Gündem Kıbrıs Özel Haber
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ı konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İsias Davası: Vicdanlarımız sızladı. Adaletin de hakkaniyetli olması gerekiyor
Adıyaman’da İsias davasında çıkan karar hakkında konuşan Oğuz, “6 Şubat depremi hepimizi tek ses yaptı. Mahkeme sonucunda çıkan kararda bütün ülke tepeden tırnağa herkes isyan etti. Vicdanlarımız sızladı. Ama hukuksal süreç devam ediyor. Adalete inandık güvendik, geciken adalet, adalet değildir. Adaletin de hakkaniyetli olması gerekiyor. Hukuktan adalet bekliyorduk ama beklenen olmadı. Bir haksızlık ve mağduriyet var. Giden geri gelmeyecek ama yapılanın karşılık bulması ve kim sebep olduysa bedelini ödemesi gerekiyor. Bundan sonraki süreçte adalet arayışına devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte istinaf sürecine devam edilecek. Oraya her gidiş acılar dinmez çünkü ülke olarak bunu paylaştık ama ailelerin arası ömür boyu sürecek. Mahkemede aynı acılar, aynı enkaz ve enkaz altındaki canlarımızı ve aynı acıları tekrar yaşatıyor. Bir kişi ağladığında herkes ağlıyor. Oradaki 72 kişi aynı acıyı hissediyor. Her olayın ayrı bir hikâyesi var. Türkiye’deki büyük depremde binlerce kişi öldü ama burada bir haksızlık ve adaletsizlik var. Bu sorumluların hal ettiği cezayı alması gerekiyor. Olası kast istediğimiz sonuçtu ama o sonuç da çıkmadı. Ses vermeye ve hakkımızı aramaya devam edeceğiz. Bu süreçte tek ses ve tek yüreğiz. Hepimiz İsias’ız hepimiz şampiyon melekleriz. Umarım yolun sonunda adalet yerini bulur” diyerek mahkeme kararına tepki gösterdi.
Güvenlik konusu: Organize suç örgütleri ile mücadele için çalışmalar yapılıyor
Ülkede yaşanan adli olaylar ve artan tetikçi olaylarının artması hakkında alınan tedbirler ile ilgili konuşan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, “Özellikle son aylarda ülke dışından gelen iş insanlarımıza gelen tehditler ve tetikçiler var. Polis teşkilatının üstün bir başarısı var. Olaylar yaşanmadan önleyici tedbirler almak için çalışıyoruz. Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmeler, Türkiye İçişleri Bakanlığı ile bizim yaptığımız görüşmelerimiz, Polis Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler ve çalışmalar sonucu, önleyici tedbirler almak ve olayın faillerini ile ilgili takip süreçleri ile ilgili çalışmalar var. Organize suç örgütleri ile mücadele için çalışmalar yapılıyor. Bu süreç içerisinde alınan tedbirler etkisini gösteriyor” bilgisini paylaştı. Oğuz, Girne Limanı’na x-ray cihazı kurulduğunu, daha sonrasında da termal kamera sisteminin de kurulacağını söyledi.
Polisin ihtiyaç duyduğu yasalar: Toplamda 8 yasa çalışması var, önceliğimiz 4 yasa
Programda polisin daha etkin denetim müdahale için ihtiyaç duyduğu yasalar olduğunu vurgulayan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, “Polis dar alanda büyük işler yapıyor. Yasal anlamda polisin yetkileri düşük. Yasalara göre polisin elindeki imkânları artırmamız lazım. Dünyada var ama KKTC’de ne yazık ki yok. Polisin, organize örgütlerin teknik takibini yapabilmesi için polisin talebi oldu ama ne yazık ki bu zamana kadar gelmiş geçmiş tüm hükümetler tarafından hep göz ardı edildi. Bugünkü dünyada ve teknolojide suç türlerinin değiştiği ve suç örgütlerinin değişik yöntemler izlediği bir dünyadan polisin teknik alt yapısını güçlendirerek yetkilerini artırmanız gerekiyor. Polisin elinin güçlü olması lazım. Bu yasalarla ilgili Başbakan gereken talimatı vardı. Toplam 8 yasa var ama önceliğimiz 4 yasadır. Bazı yasalar birbirine bağlıdır. Birinin hayata geçmesi diğerine fayda sağlamıyor. Polis teknik olarak çalışmalarını bitirdi. Yasalar bir şeyleri kapatıyormuş yada birilerinin özgürlüklerini kısıtlayacakmış gibi değerlendirilmemeli. Gerek içerden gerek dışardan oluşan suç örgütlerini engellemekle ilgilidir” dedi.
