12 Haziran 2018 Salı 09:16
"Topluma Hepatit B aşısı yapılmalı"

Yeni Bakış'tan Özlem Çimendal'ın haberine göre, Tıp-İş Örgütlenme Başkanı Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Vudalı, KKTC’nin bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi bir eylem planı olmadığını dile getirken, Serbest Hekimler Birliği Başkanı Gardiyanoğlu, KKTC’de yok denilerek inkar edilen bulaşıcı hastalıkların, Dünya Sağlık Örgütü Raporlarına yansıdığını vurguladı.

Tıp-İş Örgütlenme Başkanı Dr. Emre Vudalı: Kapalı toplumdan açık topluma geçişimiz bulaşıcı hastalık riskini artırdı

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) Örgütlenme Başkanı Enfeksiyon Hatalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı,  KKTC’nin bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi bir eylem planı olmadığını dile getirerek, KKTC’nin sürekli nüfus sirkülasyonu içerisinde olduğu için bulaşıcı hastalıklar noktasında da gerekli önlemlerin alınmasının önemli olduğunu kaydetti. Vudalı, “Ülkeye gelen öğrenciler, işçiler, çalışma izinlilerin eksiksiz bir biçimde taranması gerekiyor. Çalışma izinlilerin sistemden kaçan ve kaçak pozisyonda olan kısmı da bulaşıcı hastalıklar noktasında sorun oluşturuyor. Yine ülkemize Afrika kıtasından ve Türkiye’den gelen öğrenciler var, bu öğrenciler de taranmalıdır. Biz kapalı küçük bir toplumduk ancak son 10 yıldır açık bir topluma geçiş yaptık ve bunun gittikçe artışa gideceğini de varsayarak şimdiden önlem almak zorundayız” dedi. 

“Topluma Hepatit B aşısı yapılmalı” 

Bulaşıcı hastalıklarda hastalığın teşhisi yapıldıktan sonra en büyük adımın atıldığının altını çizen Vudalı, sonraki aşamanın da eğitim ve farkındalıkla geldiğini ifade etti. Vudalı şöyle konuştu: Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan olan  Hepatit B aşısı var, topluma bu yapılabilir. Yine bulaşıcı hastalıklar konusunda en önemli şeylerden biri bilgilendirme. KKTC toplumuna ya da ülkemize okumaya gelen öğrencilere eğitim anlamında bilgilendirici çalışmalar yapılabilir, müfredatlara da konularak, şeklinde konuştu. 

“Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tespiti için merkezler kurulmalı” 

Yurt dışında cinsel yolla bulaşıcı hastalıkların teşhisi ve kontrolü amaçlı birtakım merkezler olduğuna da işaret eden Vudalı, bu merkezlerde bireylerin isimleri gizli tutularak ücretsiz testlerini yaptırarak tedavilerine başlayabildiklerine dikkat çekti. Vudalı, “Bu tarz merkezler bizde de hayat bularak, artırılabilir. Bunları yapmaya başlarsak bulaşıcı hastalıklar konusunda belli bir noktaya gelme şansımız olur” ifadelerini kullandı.    

"KKTC’de “Hepatit C” hastalığı taşıyanlar var"

KKTC’de Hepatit C hastası olan bireyler olduğunu söyleyen Vudalı, yaklaşık 6 haftadır bu hastaların ilaç olmaması nedeni ile tedavilerinin yapılamadığını vurguladı. 

“Adaya ilaç gelmediği için ‘Hepatit C’liler 6 haftadır tedavi olamıyor”  

Vudalı, “6 haftadır Hepatit C ilacı ülkeye gelmiyor ve bu hepatit C hastaları 6 haftadır tedavisiz bir şekilde bekliyorlar, tedavi olamıyorlar. Geçtiğimiz haftalarda da HIV hastalarının ilaç sıkıntıları ile ilgili sorun yaşamıştık. Sendika olarak yaptığımız istişare ve basın açıklamalarından sonra düzene gireceği açıklaması yapılmıştı ancak şu anki en büyük sıkıntımız 6 haftadır KKTC’ye gelmeyen Hepatit C ilaçlarıdır” dedi. 

