27 Nisan 2016 Çarşamba 11:23
Asgari ücretlinin ev sahibi olması hayal gibi...

Fehime Alasya

Asgari ücretle çalışan bir çiftin ev kurma hayali uzun vadeli kredilerle süslense de, yüksek faiz oranları ve tapu harçları bu mutluluğa gölge düşürüyor.

İki asgari ücrete çalışan evli veya yeni evlenecek bir çiftin apartman dairesi sahibi olabilmesi birçok emlakçı ve birçok genç tarafından imkânsız olarak görülüyor. 50 Bin Sterlin değerinde bir apartman dairesine sahip olmak isteyen karı koca, ya yeni bitmiş iki artı bir diye adlandırılan iki yatak odalı küçük bir daireye, ya da şansının yaver gitmesi durumunda, konum olarak merkezden uzak üç artı bir, yani üç yatak odası olan bir apartman dairesine sahip olabiliyor.

MAAŞIN TAMAMI KREDİYE GİDERSE 25 YIL

Asgari ücretle geçinen ve maaşının tümünü banka kredisine ödeyerek konut sahibi olmak isteyen kişinin bu isteği hayalden öteye gidemiyor. Asgari ücretle çalışan bir karı kocanın konut sahibi olması imkânsız sayılmasa da çok büyük zorlukları beraberinde getiriyor.

Mutfak masrafını karşılamadan, başka hiçbir gideri olmadan, sosyal hayatını göz ardı ederek yaşamaya çalışan bir asgari ücretli, ancak 25 yılda apartman sahibi olabiliyor. Yemeden, içmeden tüm maaşı olan bin 860 TL’yi kredisine yatırsa dahi ancak 25 yılda ev sahibi olabiliyor.  Asgari ücretlinin banka kredisine tapu harçları da eklenince borcunu kapatması 30 yılını alacak.

MAAŞIN YARISINI KREDİYE GİDERSE 60 YIL

Asgari ücretli, maaşının yarısını kredisine yatırıp yarısıyla da geçinmeye kalksa 50 bin Sterlin’lik bir apartman dairesini yaklaşık 60 yılda ödeyebilecek. Günümüzde ne bu şartlarda geçinip kredi ödemek ne de herhangi bir bankadan kredi almak mümkün gözükmüyor.

Hal böyle iken bugün KKTC’de asgari ücrete çalışan bir işçi sadece günlük masraflarını karşılayabilir durumda ve konut sahibi olması imkânsız görülüyor

FAZİ ORANLARI KORKUTUYOR

Ev arayışı içinde olan çiftlerin korkulu rüyası haline gelen döviz, düşük faiz oranlarıyla alıcıları cezp ediyor. Yüzde 8 ila yüzde 9 arası değişen döviz faiz oranlarının yanında bir başka cazibe nokta da Türk Lirası ile borçlanmak.

Döviz kurlarına kıyasla çok yüksek faiz oranı olmasına karşın aylık değişmeyen taksit oranları, asgari ücretle çalışan vatandaşın tercih nedeni oluyor.

Döviz alımında yüzde 8’lerde seyreden faiz oranları TL kredi alındığında yüzde 13’lere çıkıyor.

En fazla 144 ay yani 12 yıl borçlanma imkânı sunan bankalarda 120 ay yani 10 yıllık uzun vadeli kredi alımı (Mortgage) vatandaş tarafından en çok tercih edilen seçenek olarak görülüyor.

DÖVİZDE 10 YILDA 35 BİN STERLİNLİK FAİZ

10 yıllık kredilerde Türk Lirası ve Sterlin faiz ücretleri ise evin ücretini ikiye katlıyor. 50 bin STG (210 bin TL) ücretle alınan bir apartman dairesi, 10 yıllık kredi sonunda 85 bin Sterlin olarak ödenmiş oluyor. 10 yılın sonunda 35 bin Sterlin faiz ödemesi yapılıyor. 120 ay vadeli Döviz borcuna giren asgari ücret çalışanı bir karı koca, aylık 650 STG (2 bin 600 TL) taksit ödemekle yükümlü oluyor. Toplamda 3 bin 720 TL ile geçinmeye çalışan iki kişilik bir aile, maaşının üçte ikisini bankaya olan borcuna öderken, geriye kalan bin TL ile de mutfak alışverişi, yol harcı, kirada ise kira ücreti, çocuğu varsa okul harcı ödemeye çalışıyor. Bu durumdaki iki asgari ücretli, adeta sosyal hayatlarından feragat ederek yaşamaya mecbur kalıyor.

