28 Haziran 2015 Pazar 12:46
5 bin çocuğa Kur'an kursu
banner10

ÖĞRETMEN SENDİKALARI TEPKİLİ: Okulların yaz tatiline girmesi ile birlikte KKTC’de devlete ait bazı okullarda ve camilerde Kur’an kursları da verilmeye başlandı. Öğretmenlere ait sendikalar, Kur’an kurslarını “yobazlık ve yasa dışı” olarak yorumladı. Din Görevlileri Sendikası, kursların Din İşleri Yasası çerçevesinde verildiğini iddia etti

BAKANLIK SORUMLULUK ALDI: Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Rauf Ataöv, devlete ait okullarda verilen Kur’an kurslarını “din dersleri” olarak isimlendirdi, okullarda verilen din derslerinin sorumluluğunun bakanlığa ait olduğunu açıkladı. Ataöv, “Okullarda verilen din dersleri tamamen kontrolümüzde ve denetimimiz altında. Camilere ise karışmıyoruz” dedi

5 BİN ÇOCUK KUR’AN KURSUNA GİDİYOR: Din Görevlileri Sendikası, “din kurslarının” pazartesi günleri devlete bağlı okullarda, haftanın diğer günlerinde de camilerde verildiğini açıkladı. Geçen yıl bu kurslara 4 bin 500 civarında öğrencinin katıldığını açıklayan Din-Gör-Sen, bu yıl sayının 5 bine çıktığını kaydetti

Duygu ALAN

2014-2015 eğitim ve öğretim yılı sona erdi, Kur’an kursları başladı. KKTC’de bu yıl 5 bin öğrencinin Kur’an kursu gördüğü belirtildi.

Kur’an kursları öğretmenlere ait sendikalar tarafından tepki ile karşılanırken Din Görevlileri Sendikası gelinen aşamadan duyduğu memnuniyeti anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı ise okullarda verilen Kur’an kurslarını “din dersleri” olarak isimlendirdi. Bakanlık yetkilileri, “Müfredattan, bu derslerin kimler tarafından verildiğine kadar okullarda verilen din dersleri kontrolümüz ve denetimimiz altında” dedi.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) adına açıklama yapan sendika genel sekreteri Şener Elcil, Kur’an kurslarını “yobazlık ve yasa dışı” olarak yorumladı.
Elcil, sendikanın “yobazlığı ve gericiliği aşılayan bilimsellikten uzak ve laik eğitime darbe vuracak her türlü uygulamaya” karşı durduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel de dinin insan ile vicdan, inanç arasında olduğunu ve her çocuğun aklı özgürleşecek eğitimden geçirildikten karar vereceği bir merci olduğunu savundu.

Gökçebel, eğitimin dinselleştirilmesine ve misyonerlik faaliyetlerine karşı olduklarını söyledi.

Elcil: Daha büyük rezalet yok

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, camilerde ve okullarda verilen din kurslarına tepki gösterdi. Uygulamanın tam bir “yobazlık” örneği olduğunu öne süren Elcil, “Daha büyük bir rezalet yoktur” diye konuştu.

Şener Elcil, camilerin ibadet yeri olduğunu ve imamların din dersi vermesinin yasal olmadığını ileri sürdü.
Elcil, din bilgisinin okullarda “din kültürü ve ahlak bilgisi” dersinde verildiğini, ekstra kurs ya da derslere ihtiyaç olmadığını savundu.

Elcil, “Küçücük çocuklar başlarını bağlayıp, yaz tatillerinde okullara, camilere gidip din kurslarına katılıyorlar. Laiklikten söz eden, Atatürkçü olduğunu iddia eden, Atatürk ilke ve inkılaplarından bahseden Milli Eğitim Bakanlığı da çocuklara yobazlık öğretilmesine göz yumuyor ve okullarda verilen bu kursların yasal olduğunu iddia ediyor. Bundan daha büyük bir rezalet yoktur. Eğitimin yeri okullardır. Cami ibadet yeridir. Bu din dersi değil, tamamen yobazlıktır. Ayrıca hiçbir yasallığı yoktur. İmamlar ne zamandır öğretmen oldu da haberimiz yok. Bunlar tamamen bakanlığın göz yumması sonucu yapılan düzenlemelerdir. Devlet ciddiyeti veya denetim yoktur” diye konuştu.

“IŞİD de bu anlayış ile ortaya çıktı”

KTÖS Genel Sekreteri, din kurslarına karşı çıkan kişiler tarafından sendikaya da birçok kez şikayetlerde bulunulduğunu anlattı.

Din kurslarının beyin yıkamaya yönelik düzenleme olduğunu ileri süren Elcil, IŞİD anlayışının da bu anlayış ile ortaya çıktığını öne sürdü.
Şener Elcil, din kurslarının masraflarının ise Milli Eğitim Bakanlığı ve TC Büyükelçiliği tarafından finanse edildiğini iddia etti.

Gökçebel: Din, insan ile vicdan, inanç arasındadır

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel de din kurslarına karşı olduklarını belirterek, “Geleceğin insanı yetiştirmek istiyorsak, eğitim bilimsel, demokratik, laik, parasız ve nitelikli olmalıdır” dedi.

