23 Şubat 2021 Salı 08:53
769 Okunma
Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi görevini  sürdürmeli ve bir de Londralılar meselesi!
banner108

Sağlık mı ekonomi mi?

Ekonomi ağır bastı değil mi?

Ve Dr. Ali Pilli gitti!

Peki bundan sonra?

-*-*-

Bundan sonrası çok daha önemli...

Eğer bulaş kontrolden çıkar, açılımlar nedeniyle üçüncü dalga falan derken, sağlık sistemi çökerse, Ersan Saner’in değil UBP genel başkanlığına veya milletvekilliğine aday olamaması; kovalanarak ülkeden gitmesi dahi gündeme gelir!

-*-*-

Ali Pilli yorulmuş olabilir...

“Ekibimle geldim, ekibimle gidiyorum” demiş olması da doğru bir söz olabilir...

Ama bence “Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi”nin şu aşamada dağıtılması, “Sağlık mı Ekonomi mi?” dengesini ortadan kaldırır.

Tüm denge ekonomi lehine döner!

-*-*-

Peki ne yapmak lazım?

Ünal Üstel veya Başbakan ya da ne bileyim Pilli’nin görevden alınması yönünde talimat veren birileri varsa, “Üst Komite”yi görevde tutması kaçınılmazdır.

-*-*-

Hem toplum sağlığı açısından hem de doğru siyaset açısından bu şarttır.

Eğer Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi dağıtılır, yani kısacası müsteşar görevden alınır veya kendisi ayrılırsa; olası bir bulaş artışı Saner’i kesinlikle bitirdiği gibi; toplumu da riske atar.

Pilli’nin gönderilmesi sonrası, komitenin de dağıtılması hem sağlık hem de siyaset açısından üst seviyede ciddi risktir.

-*-*-

Haaa Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, daha önce de yazdık, “kademeli açılım konusunda bazı adımları daha dengeli atar”...

Ki bu sağlanabilir...

-*-*-

Müsteşar Ali Çaygür’ün, SMS aracılığı ile aşılama programı sağlayacak çok pratik ve çok kullanışlı bir projeyi bitirdiğini biliyoruz.

Bu kapsamda, ortalığın velveleye verilmesi, Çaygür’ün ve Üst Komite’nin dağılması; yeniden atamalar yapılması, toparlanılması, çok çok büyük bir gecikme olur.

-*-*-

Şu anda Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı, içinde bulunduğumuz sıkıntılı süreç nedeniyle son derece zor bir görevdir ve bu görevi yapan kişinin kusurlu, hatalı olduğunu söylemek; yanlıştır...

-*-*-

Efendim, sıraya girmemişti insanlar!

Efendim, yeterli PCR yoktu!

Efendim, aşı sırası da bozulmuştu!

Torpilliler vardı!

-*-*-

Sakın Kuzey Kıbrıs’ta yaşadığımızı unutmayın!

Sıraya girmeyi bilmiyoruz, çünkü 1974’ten beri hiç girmedik!

Torpili çok seviyoruz, 1958’den beri en temel karakter özelliğimizdir!

-*-*-

Sağlık süreci, her türlü sıkıntıya, eksikliğe ve evet hataya rağmen, oldukça başarılı bir şekilde yönetilmiştir.

Bakan ve Müsteşarı başta olmak üzere, Covid 19’la mücadelede çok aktif görev alan tüm görevliler, doktorlar, hemşireler, ambulans şoförleri, otel ve yurtlardaki bekçiler, tüm çalışanlar, taksiciler, taksi görevi üstlenmiş şoförler bence efsane bir direniş sergilemiştir.

Ve şu anda, aşılanmayı planlayacak program da geliştirilmiştir.

Türkiye’den bir kaç yüz bin aşı daha gelirse;  AB’den 100 bin aşı bir şekilde sağlanırsa; İngiltere’den 50 bin aşı ne bileyim ama zorlanırsa; sıkıntılarımızı en az seviyede tutma şansımız yükselir!

-*-*-

Değilse; toplum canıyla; Ersan Saner siyasi hayatıyla bunun ceremesini öder...