“Öğrencilerden alınan sağlık sigortası ücreti Sağlık Bakanlığı’na aktarılmıyor”

KKTC’ye özellikle yükseköğrenim kurumları üzerinden gelen yabancı öğrenciler üzerinde kısa vadede bulaşıcı hastalıklar noktasında önlem almanın mümkün olduğuna da değinen Vudalı şunları söyledi: “Ülkeye gelen her öğrenciden yükseköğrenim kurumları tarafından sağlık sigortası altında bir ücret alınmaktadır. Ancak bu toplanan paralar maalesef Sağlık Bakanlığı’na aktarılmıyor. Biz küçük ve fakir bir ülkeyiz. Bu paralar Sağlık Bakanlığı’na aktarılsa en azından ülkeye eğitim amacı ile gelen ve bulaşıcı hastalık tespit edilen öğrencilerin tedavilerinde ekstra bir fona ihtiyaç duymayız. Toplanan bu fon ile hem bu öğrencilerin testleri yapılabilir hem de tedavileri gerçekleştirilebilir. Genel tabloya baktığımızda dünyada birçok enfeksiyonlar konuşuluyor” diye konuştu. 

“Dışarıdan gelen nüfusun bulaşıcı hastalık konusundaki tespiti yapılmalı “

“Bizim ülkemizdeki en büyük sorun dışarıdan gelen nüfusun bulaşıcı hastalık taşıyıp taşımadığı noktasında tespitleridir” diyen Vudalı, “Çünkü bu hastalıklar hem maliyetli hem de toplum açısından risk oluşturan hastalıklardır” şeklinde konuştu. 

“Sınır dışı etmek, hastalığın saklanarak toplum için risk oluşturmasına neden oluyor” 

Vudalı, “Bu hastalıkların tespiti yapıldıktan sonra bilgilendirme ve ardından da tedaviye başlanmalıdır. Bizim yaptığımız diğer en büyük yanlış da bulaşıcı hastalık tespitlerinde bu kişileri hemen sınır dışı etmek. Bunun yerine tespit çalışmaları, tespitten sonra da bu kişileri kucaklayarak, tedavilerine başlamalıyız. Çünkü bu tutum bireylerin hastalıkların tespitinden kaçtıkları gibi saklanarak ya da bunu gizleyerek, toplumda potansiyel risk faktörü oluşturmaya devam etmektedirler.”   

KTSÇHB Başkanı Dr. Remzi Gardiyanoğlu: KKTC’nin bulaşıcı hastalıklarla ilgili eylem planı yok 

Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Dr. Remzi Gardiyanoğlu da KKTC’de bulaşıcı hastalıklar ile ilgili herhangi bir çalışma olmadığı gibi bir istatistik de olmadığına vurgu yaparak, bunun aksini iddia edenlerin Sağlık Bakanlığı da dahil yanlış bilgi vermekten öteye geçemeyeceğini ifade etti. 

“HIV, AIDS gibi hastalıklar bulaştıktan 6 ay ile 1 yıl sonra anlaşılabiliyor”

Bulaşıcı hastalıklar noktasında ağırlıklı olarak gece kulüplerinde çalışan konsomatrislere devlet tarafından yapılan bulaşıcı hastalıklar testlerini örnek gösteren Gardiyanoğlu, “Bizim ülkemize konsomatrislerin geliş amacı da herkesçe bilinmektedir. Bunu devlet de çok iyi bilmektedir. Bu kişilere ülkeye geldiklerinde bu testler yapılıyor ancak o test sonucu mevcut o anki aktif hastalık durumunu göstermektedir. HIV, AIDS virüsü gibi hastalıklar, hastalığın bulaşmasından 6 ay sonra kendini belli etmeye başlayabiliyor. Bu süre zarfında hastalığın bulaşma riski göz önüne alınmıyor. Bu konu çok önemli ve gözden kaçırılan bir konudur. Bu hastalıklar, hastalığın kapıldıktan sonra, hatta 1 yıl sonra pozitif çıkabilmektedir” dedi. 