“Eğitimin içeriğinin değiştirilmesi, dinselleştirilmesi, körpecik çocukların bazı mezheplerin öğreticiliği ile beyinlerinin yıkanması doğru değildir” diyen Gökçebel, dinin insan ile vicdan, inanç arasında olduğunu ve her çocuğun aklı özgürleşecek eğitimden geçirildikten sonra karar vereceği bir merci olduğunu savundu.
Tahir Gökçebel, çağdaş ülkelerde dini rüşt yaşı olduğunu belirterek, “Nasıl ki evlilikte, ehliyet almada, askerliğe gitmede rüşt yaşı varsa dini rüşt yaşı da vardır. Çocuklarımız mezhepte, tarikatta etkiler altında bırakılmayacak kadar önemlidir. Bakanlığın bu kursları diğer kurslarla eşleştirerek Ali Cengiz oyunlarına başvurması bu çağda trajikomik bir olaydır” dedi.

“Ülkenin geleceğine yapılan en büyük ihanet”

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, sendika olarak “ülkeye dayatılan” ilahiyat okulları ile ilgili mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek eğitimin dinselleştirilmesine ve misyonerlik faaliyetlerine karşı olduklarını söyledi.
Gökçebel, şunları söyledi: “Geleceğin insanını yetiştirirken özellikle sekülarizmin orta doğuda yarattığı tahribata, siyasallaşmış dinsel anlayışlara bakarak çağdaş, özgür insan modelini yetiştirmemiz gerektiği ve buna özellikle bilimsel eğitim vermemiz gerektiği açık ve net iken bunlara ses çıkarmamak normalmiş gibi başı kuma gömmek bu ülkeye ve bu ülkenin geleceğine yapılan en büyük ihanettir diye düşünüyorum. Kıbrıs Türk toplumu 1930’larda dini tartışmalarını tamamlamış, hoş örülü bir toplum iken içten içe bu toplumu misyonerlik faaliyetleri ile dönüştürmeye çalışan anlayışa ve buna yardım eden iş birlikçilere toplum ihanetçiler olarak bakmaktadır diye düşünüyorum.”

Ataöv: Camilerde verilen din derslerine biz karışmıyoruz

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Rauf Ataöv, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda verilen din derslerinin bakanlık izninde ve denetimi altında olduğunu camilerde verilen din derslerinin ise bakanlık ile ilgisi olmadığını söyledi.

Rauf Ataöv, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Din İşleri Dairesi Bakanlığımıza yazı yazdı ve hafta bir gün bakanlığa bağlı okullarda din dersi verilmesi için başvuruda bulundu. Bakanlık da koşulların belirtildiği yazıyı daireye gönderdi. Din dersleri belirtilen koşullar çerçevesinde okullarda başladı. Devlet okullarında verilecek olan din kurslarının sorumluluğu ve denetimi bakanlığımıza aittir. Müfredatından, bu derslerin kimler tarafından verildiğine kadar her şey bakanlığın kontrolündedir. Ancak camilerde verilen din dersleri ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın hiçbir ilgisi yoktur. Biz camilerde verilen derslere karışmıyoruz. Camilerde verilen din dersleri aileler ile o kursları veren kişiler arasındaki bir konudur” diye konuştu.

Çakır: Camilerde verilen din eğitimi yasa çerçevesinde veriliyor

Din Görevlileri Sendikası (Din-Gör-Sen) Başkanı Süleyman Çakır, din derslerinin 15 Haziran itibarı ile Pazartesi günleri devlete bağlı okullarda, haftanın diğer günlerinde de camilerde verilmeye başlandığını kaydetti. Geçen yıl bu derslere 4 bin 500 civarında öğrencinin katıldığını belirten Çakır, bu yıl sayının 5 bine çıktığını söyledi.

Süleyman Çakır, okullarda ve camilerde verilen din derslerinin Din İşleri Yasası çerçevesinde verildiğini öne sürerek, “Yasa dışı bir iş yapılmıyor” dedi.

Çakır, şu şekilde konuştu: “15 Haziran itibari ile başlayan din eğitimleri Pazartesi günleri okullarda diğer günler camilerde olmak üzere devam etmektedir. Temmuz ayı itibarı ile sona erecek olan din eğitimlerine bu yıl yaklaşık 5 bin öğrenci katılmaktadır. Okullarda verilen din eğitimleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğunda yürütülmekte, camilerde verilen din eğitimleri ise Din İşleri Başkanlığı ve Din Görevlileri Sendikası’nın sorumluluğundadır. Camilerde verilen din eğitimlerine çocuklar velilerin yazılı izni ile eğitimlere katılmaktadırlar. Bu eğitimler aslında birer kurs ya da ders değildir tamamen din pratiğidir. Yani okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde dini öğrenmektedirler, camilerde aldıkları eğitim ile de pratiğini öğrenmektedirler. Kimseyi bu eğitimlere katılması için zorlamıyoruz. Eğitimlere katılmak tamamen gönüllülük ilkesi çerçevesindedir. Ortada yasa dışı bir durum da söz konusu değildir. Din İşleri Yasası, ‘Kuzey Kıbrıs Türk halkına istemesi durumunda dini öğretiriz’ maddesi vardır. Biz tamamen bu madde doğrultusunda bu eğitimleri vermekteyiz.”

“Öğretmenlerin de işine gelir”
Din Görevlileri Sendikası (Din-Gör-Sen) Başkanı Süleyman Çakır, eğitim sendikalarının camilerde ve okullarda verilen din derslerine karşı tepkisini ise şu sözlerle yorumladı:
“Çocuklar velilerin izni ile bu kursa katılmaktadırlar. Çocukların okullarda öğrendiklerini pratikte öğretiyoruz. Aslında bu eğitimler öğretmenlerin de işine gelir. Çocuk dersi çok daha iyi kavrar ve o derste daha başarılı olur. Ayrıca biz kimsenin faaliyetine karışmıyoruz.”

Fotoğraflar: Bahadır AYNA

banner22
Son Güncelleme: 28.06.2015 12:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31