-*-*-

Gelelim günün bence en önemli meselesine...

Pandemiden önce yani 2019 yılında, Londra’dan KKTC’ye yaklaşık 70 bin civarında Kıbrıslı Türk geldi.

Bunların 51 bin civarı, Larnaka ve Baf üzerinden gelip, kara sınır kapısından ülkeye giriş yaptı.

Geriye kalan 20 bine yakını ise Ercan’dan ülkeye girdi.

-*-*-

Şimdi, İngiltere AB üyesi değil.

AB üyesi olmayanlar, bir süreden beri Güney’den KKTC’ye geçemiyor.

Haliyle, Londra üzerinden gelecek olan “İngiliz ve KKTC vatandaşı” Kıbrıslı Türklerin, bir adet “Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik ya da pasaportu yoksa”, Güney’den KKTC’ye geçmelerine izin verilmeyecek.

-*-*-

Ayrıca, tam net anlamadım ama AB vatandaşı olmayanların, Beyarmudu veya Mağusa’daki 2.5 Mil kapılarından Güney’e geçip, Larnaka’dan ya da Baf’tan yurt dışına uçuşlarına da Rum makamları izin vermeyecek.

-*-*-

Ne mi yapmak lazım?

Tabii ki Dışişleri Bakanı’nın önce BM ile sonra AB ile ve haliyle belki de en başta Güney’deki muhatapları ile temasa geçmesi lazım.

Bunu yapacak bir Dışişleri Bakanı görevde yok.

Tahsin Ertuğruloğlu’na bu konudan bahsederseniz, Güney’den gelen tüm Londralı Kıbrıslı Türkler için “haindir bunlar – Ercan’dan gelsinler” diyecek!

Eleştirmek için söylemiyorum; görünen köy kılavuz istemez!

-*-*-

Ama bu noktada birilerinin, geç olmadan, Rum yetkililerle, AB makamları ile ve Londra’daki vatandaşlarımızla temasa geçmesi gerekir.

-*-*-

Pandemi sonrası olası turist akışını da ciddi şekilde etkileyecek olan bu uygulama, AB vatandaşı olmayan herkesi kapsıyor.

İsrail ve Rusya’dan gelip, KKTC’de yatırım yapan, ev alan, iş yapan çok insan var; onlar da bu durumdan fazlasıyla etkilenmeye başlamıştı; bundan böyle asla Larnaka üzerinden gelemeyecekler. Ki bu, “hiç gelmeyecekler” anlamı dahi taşıyabilir...

Türkiye üzerinden gelip gitmek çok ucuz ve süre açısından sıkıntılı olabilir.

Olmasa bile, “kolay” değildir, iticidir, moral bozucudur.

-*-*-

Evet önce sağlık...

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin dağıtılması demek, riskin zirvesine tırmanmak demektir.

Sonra ikinci mesele...

Mutlaka birileri bir şeyler yapmalı...

-*-*-

Bu konu yeni bir konu değildir...

Pandemi öncesi, Rus ve İsrailli konuklarda ciddi sıkıntı yaşadık...

O günlerde İngilizler hala AB içindeydi.

Pandemi başladı; zaten geçiş olmadı ve tabii ki bu arada İngiltere AB’den ayrıldı.

Ve şimdi durum vahim hale geldi çünkü aşılanma, şu bu derken, turizm meselesini açarsak, tek başına Ercan, gelişlerde sorun olur gibime geliyor...

Belki ilk bir kaç yıl olmayabilir ama siyasi süreç böyle devam eder hatta daha da kötüleşirse ki kötüleşme riski yüksek; o zaman hiç toparlayamayabiliriz!

-*-*-

Haaaa ne mi yapılacak?

Diplomatik temasın dibine vurulacak!

Öyle “Maraş’ı açtıydım, Konya Belediyesi’ni getirdiydim, TİKA’ya devrettiydim; ardından da egemen eşit iki devlet isterdim”le bu işler olmuyormuş!

-*-*-

Ve son bir not: İnşallah son paragrafla ilgili olarak haksız çıkarım!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.