleri atmak için argümanlar üretmeye başlaması ve Anayasa değişikliği isteği kara günlerin gelişini haber veriyordu. Rumlar 21 Aralık'tan 25 Aralık tarihine kadar Lefkoşa'dan Türkleri atmak istediler fakat TMT'nin direnişi bunu engelledi." diye konuştu.

"Kanlı Noel" saldırılarının 21 Aralık 1963'ün ilk saatlerinde Lefkoşa'daki Tahtakale semtinde başlayarak Ada geneline yayıldığını belirten Bayar, saldırılar sonucunda Ayvasıl Katliamı ve Kumsal Baskını'nda onlarca Türk'ün katledildiğini vurguladı.

Bayar, şöyle devam etti:

"Saldırılarla birlikte Lefkoşa kuşatıldı. Biz cephanemiz bittiği için Küçükkaymaklı'dan maalesef çekilmek zorunda kaldık. Bölgeye önce Rum polisi ardından EOKA teröristleri ve daha sonra anlaşmalar ile Kıbrıs'ta bulunan Yunan Alayı'ndaki askerler saldırdı. 25 Aralık 1963'te Türk savaş jetlerinin gelişi ve Türk Alayı'nın Hamitköy civarına konuşlanması ile saldırılar durdu fakat Rumların Lefkoşa kuşatması Türk askerinin Kıbrıs'a çıktığı 1974 yılına kadar devam etti."

Gazze'de yaşananları gördükten sonra o günlerin acılarını yeniden anımsadığını dile getiren Bayar, benzer trajedi ve acıları tekrar görmemek için KKTC'nin yaşamasını temenni ettiklerini söyledi.

Bayar, Rumlar ile federasyon istemediklerini fakat iki komşu devlet olarak yaşayabileceklerini vurgulayarak her zaman Kıbrıs Türklerinin yanında duran Türkiye'ye teşekkürlerini iletti.

Saldırılarda yaralanan TMT mensubu Yılmaz Bora da "Kanlı Noel" katliamlarının sadece Kıbrıs için değil insanlık tarihi için de bir kara leke olduğunu ifade etti.

Bora, dünya genelinde "Kanlı Noel" saldırılarının çatışma olarak yanlış bir biçimde algılandığını vurgulayarak şunları söyledi:

"21 Aralık 1963'e Kıbrıs'ta toplumlar arası çatışmaların başladığı tarih yerine, Türklere yönelik katliamların başladığı gün demek daha doğru olur. Biz sadece kendimizi koruduk. Kendimizi savunmak dışında bir şey yapmadık. Bu nedenle 'Kanlı Noel' olayları çatışma değil bize karşı saldırıları ifade ediyor."

Rumların o dönemde tek derdinin Lefkoşa'yı ele geçirmek olduğunu söyleyen Bora, Türkiye'nin hamleleri ve TMT'nin mücadelesi sonucunda Lefkoşa'nın düşmediğini bu nedenle de Rumların Kıbrıs'tan Türkleri atma girişimlerini 1974'e ertelemek zorunda kaldıklarını belirtti.