"Siyasiler KKTC’de bulaşıcı hastalık yok diyor, Dünya Sağlık Örgütü var diyor"

Kısa süre önce kamuoyuna da yansıyan Girne’de 3 turistte “sıtma” görüldüğü gerçeğinin de gözler önünde olduğuna vurgu yapan Gardiyanoğlu, “O dönemki Sağlık Bakanı çıkıp bizim ülkemizde sıtma mikrobu yok şeklinde açıklama yaptı” ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların tam aksine Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına da yansıyan veriler olduğuna işaret eden Gardiyanoğlu, “Sayfaya girip kontrol ederseniz KKTC’de sıtma vakalarının tespitinin yapıldığını göreceksiniz” diye konuştu. 

“Siyasilere göre ülkemiz tertemiz, hiçbir hastalık yok”

KKTC sağlık yapısını ve sağlığın uygulayıcısı siyasileri de eleştiren Gardiyanoğlu, “Bizim siyasilerimize soracak olursanız ülkemizde hiçbir bulaşıcı hastalık yok, ülkemiz tertemiz. Bunları halktan saklamayı marifet sayıyorlar. Ancak bütün dünya bizim bulaşıcı hastalıklar konusunda ne noktada olduğumuzu çok iyi biliyor” ifadelerini kullandı. 

“Sağlık Bakanı kime ebola testi yaptı ve negatif çıktı da yok açıklaması yaptı?”

Gardiyanoğlu, “Sağlık Bakanı KKTC’de ebola virüsü yok dedi, acaba bir kişiye kontrol yapıldı da mı bu sonuca varıldı. Kime yaptılar bu testi de bu sonucu açıkladılar” dedi.

"KKTC’de ebola virüsü testi yapılamıyor "

 Gardiyanoğlu, KKTC’de ebola virüsünün testinin yapılamadığının da altını çizdi. Gardiyanoğlu, “Bunun testi bizim ülkemizde var mı? Ya da bu testi yaptılar da bir kişide negatif mi çıktı? Bunlar hep kamuoyunu yanıltan ve havada kalan açıklamalardır” dedi. 

“Hepatit A, Hepatit B, HIV KKTC’de tahmin edilemeyecek kadar çok” 

KKTC’nin bulaşıcı hastalıklar konusunda hiçbir eylem planı olmadığın söyleyen Gardiyanoğlu, “Bulaşıcı hastalıklar konusunda istatistiki bilgilerimiz de yoktur. Hepatit A, B HIV gibi bulaşıcı hastalıklar KKTC’de tahmin edilemeyecek derecede yüksek ve çok. Ülkede Nijerya uyruklu öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir gerçek. Kimse neden sorgulamıyor bu öğrenciler bizim binemediğimiz arabalara binip oturamadığımız evlerde nasıl oturuyor diye. Ortada ciddi bir anomali var” diyerek, bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi tespitler ve çalışmaların yapılması gerektiğini savundu.   

“Yükseköğrenim kurumları öğrencilerden kestiği paraları Sağlık Bakanlığı fonuna yatırmalı”

Bulaşıcı hastalıklar noktasında yükseköğrenim kurumlarının kilit nokta olduğuna da işaret eden Gardiyanoğlu, KKTC’ye sürekli yabancı nüfus akımının bu kurumlar üzerinden gerçekleştiğini ve bu kurumlara ciddi görevler düştüğünü hatırlattı. Gardiyanoğlu, yükseköğrenime eğitim amacı ile gelen her öğrenciden genel sağlık sigortası adı altında üniversiteler tarafından belli bir ücret kesilmesine rağmen, bu paranın Sağlık Bakanlığı’na aktarılmamasını da eleştirdi. Ülkeye girişlerde gerek çalışma izinlilerden gerek ise öğrenci statüsünde olan bireylerden sağlık raporlarının istenmesinin önleyici bir mekanizma için ilk adım olabileceğine de dikkat çeken Gardiyanoğlu, bir an evvel bulaşıcı hastalıklar konusunda gerekli adımların atılmasının şart olduğunun altını çizdi.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31