Öztürkler, bügüne kadar memur zihniyetinde büyütüldük.  Aslında biz de üretmek istemedik; rahat bir işte, az mesaili bir anlayışla bugünlere geldik. Meslek liselerinden mezun olanları küçümserken, yabancı uyruklu çalışan kişi sayısını tartışıp durduk. Ne yazık ki aileler, çevreden etkilenerek çocuklarını yanlış yönlendirebiliyor.

Öztürkler, bu anlayışı yıkmak elbette kolay değil, mesleki eğitimin ve meslek sahibi olmanın önemini kavramak lazım; öyle bir zamanda yaşıyoruz ki bazı insanlar bir beceri sahibi olarak ayakları üzerinde durmayı değil, işsiz olmayı tercih edebiliyor.

Tatar: Avustralya’ya KKTC Cumhurbaşkanı olarak gittim Tatar: Avustralya’ya KKTC Cumhurbaşkanı olarak gittim

Var olmak için üretmekten başka çaremiz yok…

Öztürkler, Üretici olma anlayışının yerleşmesi lazım beyinlerimize; öğrencilere hedef olarak sadece üniversiteler gösterilmemeli artık; toplum olarak mesleklere saygı duymayı öğrenmeli, çevremizdekilere de öğretmeliyiz. Gençlere iyi usta, sanatkâr olma, kendi işini kurma ve üretmeye yönelik meslekler hedef olarak gösterilmeli. Bunu doğru bir şekilde yapmazsak üretim duygusunu ve güvenini geliştirmediğinden herkeste hazıra konma ve memuriyet zihniyeti hâkim oluyor.
Kısacası mesleki eğitime yönelmeyişin en önemli nedeni bu eğitim sonucunda edinilen mesleklerin ikinci sınıf meslekler olarak görülmesidir.  İnsan oturduğu yerden, beceri sahibi olmadan, pek yorulmadan para kazanabiliyor; ülkemizde şu an yaşanan sıkıntıların ana nedeni de budur. Oturduğumuz yerden para kazanmaya alıştırıldık, ülke nüfusunun yarısı memur, diğer yarısı da memur olmaya çalışıyor; bu anlayışı yıkmak için el birliğiyle çalışmamız gerekir. Son zamanlarda mesleki eğitime verilen önem ve öğrencilerin mesleki eğitime yönelişi önemli. Kazanılan bu ivmeyi hem alt yapıya verilen önem hem de ülkemize uygun meslek dallarıyla taçlandırmalıyız.