08 Haziran 2018 Cuma 09:27
Bu ayıp hepimizin!
banner44

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği As Başkanı ve Çevre Sorumlusu Dt. Teksen Köroğlu çevre sağlığı sorunları ve çözümleri ile ilgili Yeni Bakış gazetesindne Özlem Çimendal'ın haberine göre; önemli ve detaylı açıklamalarda bulundu.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği As Başkanı ve Çevre Sorumlusu Teksen Köroğlu, “Ülkemiz Anayasasında çevre sağlığı, kişi için bir hak ve devlet için bir görev olarak kabul edilmiştir” diyerek, “Devlet bu sorumluluğunu yeterince yerine getiriyor mu?” diye sordu.

Köroğlu “Kuzey Kıbrıs’ın çevre sağlığının bozuk olduğunu görmeyen göz, duymayan kulak, hissetmeyen nefes olmadığını, zaman içinde bunların zararlarını yaşamayacak, etkilenmeyecek ülke insanının kalmayacağını üzülerek söyleyebilirim” diye konuştu.

Köroğlu, “Bunların yol açtığı sağlık sorunları arasında solunum yolu ve kalp damar hastalıkları, kanser, astım ve alerjilerin yanı sıra, hamilelik döneminde düşük, üremeyle ilgili ve nörogelişimsel bozukluklar bulunmaktadır” dedi.

“Çevremiz ve sağlığımız bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır”

“Ülkemiz Anayasasında çevre sağlığı, kişi için bir hak ve devlet için bir görev olarak kabul edilmiştir” diyen Köroğlu “Devlet bu sorumluluğunu yeterince yerine getiriyor mu?” diye sordu.

“Çevre sağlığını ne bireyler ne de yönetenler hala anlamış değil”

Köroğlu, “Çünkü benim anladığım çevre sağlığındaki bu işten ne demek istediğimizi bu işin bu fikir ve faaliyetlerin gerçek anlamını yıllardır ne birey olarak biz insanlar ne de bizi yöneten hükümetler, belediyeler tam olarak anlamış değillerdir veya işlerine gelmediği için anlamak istememektedirler” dedi. 

“Gelinen noktadan herkes sorumlu”

Ülkenin bu kadar çok kirletilmesi hükümetler ve belediyelerin görevlerini yerine getirmemesi karşısında, sessiz ve tepkisiz kalındığı için vatandaşlar olarak bu gelinen durumdan herkesin sorumlu olduğunun altını çizen Köroğlu, “Çevreyi ve doğayı kirletenin insanlar olduğunu hiç bir zaman da unutmamalıyız. Bakın şöyle kendi yakın çevrenizdeki insanlara. Çevreyi kirletmek ve yok etmek adına ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlar. Çöplerini yollara atıyor, evlerinin dışındaki mekânları temiz tutmak gibi bir durum yokmuşçasına umarsız davranabiliyorlar” şeklinde konuştu. 

banner41
“Bilim dünyada en gerçek yol göstericidir”

Bütün problemlerin çözümü insan odaklı olduğu için çevre sağlığındaki problemleri de çözecek olanın yine eğitilmiş insanların önderliğinde toplumun bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, farkındalığın artırılması ile sağlanabileceğine vurgu yapan Köroğlu şöyle konuştu: “Vatandaşlarımızın duyarlılık gösterip çevreyi temiz tutması kirletmemesi gerekmektedir. Kirleten kim olursa olsun bunu yapan bireylerden hem de bu temel insan hakkını vatandaşına sağlayamayan yöneticilerinin hesap verdiği, hesap sorulduğu bir sistemi kurmamızla çevremizi ve sağlığımızı korumamız mümkün olabilir ancak. Ülkeyi yöneten hükümetler ve yerel yönetimler yıllardır sorunları çözecek ciddi adımlar atmamış, gereken yasaları çıkarmamış, çıkarmış oldukları yasalara bile uymamakta, yeterli denetimi yapmamakta ve kirleten cezasını çeker ve öder düz mantığı ile gerekli çözüm iradesini göstermemişlerdir. Her gün binlerce yerli ve yabancı kişinin dolaştığı Kuzey Kıbrıs hudutlarındaki hemen hemen her adımımızdaki, her bölgemizdeki kirliliği görmemek imkansız. Oysa, vatandaşın belediyeye ve devlete ödediği vergiler, yandaşların ve partililerin istihdamı için değil, çevre temizliği de dahil çeşitli hizmetlerin çevre ve kamu yararına yerine getirilmesi içindir.”

