banner40
24 Ocak 2017 Salı 09:33
'Esnaf için döviz son nokta oldu'

Özlem Çimendal

Lefkoşa’nın en işlek caddelerinden olan Dereboyu’nda, dövize endeksli kira fiyatları esnafı isyan noktasına getirdi. Esnaf, kiralarının Bin sterlin (Beş Bin TL civarında)  ile 2 bin sterlin  ( 9 bin TL civarında)  arasında değiştiği bölgede iş yerlerini terk etmekle karşı karşıya.

Konuyla ilgili Yeni Bakış’a değerlendirmelerde bulunan Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga ise, dükkan kiralarının ödenebilir olmaktan çıktığını belirterek “ Esnaf için döviz son nokta oldu acilen TL’ye geçilmesi gerektir” dedi.

Ülkedeki ekonomik koşulların her gün biraz daha geriye gittiği ortamda Lefkoşa’nın en işlek caddelerinden olan Dereboyu’ndaki  esnaf, dövizdeki artış nedeniyle , dükkan kiraları ve girdilerin içinden çıkılmaz bir hal aldığını söyledi.

Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga da, şu an aylık 50 bin TL cirosu olan işletmelerin dahi dövizdeki artıştan dolayı giderlerini karşılayamadığına vurgu yaparak, “Yarın hemen yapılması gereken biriken vergi ve sigorta borçlarının faizlerinin acilen silinmesi olmalıdır” dedi. Tulga, bir an önce TL’ye geçilmezse ayakta kalan esnafın da kapısına kilit vuracağını vurguladı.

“TL’ye teşvik sağlanmalı”

Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, esnaf için felaket olan dövize endeksli girdiler ve dükkan kiraları için bir önlem niteliği taşıyan TL kiralayanlardan %5, Sterlinden kiralayanlardan ise %10 stopaj alınması önleminin amacına hizmet etmediğini ve mal sahiplerinin TL’ye güvenmediği için sterlin kiralamaya devam ettiğini söyledi. Tulga sözlerini şöyle sürdürdü : “Sterlin kiralamalarda stopaj yüzde 10, TL kiralamalarda ise yüzde 5 olması ve teşvikin sağlanmaya çalışılmasına rağmen, mal sahipleri TL’ye güvenmediği için yine sterlin kiralamaya devam etti” dedi.  

“Sterline endeksli kiralar artık ödenebilir olmaktan çıktı”

Sterlin ve döviz olan dükkan kiralarının ödenebilir olmaktan çıktığını vurgulayan Tulga, “Dereboyu’nda kiralar ödenebilir olmaktan çıktı artık. Bu ekonomik koşullarda esnaf bitti ve artık bu durumu protesto ediyorlar” dedi.

“Kiralar ve bütün girdiler dövize endeksli”

Esnafın kazancında bir artış söz konusu olmazken aldığı mallarla kiraların dövize endeksli olması nedeniyle büyük sıkıntıların baş gösterdiğine dikkat çeken Tulga, “Bir iş yeri enflasyonu zaten var. Adım başı işyerleri var. Kiralar ve bütün girdiler dövize endeksli. Çünkü girdiler hep ithal mal” şeklinde konuştu.

“Esnafın geldiği nokta korkunç boyutta”

Son zamlarla birlikte esnafın iyiden belinin büküldüğünün de altını çizen Tulga elektrikten, benzine, gaza kadar birçok şeye zam yapıldığına ancak esnafın kazancının ise yerinde saydığına vurgu yaptı. Esnaf için gelinen noktanın korkunç boyutlara ulaştığının altını çizen Tulga, “Sadece kiralar değil, esnaf girdileri de hep dövize endeksli olduğu için sürdürülebilir bir yapıdan bahsetmek artık mümkün değildir” dedi.

“Esnaf için döviz son nokta oldu”

Küçük ve mikro işletmelerin vergi ödeme yeteneklerini de artık yitirdiklerini belirten Tulga, “Vergi ödemeyi bile bir yana bırakın, ayakta kalma yeteneklerini de yitiyorlar. Esnaf için döviz son nokta oldu” şeklinde konuştu. Tulga, uzun vadede bundan devletin de zarar göreceği gerçeğinin göz önünde bulundurulması gerekliliğine dikkat çekerek, kazanmayan esnafın vergilerini nasıl ödeyeceğinin ise merak konusu olduğunu dile getirdi.

