22 Şubat 2021 Pazartesi 16:03
1849 Okunma
"Merkez Bankası’ndan yüzde 8 faizle 200 milyon TL sağlanacak"

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda ilk olarak Başbakanlığın Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi gündeminde bulunan, Her Türlü Maaş Ücret ve Maaş Nitelikli Ödemeler ile Emekli Maaşlarından Yapılacak Olan Kesintiler hakkında yasa tasarısının komitede ivedilikle görüşülmesi oylandı ve oyçokluğuyla kabul edildi.
Daha sonra Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi’nin Kıbrıs Vakıflar İdaresi Kiracılarının Birikmiş Kira ve Gecikme Zammı Borçlarının Tahsili ilişkin tasarının üçüncü görüşmesinin yapılması oylandı.
Genel kurul, UBP Milletvekili Ali Pilli’nin Sağlık Bakanlığı görevinden alınarak, bu göreve Ünal Üstel’in getirilmesi ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı mevkiine de UBP Milletvekili Resmiye Canaltay’ın getirilmesine ilişkin tezkerenin okunmasıyla sürdü.
Bunun üzerine söz alan UBP Milletvekili Ali Pilli, kürsüye çıkarak bakanlık döneminde kendisine verilen desteğe teşekkür etti. Pilli ayrıca Başbakan Ersan Saner’e dün bir TV kanalında kendisi için “kabinede uyuyordu” söyleyip söylemediğini sordu. 
Meclis Başkanı Önder Sennaroğlu daha sonra 62. madde tahtında söz isteyenlere söz verileceğini dile getirdi. 
ÖZYİĞİT
İlk sözü alan TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, “memleketin halleri” başlıklı konuşma yaptı. “Sözün bittiği yerdeyiz” diyen Özyiğit, bunun genelde acı kayıplar sonrasında söylenen bir söz olduğuna da işaret etti. 
Bir süre önce parti başkanlarının Meclis çalışmalarıyla ilgili görüşlerinin istendiğini, kendilerinin toplantı talep ettiğini ancak kapanma devam ediyor diyerek toplanma taleplerinin gerçekleşmediğini kaydeden Özyiğit, kendilerinin kapsamlı bir öneri paketi hazırlayarak toplumla paylaştıklarını dile getirdi.
Ekonomik örgütlerin şikâyet ve sorunlarını Ankara’ya anlattığını söyleyen Özyiğit, şaibeli şekilde kurulduğunu söylediği hükümetin halkın sorunlarını umursamadığını belirtti ve derhal istifa etmelerini istedi.
ÖZERSAY
HP Genel Başkanı Kudret Özersay da söz alarak, hükümete, “Krizi yönetmekle ilgili tam anlamıyla sınıfta kalmış durumdadır, yapılması gereken ne varsa tersini yapmıştır” eleştirisinde bulundu.
Hükümetin mevcut krize yeni krizler eklediğini savunan Özersay, “Hem halk sağlığı, hem de ekonomi riske atılmıştır” dedi. Hükümet partilerinin destekçilerinin dahi hükümete güveninin sıfırlandığını söyleyen Özersay, kararların zamanında alınamadığını ve kapanma kararının geç alınmasının bedelini halkın ödediğini belirtti.
Kriz yönetiminde halkın güvenini kazanmanın önemli olduğuna işaret eden Özersay, hükümetin halka düzenli, doğru ve anlaşılır bilgi vermediğini savunarak, “Halk açıklamaları anlamıyor” dedi.
Gündemin ilk sırasında salgınla mücadele yokmuş gibi bir izlenim oluştuğunu kaydeden Özersay, ya kabine değişikliği, ya parti içi kavga, ya da benzeri bir sürü konunun öne geçtiğini belirterek, bundan bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. 
Eksiğiyle, yanlışıyla kamuoyu desteği olan bir bakanın görevden alınmasının ancak somut bir nedenle yapılabileceğini dile getiren Özersay, hala ikna edici bir neden sunulmadığını ve şu ana kadar bu kararla ilgili ne halkın, ne de milletvekillerinin ikna edilemediğini belirtti. Özersay, Ali Pilli’nin görevden alınması öncesi itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını da ifade ederek, “uyudu dediniz ya da bunun denmesine izin verdiniz” dedi. “Sayın Pilli bunu hak eder mi?” diye soran Özersay, bu yapılanların salgınla mücadeleye zarar verdiğini kaydetti.
Yeni bakanın, yaşananlardan dolayı ne karar alırsa alsın sorgulanır olacağını dile getiren Özersay, güveni bir daha oluşturmanın çok zor olacağını söyledi. 
Başbakan Yardımcısı Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamaları eleştirerek, güvensizlik yarattığını savunan Özersay, Arıklı’nın Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu’nun kararlarını sorgulatır yönünde açıklamalar yaptığını ve karaborsa tartışmaları yarattığını iddia etti. Arıklı’ya, “Siz başbakan yardımcısısınız. Görevinizin sorumluluğu bilinciyle konuşmak zorundasınız” diyen Özersay, “Gündem değiştirme hamlelerini kimse yutmaz. Ekonomi bakanı olarak ekonomiyi mamur ettiniz de sağlığa mı sardınız?” sorusunu sordu.  
Verilerin kamuoyuyla olduğu gibi paylaşılması gerektiğini dile getiren Özersay, bu verilere ve bilime bakılarak tedbir kararlarının gecikmeden alınması gerektiğini belirtti. Günlük test sayısının hızlı şekilde artırılması ve antijen testlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Özersay düzgün organizasyonla tesadüfi PCR testleri yapılması ve mutasyon konusunda gerekli tespitlerin yapılması gerektiğini kaydetti.