KKTC’nin çevre sağlığı bozuk 

“Kuzey Kıbrıs’ın çevre sağlığının bozuk olduğunu görmeyen göz, duymayan kulak, hissetmeyen nefes olmadığını, zaman içinde bunların zararlarını yaşamayacak, etkilenmeyecek ülke insanının kalmayacağını üzülerek söyleyebilirim” diyen Köroğlu, çevre sağlığını etkileyen sorunlardan örnekler vererek bunlara bir göz atılması gerektiğini ifade etti. 

“Talan edilmeyen, kirletilmeyen hava, deniz, bitki örtüsü, dağ kalmadı”

Köroğlu, “Dağları yok eden taş ocaklarına bakınız, kalmayan ormanlara, kirlenen yok olan sahillere, toprak kirliliğine, CMC utanç abidesine, filtresiz elektrik santrallerine, belediyelerin sivrisineklerle, otlarla mücadele yöntemlerine bakınız. Bilinmeyen nüfusumuza, yok edilen kültürel çevremize bakınız. Katı atık yönetim plansızlığından oluşan vahşi çöp alanlarına, tehlikeli atık bertaraf yöntemlerimize bakınız. Su kirliliği, sıvı atık, arıtma tesisleri, kanalizasyon sorunları, derelere, denizlere, ovalara akıtılan arıtılmamış lağım suları, flora ve faunamıza bakınız. İzinsiz gaminiler, araba egzozlarından çıkan zehirli gazlar, gürültü kirliliği, kapalı ve açık alanlardaki hava kirliliği, ülkesel fiziki planı yapılmamış imarsız, plansız kentler, belediyeler, yapılaşmalara bakınız. Limanlarımız, özellikle Mağusa Limanı’na Kalecik Petrol kazasından alınmayan dersler. Bilinçsiz yapılan tarım ilaçlanması, böcek ilaçları, gıdalardaki kirlilik, gıda katkı maddeleri, baz istasyonlarının gelişi güzel yerlere kurulması, radyasyon tehlikesi, düşük su kalitesi, yetersiz sıhhi temizlik ve tehlikeli kimyasallara bakınız ve daha daha neler var bakmamız gereken” dedi.

“Damar hastalıkları, kanser, astım ve alerji ve daha birçok hastalığa neden oluyor”

Teksen Köroğlu, “Bunların yol açtığı sağlık sonuçları arasında solunum yolu ve kalp damar hastalıkları, kanser, astım ve alerjilerin yanı sıra hamilelik döneminde düşük, üremeyle ilgili ve nörogelişimsel bozukluklar bulunmaktadır” diyerek şöyle konuştu: “Bu olumsuzlukları yaşamamız bizim kaderimiz değildir, kaderimiz olmamalıdır. Her tarafı olumsuz etkenlerle dolu adı Kuzey Kıbrıs olan sağlıksız bir havuzun içinde yaşamaktayız, yaşamaya mecbur bırakılmaktayız. O çok sevdiğimiz göz bebeklerimiz olan çocuklarımıza hayata sağlıklı başlatmayı bile beceremiyoruz bu çevre kirliliği içinde. Ve bu zararlı çevresel etkenlerden en büyük zararı da ne yazık ki en fazla çocuklarımız görmektedir. Ama ben hepimize bu ülkenin tüm yöneticilerine aynaya doğru bakmasını ve yansımayı da doğru görmesini, doğru okumasını istiyorum. Pembe kör gözlükleri takarak, halk panik olmasın diye dilsizleri ve sağırları oynayarak, gerçekleri saklayarak bu topluma yarar sağlayamayız. Atalarımızın bize emanet ettiği bu ülkeyi nesillerimize böyle mi taşıyacağız. Kanser ülkemizde patlama yapmadı mı? Sıralı ölümler olsun derdi atalarımız, artık yok. Küçücük yaşlara, genç yaşlara indi kanser. Her eve girdi. Görmeyelim mi?” diye sordu. 