“Israrla, acilen TL’ye geçilmesi gerektiğini söylüyoruz”

Israrla söylediklerinin acilen TL’ye geçiş olduğunu vurgulayan Tulga, “Israrla üzerine basa basa söylediğimiz şey, acilen TL’ye geçilmesi gerektiğidir. Esnaf zaten girdilerin dövize endeksli olması nedeniyle oldukça zorda, üzerine bir de yüksek sterlin üzerinden ödenen kiralar eklenince durum hiç de iç açıcı olmuyor. TL’ye geçme fikrini yıllardır dillendiriyoruz ama buna kimse kulak asmıyor” diye konuştu.

“İşyeri planlaması şart”

Sadece TL’ye geçişle de işin bitmediğini ivedi olarak işyeri planlamasının da hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Tulga, “Ekonomik nüfus belli, bu toplumun harcama yeteneği de belli. Her isteyenin istediği yere işyeri açması da beraberinde bir kaosu getiriyor ve pastadaki pay gittikçe yerlerde sürünüyor” dedi.

“Yetkililer döviz konusunda alınması gereken önlemlere kulak asmıyor”

Yetkililerin esnafı bitiren döviz konusunda alınacak önlemlere kulak asmadığına işaret eden Tulga,  “Korkunç bir işyeri enflasyonu var, adım başı, çok fazla sayıda, her tarafta. Gelir azaldığı zaman gerekli standartlar sağlanamıyor durum böyle olunca kalitede de bir düşüş yaşanıyor” şeklinde konuştu.

“Tekelleşme oluyor küçük batıyor, büyük daha da büyüyor”

İşyeri planlaması yapılmamasının bir diğer dezavantajının da tekelleşmenin önünün açılması olduğuna işaret eden Tulga, “Durum böyle olunca, küçük işyerleri kapanıyor, küçüklerden boşalan açığı da büyükler doldurarak daha da büyüyor. Ortası olmuyor bu işin ve haksızlık, dengesizlik içerisinde bir mücadele verilmiş oluyor. Dövizdeki artış, TL’deki değer kaybı bir tek büyük işletmelere yarıyor. Çok tehlikeli bir süreç yaşıyoruz şu anda” şeklinde konuştu.

“Çıkmazdan kurtulmak için kısa vadede alınacak önlemler ivedi hayat bulmalı”

Esnafın içine düştüğü çıkmazdan kurtulabilmesi için bir kısa vadede ivedi şekilde bir an önce hayat bulması gereken önlemler ve  orta vadede yine hızlı bir şekilde aksamadan alınması gereken önlemler olduğuna dikkat çeken Tulga, bu önlemlerin alınmadığı takdirde her gün biraz daha içeriye giren ayakta kalmaya çalışan esnafın da bir bir dükkanına kilit vuracağını kaydetti. 

“Biriken vergi ve sigorta borçlarının faizi acilen silinmeli”

Önemli ve atılması gereken bir diğer adımın da biriken vergi ve sigorta faizi borçlarında düzenlemeye gidilmesi olduğunu söyleyen Tulga, “Yarın hemen yapılması gereken biriken vergi ve sigorta borçlarının faizlerinin acilen silinmesi gerekmekte” dedi.

“Gelir ve kazanç durumuna göre vergilendirilme olmalı”

Şu an tek kişi ile  çalışan işletmelerin gelirlerini beyan ederek vergi ve sigorta yatırımlarında taksitlendirmeye gidebildiğini de hatırlatan Tulga, ancak daha az insanla çalışma fırsatı olmayan işletmelere de bu fırsatın götürü usulü olarak verilmesi gerektiğini kaydetti. Tulga, “Yani gelir kazanç durumuna göre vergilendirilmeye gidilmelidir. Ciro üzerinden vergilendirilmeler yapılmalıdır. Tüm bunların yanında muhasebe, bilanço isteniyor ve beraberinde muhasip sorunu da ortaya çıkıyor ve  giderler artık ödenebilirlikten çıkıyor ve iş yeri kapatıyor” şeklinde konuştu.

“50 bin cirosu olan bile vergi ödeyemiyor”

Şu an aylık 50 bin TL cirosu olan işletmelerin dahi dövizdeki artış nedeniyle giderlerini karşılayamadığına vurgu yapan Tulga, “Daha önce bu rakam 30-35 bin ciro civarındaydı. Şu anda 50 bin ciro yapanlar bile vergi ödeyemiyor düşünün artık. Yani şu anda 50 bin TL ciroya kadar olan işletmelerde vergi ödeme yeteneği yoktur” ifadelerini kullandı.  

banner22
Son Güncelleme: 24.01.2017 09:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31