Aşılama konusunda da daha iyi bir organizasyonun şart olduğunu söyleyen Özersay yurt dışından gelişler konusunda atılması gereken adımların da bilimsel verilere göre atılması gerektiğini belirtti. 
Aşıların bulaşı nasıl etkilediği konusunda bilimsel veriler kesinleşmeden yurt dışından gelişlerle ilgili karar verilmemesi gerektiğini kaydeden Özersay, öğrencilerin gelmesiyle ilgili atılan adımlara işaret ederek, karantina ve benzeri konularda yapılan fizibilite çalışmaları hakkında bilgi istedi. 
Ekonomik tedbirlerin yaraya çare olacak noktada olmadığını söyleyen Özersay, ödeme yapılacağı söylendiği tarihlerde ödeme yapılmadığını, bunun insanları zor durumda bıraktığını kaydetti. Seyahat acenteleri ve taşımacılık gibi alanlara, süre uzayacağından, destek verilmesi gerektiğini kaydeden Özersay, küçük esnafın kapalı olduğu dönemlerle ilgili vergi, İhtiyat Sandığı, kira gibi yüklerinin hükümet tarafından üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. 
Özersay, “Borçlandım, özel sektörü destekleyeceğim” açıklamasının yeterli olmadığını, hangi sektöre nasıl destek verileceği konusunda açıklama beklediklerini belirtti. 
Hükümetin başarısız olmasını istemediklerini çünkü konunun halk sağlığı olduğunu kaydeden Özersay “Bunu sakın siyasi bir mesele olarak algılamayın” dedi.
ERHÜRMAN
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman da, söylenenlere kulak asılmadığını, bu nedenle yapılacak konuşmaların anlamını yitirdiğini, halk için de durumun aynı olduğunu belirtti.
Böyle bir krizin yönetiminde yapılması gerekenin doğru zamanda doğru kararları vermek ve halkta güven oluşturmak olduğunu söyleyen Erhürman, mümkün en az zararla bu süreçten geçmek için bunun şart olduğunu kaydetti. 
Her gün halkın güveninin biraz daha yıpratıldığını dile getiren Erhürman, son 2,5 ayda yaşananlara işaret etti. Kabinedeki değişikliğe de değinen Erhürman, böyle bir şey gerekliyse neden 2,5 ay önce, hükümet kurulurken yapılmadığını sordu. Erhürman, hükümeti oluşturan iki partinin de odağının parti kurultayı olduğunu dile getirdi. 
Zaten ömrü uzun olmadığı bilinen azınlık hükümetinin kısacık ömründe 4 tane uluslararası anlaşma imzaladığını kaydeden Erhürman, bunlar yapılırken muhalefete danışılmadığını kaydetti.
Şimdi de mali protokolün imzalanması hazırlığı yapıldığını ve yine muhalefetle istişare yapılmadığını belirten Erhürman, geçen yılki bütçe gerçekleşmeleri hakkında sordukları sorulara dahi yanıt alamadıklarını söyledi.
Erhürman bu şartlarda yeni imzalanacak mali anlaşmanın doğru veriler üzerine nasıl inşa edileceğini sordu.
Çok uzun zamandır “Uzun vadeli iç borçlanmaya gidin, harcama planını da Meclis’le paylaşın” dediklerini anımsatan Erhürman, Maliye’nin ne kadar paraya ihtiyacı olduğuyla ilgili farklı açıklamalar olduğunu ve harcama planının ısrarla paylaşılmadığını dile getirdi. 
“Rakamlar ya şeffaf değil, ya da hesap edilemiyor” diyen Erhürman, bu konuya açıklık getirilmesi gerektiğini anlattı. 
Özel sektör çalışanlarının 2020’den beri alacağı olan 1,500 TL’lerin yılan hikâyesine döndürüldüğünü söyleyen Erhürman, bu konuda yapılan farklı açıklama ve uygulamalara değinerek, konuyla ilgili yapılan hatayı ortadan kaldırmak için dün Resmi Gazete’de bir karar yayınlandığını dile getirdi. 
Hükümete “Bu işi yapamıyorsunuz, olmuyor” diyen Erhürman, en geç Haziran sonu için Meclis’te bir an önce seçim tarihi alınması gerektiğini kaydetti. 
OĞUZ
Maliye Bakanı Dursun Oğuz da kürsüye çıkarak, eleştirileri yanıtladı. Harcamayla ilgili planlarının hazır olduğunu söyleyen ve harcama kalemlerini sıralayan Oğuz, mali protokolle ilgili bilgiyi Başbakan Ersan Saner’in vereceğini belirtti. 
Maliye anlamında ülkenin en zor zamanlarından birinden geçtiğini kaydeden Oğuz, borçlanmaya gidildiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti. 
Her hâlükârda ek kaynak gerektiğini söyleyen Oğuz, Merkez Bankası’nın yüzde 8 faizle 200 milyon TL sağlayacağını kaydetti.
Yapılacak ödemelerle ilgili detaylı bilgi veren Oğuz, hükümetin ödemeleri yapabilmek için kısa süreli olsa da borçlanmaya gideceğini ifade etti. 
Oğuz, Türkiye’den gelen kaynağın dağıtımına ilişkin soruyu yanıtında,  bu konuyla ilgili Başbakan Ersan Saner’in açıklamalarına işaret etti.
2021 protokolü imzalanmadan Türkiye’den her hangi bir para girişinin olmayacağını kaydeden Oğuz, harcamalar serbest kaldıkça bilgi vereceklerini söyledi. 
Oğuz bir soru üzerine vergi konusunda çalışmaların sürdüğünü dile getirdi. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.