Suçla uluslararası mücadele için Türkiye ile ortak çalışma
Konuşmasının devamında Oğuz, “Son olaylar sosyal medya araçlarıyla yapılıyor. Bunlara ulaşmak ve bulmak da daha etkin müdahale ile oluyor. KKTC içinde değil aynı zamanda Türkiye üzerinden de müdahale edilecek konular var. Suç ve suç örgütlerine karşı İnterpol dahil Türkiye Cumhuriyeti ile uluslararası örgütlere karşı mücadelemiz devam ediyor. Bazen KKTC polisi bazen de Türkiye Cumhuriyeti polisi tarafından Uluslararası aranan kişilerin iadeleri yapıldı. Yasalara göre polisin elini güçlendirmek için de yasalar konusunda elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
Düzensiz göçle mücadele: Bu ülkede kayıt dışı yaşam sürenler bu ülkeyi terk etsin diyoruz
Düzensiz göçle mücadele için Türkiye ile ortak çalışmalar yaptıklarını söyleyen Oğuz, dünyada yaşanan savaşlardan dolayı Doğu’dan Batı’ya bir göç olduğunu söyledi Oğuz, “Türkiye Cumhuriyeti ile ortak çalışmalarımız var. Yapılan anlaşmalarla Göç Merkezi’ni kurduk. Türkiye bize 6 tane araç verdi ve bu araçları kaymakamlıklarımıza konuşlandırdık. Periyodik olarak kayıtsızlık ile mücadelemiz sürüyor. 3. Dünya vatandaşları araçlara davet ediliyor parmak izi alınıp kayıt alınıyor ve bir yandan da veri tabanı oluşturuluyor. Eğer kişi kayıt dışıysa polisle beraber muhaceret tarafında da gereken yapılıyor. Bu denetimler aktif olarak devam edecek. Bu ülkede kayıt dışı yaşam sürenler bu ülkeyi terk etsin diyoruz. Bu kişiler yakalandığında deport işlemi uygulanıyor ve bir daha gelemezler. Geçmişte aflar çıktı duyurular yapıldı bu bir şanstı” dedi.
Konuşmasının devamında Oğuz, Muhaceret aflarıyla da ilgili konuşarak, “Affı çıkarıyorsunuz ama aileden hala daha 1-2 kişinin kayıt dışı olduğunu görüyoruz. Bu affı bu durumları düzeltmek için çıkardık. Ancak daha sonra bir olay oluyor ve toplumda vicdani boyuta geliyor. Burada yasa vardır ve herkes uymak zorundadır. Bazen aflar çıkararak bazen de yasa çerçevesinde esneyebildiğimiz kadar esniyoruz ama bir yasa vardır ve önce yasa koyucuların uygulaması lazım. Muhaceret süresi aşılmışsa bir maddi cezası vardır ve ödeyin diyoruz. Çıkarken ödemezseniz dönüşte iki katı oluyor. Bu caydırıcılık içindir. Ehliyet, pasaport, kimlikte süresi bitince yenilemezseniz bir cezası vardır ve ödüyorsunuz. Kişiler muhaceret cezalarında bunu yapmayıp devlet af çıkarsın diyor. Yasa, bu kamu alacağıdır bunu almak zorundasındır diyor” ifadelerini kullandı.
Muhaceret affı: Biz devleti duygusal yönetemeyiz, yasalara uygun yönetebiliriz
Konuşmasının devamında Oğuz, “Afla ilgili talep çok var. Bir önceki afta 600 kişi müracaat etmesine rağmen süreci tamamlayamadıkları için mağduriyet yaşadı. Çalışma bakanı da bununla ilgili mağduriyet olduğu ve işlemlerini tamamlayamadıklarını söyledi. Her drama ve soruna bir af çıkarmak doğru değildir. Yasa açıktır. 14 ay önce af oldu. Eğer başvursalardı bunlar olmayacaktı. Ancak ailelerin o günkü durumlarını bilemeyiz. Bunu bilsek bile kişiye özgü bir şey yapamayız. 20 yıldır bu ülkede olan birinin buranın yaslarına göre yaşamayı bilmesi gerekir. Bu vicdansızlık değildir ama yaslara göre konuşmak zorundayım. Nasıl olsa af çıkar düşüncesinin insanların beyninden silmek gerekiyor. Biz devleti duygusal yönetemeyiz, yasalara uygun yönetebiliriz” dedi.