“Fiziksel ve biyolojik kirlenmelerin önüne geçemiyoruz”

Köroğlu şöyle konuştu: Ama ben KKTC çevre sağlığının üzgünüm ama ne kadar kötü ve uçurumun kenarında değil uçuruma yuvarlandığımızı bilmeniz için böyle konuşmam gerektiğine inandım ve sadece bazı örnekler vermek istedim. Ülkemizdeki çevre kirliliğine yol açan kimyasal kirlenmenin, fiziksel kirlenmenin, biyolojik kirlenmelerin ne kadar önüne geçebildik görmenizi istiyorum. Genel gıda güvenliğinin durumundan hiç bahsetmeyim. Yıllardır söylemekten dilimde tüy bitti. Ve nihayet yeni hükümetin Gıda Güvenliği Risk Kurulu’nu çalıştırmaya başlayarak tarladan sofraya gıda güvenliğini sağlamak için siyasi irade göstermiş olmalarını takdirle karşıladığımızın bilinmesini isteriz. Çevreye yönelik yıllardır yapılan hizmetlere bakalım. Sağlığı etkileyen biyolojik nitelikteki çevre faktörleri, mikroorganizmalar, vektörler, bitkiler, hayvanlar, bitkisel ve hayvansal besinlere bakıyoruz, eksik yetersiz Allah’a emanet. Bu sağlıksızlığın tümünü düzeltmek yeni hükümetimizin omuzlarına kalmıştır.

“Çevre için acil çalışma grubu oluşturulmalı”

Teksen Köroğlu yapılması gerekenler hakkında ise şu önerilerde bulundu: KKTC devleti oluşturulacak bir vizyonla koyacağı ve uygulayacağı bir hedef belirlemeli, buna göre hareket etmelidir. KKTC etkin ve sürdürülebilir bir çevre sağlığı politikası oluşturup bunu  bir devlet politikası haline getirmelidir. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Çevre ve sağlık ile ilgili başta sağlık çevre ve tarım bakanlıkları önce kendi aralarında, sonra bunu genişleterek, diğer daireler, paydaş kurumlar arasında bölüştürülmüş olan yetkilerden doğacak aksaklıkları gidermek için, ilgili bütün birimlerden katılımcılarla acil bir çalışma grubu oluşturulmalı ve koordinasyon içinde eksiksiz bir işleyiş sağlanmalıdır. Bu çalışma grubu ayrıca üniversitelerimizin bilim insanları, duyarlı tüm kurum ve kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, sağlık yetkilileri ile de iş birliğinde olmalıdır. KKTC’nin bu organizasyonu yürütecek yeterli yetişmiş insan kaynağı mevcuttur ve dışarıdan yardım almaya gerek kalmadan bu kişilerden yararlanılmalı. Politika ve dedeflerini tarihlendirerek belirleyip siyasi irade gösterip bunu uygulamalıdır. İnsan sağlığına yönelik risklerin varlığı ya da boyutu hakkında bilimsel şüphe varsa; karar vericiler durumun tam olarak gerçekleşmesini ya da ciddileşmesini beklemeden gerekli önlemleri almalıdır. Toplum politikaları her zaman ihtiyatlık ilkesine dayanmalıdır.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31