210 BİN TL’LİK EV 550 BİN TL’YE ÖDENİYOR

50 bin STG değerindeki bir apartman dairesi, 210 bin Türk Lirası karşılığında Türk Lirası olarak borçlanıldığı takdirde ise yüzde 13 civarında faize tabi tutuluyor ve 12 yıl boyunca aylık 3 bin 850 Türk Lirası taksit ödüyor. Toplam 3 bin 720 TL asgari ücretle geçinmeye çalışan bir çiftin, bu durumda apartman sahibi olması ‘hayal’ olarak nitelendiriliyor.

Toplamda 210 bin TL değerinde satın alınmış olan bir apartman dairesinin borcu 12 yıl sonunda faizleriyle birlikte toplamda 550 bin TL’ye çıkıyor ve 340 bin TL faiz ödenmiş oluyor. Evin değerinin neredeyse üç katı olarak bankaya olan bu borç kapanıyor ve tapusu ipotek olan bankadan, alıcıların üzerine geçebiliyor.

TAPU HARÇLARI BEZDİRDİ

Gerek borçlanarak gerekse peşin mülk alımlarında alıcıların belini büken yüksek vergiler ise hem satıcıların hem de alıcıların şikâyetçi olduğu en büyük durum oluyor. 50 bin STG değerinde alınan bir apartmanın toplamda 20 bin Türk Lirası’nı bulan vergilendirmesi oluyor. Yüzde 6 Tapu Harcı, yüzde 5 KDV, Elektrik sayacı ve Su sayacı ödemeleri ile birlikte vergiler 20 bin TL’ye ulaşıyor.

Aylık taksitlerini ödemekte zorlanan, adeta sosyal hayatından feragat eden alıcılar, apartmanının koçanını teslim alacağı zaman da yüklü ödemelerle karşı karşıya kalıyor.

KKTC’de yaklaşık 20 bin TL’ye mal olan devir işlemlerinin Türkiye’de en fazla 3 bin Türk Lirasına mal olduğunu dile getiren bazı vatandaşlar, “Nasıl olur da yanı başımızda olan Türkiye’de 50 bin Sterlin olan bir evin devri 3 bin TL’ye yapılırken, bizde bu rakam 20 bin TL’ye kadar çıkabiliyor?” diye soruyor.

BANKALARIN KREDİ KRİTERLERİ

Uzun vadeli konut kredisi veren bankalar, yaptıkları araştırmada birtakım kriterleri göz önünde bulundurup kredi onayı veriyor. Bankaların genel olarak göz önünde bulundurduğu başlıca kriterler:

-Alıcı gelirinin en fazla yüzde 60’ını kredisine yatırmalı (Kimi bankalar alıcının gelirinin yüzde100’ünü kabul ediyor) 

-Alıcının başka yerlere borcu olup olmadığı (Merkez Bankası Risk Araştırması)

-Alıcının nerede çalıştığı (Devlet memuru olmak avantaj sayılıyor)

-Alıcının çalıştığı şirketin durumu

-KKTC vatandaşı olup olmadığı (KKTC vatandaşı olması avantaj sayılıyor)

-Alıcının ailesi, çocuklarının gittiği okul, giderlerinin neler olduğuna ilişkin detaylar

-Alıcı adına yapılan koçan araştırması

-Alıcıya kefil olan iki şahıs hakkında araştırma

-Kefillerin bir tanesinin maaşı, borcun aylık taksitini karşılayabilir durumda olmalı (Kefilin maaşı kredi alınan bankaya yatıyorsa avantaj saylıyor)

ASGARİ ÜCRETLİNİN EV HAYALİ ‘MUTSUZ SON’

Kimi bankalar tarafından ince elenip sık dokunarak verilen konut kredileri, kimi bankalarca yüzeysel geçiliyor. Yüzeysel araştırmalar ile verilen birçok uzun vadeli kredilerin ise kıt kanaat geçinmeye mahkûm olan vatandaşları kısa bir süre sonra maddi, manevi çıkmaza sürüklendiği dile getiriliyor. 

Ödenemeyen taksitler, çıkılan mutlu yolculuğun sonu mutsuzlukla noktalanıyor. Tüm detayları en ince ayrıntısına kadar araştıran bazı asgari ücretliler mülk sahibi olmaya cesaret edemezken, kimileri ise umutla çıktıkları yoldan mutsuz olarak geri dönüyor.

Yüksek faizler, vergiler ve yap sat ev sahibi olmak isteyen alıcıların gözünü korkutup, mevcut aile arsalarını kullanmaya itiyor. Günümüzde özellikle Türkiye’de uygulanan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) sözleşmeleri ile vatandaşın, her bütçeden, farklı kalitelerde konut sahibi olmasına olanak sağlanıyor. Geçmiş dönemde KKTC’de de uygulanan Devlet Sosyal Konut Projeleri ise günümüzde rafa kaldırıldı.   

banner22
Son Güncelleme: 27.04.2016 11:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31