Ülkeden ihraç edilen kişiler: Her deport, aile bağı olsa dahi kaldırılmaz
Ülkeden ihraç edilen kişiler ilgili de konuşan Oğuz, “Her deport, aile bağı olsa dahi kaldırılmaz. Suçun türüne ve büyüklüğüne göre belirli kıstasları vardır. Aile bütünlüğü açısından bir kişinin deportunu kaldırdığınızda bu kez suçluları ülkeye koydunuz diye manşetler çıkıyor. Beni kendi vicdanım savunur. Bakanlar Kurulu uygun görürse kaldırılır. Bunu yaptığınız için suçlu olmazsınız. Aile müteşekkir oluyor. Ama diğer tarafta 100 bin kişi küfür ediyor. Biz bu ülkenin ihtiyaçlarına ve hassasiyetlerine bakarak yasalara göre bu uygulamaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kırsal kesim arsaları: Sınırüstü’nde asfaltlama çalışmasını da 2026 yılında yapmayı hedefliyoruz
Sınırüstü köyündeki kırsal kesim arsası altyapı çalışmaları hakkında bilgi veren Oğuz, “Sınırüstü’ndeki kırsal kesim arsaları son iki yıldır gündem oldu. Biz bölgeye gidip incelemeler yaptık, belediye başkanı gitti. Sınırüstü köyünde 300 kırsal kesim arsası dağıtıldı. 300 arsada 70 ev dağınık durumdadır. Buralara elektrik ve su gitmiştir. Asfaltlama çalışmasını da 2026 yılında yapmayı hedefliyoruz. Köyün içerisinde yaşayan gençlerin arsaları ile ilgili parselasyon çalışmaları tamamlandı. Diğer arsalarla ilgili ise çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
Altyapı çalışmaları: Hem bizim çalışmalarımız hem de KEİ Ofisi üzerinden devam eden çalışmalar var
Oğuz, birçok bölgede altyapı çalışmalarının devam ettiğini söyleyerek, “Birçok bölgede de alt yapı çalışmalarımız devam ediyor. Hem bizim çalışmalarımız hem de KEİ Ofisi üzerinden devam eden çalışmalar var. Serhatköy, Şahinler ve Gayretköy ile ilgili bir protokol imzalandı. Birçok noktadaki eksiklikleri gidermek için sıkı bir çalışma içindeyiz. İhalede olanlar, ihale sürecinde olanlar var. Geçmişten gelen eksiklikleri gidermek için çalışıyoruz” diye konuştu.
Sosyal Konutlar: Sosyal konutlarda hak sahibi olmak için kimseye torpil yapılmadı
Sosyal konut çalışmaları hakkında da konuşan Oğuz, “rezerv olan bölgelerde kırsal kesim arsası verilmesi için çalışmalarımız devam ediyor. Rezerv olmayan bölgelerde ise sosyal konutlara başladık. Güzelyurt bitmek üzere, Alayköy’e başlanacak. Dipkarpaz ve Maraş bölgesi başta olmak üzere arazi çalışmalarımız bitti. Daha sonra tüm ülkede çalışmalarımız devam edecek. Her şeyi yasaya göre yapıyoruz. Her şeyimiz şeffaf ve hesap verilebilirdir. Sosyal konutlarda hak sahibi olmak için kimseye torpil yapılmadı. Herkesin huzurunda kura çekimi oldu. Veremeyecek hesabımız yok. Devlet adaletini gösterecek. Biz yasa çerçevesinde neyse bunu yapıyoruz ve devam edeceğiz” bilgisini verdi.
Sosyal Konut kredilerinde faiz desteği: Sosyal konut fonu oluşturuldu
Sosyal konut kredilerinde devletin faiz desteği verdiğini söyleyen Oğuz, “Biz yabancılara mal satışıyla ilgili fon oluşturduk. 80 ülkeden insana bu ülkeden mülk almaya geliyor ve yabancıya satılan maldan fon alıyoruz. Bir kısmını Taşınmaz Mal Komisyonu’na kaynak aktarmak için kesiyoruz, bir kısmını da sosyal konut alacak olan gençlerimize faiz desteği sağlamak için fon oluşturduk. Merkez Bankası ile birlikte çalışıyoruz. Asgari ücretlinin yaşam şartlarını devam ettirecek şekilde uygun şartlarda 10 yıllık Türk Lirası kredisi olacak. Alım gücünü koruyarak fondan belirli bir süre faiz desteği verilecek. Bu fon faizlere karşı KKTC vatandaşlarını korumak için oluşturuldu. Yabancılara satılan mallardan oluşturulan fondan, Taşınmaz Mal Komisyonu için bir fon oluşturulmasının yanında aynı zamanda sosyal konut fonu da oluşturuldu. Buradaki amacımız KKTC vatandaşlarına, yapılacak sosyal konutlarda vatandaşlara faiz desteği vermek amacıyladır. Devlet yabancıya mal satışı yapılırken, oradan da kendi vatandaşlarına da destek verecek” dedi.




