30 Ağustos 2020 Pazar 08:00
864 Okunma
Doğanın sesleri ve av ruhsatının pahalılığı!

 

Cik cik cik…

Serçeler…

Pırı pırı pırı…

Güvercinlerin kanat sesleri…

O da nesi?

O sesi yazmak, yazabilmek imkansız.

Erkek bigatsa!

Gak gak gak…

Klasik karga sesi…

Çok uzaktan bir insan bağırtısı…

Ne dendiğini anlamadım ama işitiyorum…

-*-*-

Yakınımda olmaması iyi!

Yani insan sesi uzaktan geldiğinde sıkıntı olmuyor!

Kısacası, bu günlerde doğanın sesini işitmek, belki de sadece bu günlerde değil her zaman; insan seslerinden daha sağlıklı!

-*-*-

Şırıl şırıl şırıl…

Su sesi!

Çar, çar, çar!

Alizavra!

Küçük kuru otların arasından sıyrılıyor!

-*-*-

Sahi, alizavra nedir bilir misiniz?

Türkçesi var mı?

Kertenkele değil!

Mişaro hiç değil!

Hamalyo?

O da değil!

Burnukapan!

Onun adı bukalemun hah!

Bildik!

-*-*-

Kertenkele ve bukalemun tamam!

Peki alizavra!

Mişaro?

Hamalyo?

Bunların Türkçe açıklamalarını bilmiyorum!

Öğrenememişiz!

Ama alizavraya, İngilizce “lizard” dersek ve lizard kelimesinden yola çıkarsak, Türkçesini bulur muyuz?

Hemen  bakıyoruz!

-*-*-

Olmadı!

Kertenkele dendi lizard için!

Alizavranın Türkçesini bulamadım!

Demek ki henüz doğal asimilasyonu sonuna kadar yaşıyor değiliz!

Amaaaaaan, girmeyelim bu işlere!

-*-*-

Doğanın sesi çok güzel…

Yeşilırmak!

Cuma akşamüzeri!

Kimsecikler kalmamış deniz kenarında…

-*-*-

Lefkoşa 40 derece santigrat!

Yeşilırmak 30!

Su ılık!

Ama esinti üşütebiliyor!

Tertemiz su!

Ve sadece denizin sesi!

Şar şar şar!

-*-*-

Ve Cumartesi…

Ayak da iyileşti…

Az yürüyüş denemesi…

Şafak söktü söküyor!

Parrrrrr!

Keklik kalktı!

Ne güzel süzülüyor…

-*-*-

Sahi bu sene ava gitmek sıkıntılı!

250 boş fişenk kovanı toplayacağız!

500 – 600 civarında TL ödeyeceğiz!

Bir de avcılık kulübüne üye olacağız!

-*-*-

Bir çok avcı diyor ki, “çok pahalı”.

Bence de!

-*-*-

Peki 250 fişenk?

Kim sayacak?

Kim toplayacak?

Memurlar mı sayacak?

Karga kafalarında olduğu gibi, birileri masa yanına saklayacak ve çıkarıp kayıt mı yapacak?

-*-*-

Sahi, 250 boş fişenk toplayıncaya kadar, kaç saat geçmesi lazım?

Yoksa av süresince her attığınız fişeği “ovada bırakmamak” mı asıl hedef?

Doğrudur, toplamak lazım, iyi bir olay ama yine de 250 fişek toplamak zor!

-*-*-

Ayıptır söylemesi, 2008’den beri toplamda attığım fişek sayısı 250’nin onda biri kadar değil!

25 tane atmadım!

Zaten ava mı gidiyoruz, pikniğe mi o da belli değil!

-*-*-

Ama, av ruhsatı çıkarmak şart!

Piknik de olsa, av da olsa çıkaracağız!

Pahalı!

Boş fişek bu sene nasıl bulalım?

Bulamayacağız!

Ödeyeceğiz!

“Bin 500 TL” dedi amcam ve “bu bir hırsızlıktır” diye tepki gösterdi!

Amcam haksız mı?

-*-*-

Av bir doğa aşkıdır.

Bana göre.

Başkalarına göre “vahşet” sayılır.

Ruhsat pahalı; bu da ayrı bir gerçek…

-*-*-

Doğanın sesi çok güzel…

Doğanın sesleri…

Dağ, deniz, kuşlar, böcekler…

Su!

-*-*-

Sahi, suyumuz bitecek mi yoksa kopan boru tamir edilecek mi?

Kafanızı ağrıtmayalım!

Doğada korona yok!

Deniz tertemiz!

Rüzgar mis gibi!

Sıcağın son zamanları!

Yaz bitiyor!

Yazı bitti bile…

İyi pazarlar…

Bugün de böyle!

Anahtar Kelimeler:
Serhat İncirli
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.