banner40
14 Ekim 2018 Pazar 16:23
Prodromu: Türkiye’yle doğrudan görüşme Anastasiadis’in başarısı

Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, bugün Rum basınında yer alan demecinde, Kıbrıs sorunuyla ilgili gelişmelere değinerek, Türkiye’nin Rum kesimiyle doğrudan görüşmeye girmesinin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in başarısı olduğunu iddia etti.

Fileleftheros’un “Taksimin Önlenmesine Yönelik Adım” başlıklı haberine göre Prodromu, gazeteye verdiği demeçte “gevşek federasyon önerisinin nereden çıktığına” dair soruya şu yanıtı verdi:

“Burada, bir şeyi daha doğrusu iki şeyi açıklığa kavuşturmamız lazım. Birincisi, merkezi devletin yetkilerinin desantralizasyonu mantığından söz ediyoruz. Dolayısıyla, merkezi erkte gevşek bağlardan bahsediyoruz. Mantık, iki bölgeye, iki devlete, mümkün olduğunca çok yetki ve sorumluluk aktarılmasıdır. Merkezi devlette, hali hazırda normal ve yeterli bir devlet olması için, gerekli bütün yetkilerin bunda kalacağı hükmüyle birlikte mümkün olduğunca diyoruz. Genel yönetim şemasının daha işlevsel hale getirilmesi amacıyla. Kararlar alınmasındaki olası tıkanmaların sınırlanması ve merkezi erkteki ortamın daha az rekabetçi olması için. İkinci olarak ise, müzakerelerde ortaya konulan herhangi bir öneriden söz etmiyoruz. Henüz değil. Bu, Başkan Anastasiadis’in Ulusal Konsey çerçevesinde siyasi parti başkanlarına yönelik yaptığı bir düşünme önerisiydi. Bu müzakerelere ilişkin önerilere ulaşmamız için, birlikte düşünmemize ilişkin bir öneridir. Tabii ki, Başkan Anastasiadis’in bir süreden bu yana bunun üzerinde düşündüğünü gizleyemeyiz. Konuyla ilgili geçmişteki düşüncelere de baktı ve politik bir gidişata yöneliyor.”

“Bunun New York öncesinde gerçekleştirilen temasların sonucu mu olduğunun” sorulması üzerine ise Prodromu, bunun geçmişten beri, belki de 10 yıldır var olup, şimdi olgunlaşan bir düşünce olduğunu söyledi.

Prodromu sözlerinin devamında “Olgunlaşıyor, fakat esas olarak tehditkar çıkmazda şekillenmekte olan meydan okumalara önemli bir yanıt için, çaba da teşkil ediyor” ifadesini de kullandı.

“Her halükârda, bunun bir şeyin yerine geçen (yedek) bir öneri olmadığının ve arzu edilen federasyonu daha iyi bir şekilde destekleyen bir yönelim olduğunun anlaşılması gerektiğine” vurgu yapan Prodromu, dolayısıyla bunun kısa zaman önce New York’ta gerçekleştirilen temasların sonucu olmadığını, ancak bu temasların bu düşüncenin yüzeye çıkmasına bir ölçüde katkıda bulunduğunu öne sürdü.

“Birçok şüpheci kişi var. Bu öneri Sayın Çavuşoğlu’yla yapılan görüşmeyle bağlantılı mıdır?” sorusuna ise Prodromu, meselenin kuşkucu değil, gerçekçi ve yaratıcı olmaları olduğunu belirterek, “kabul edilemez işgal durumu ve Türk tarafının bugüne kadar müzakerelerde ortaya koyduğu başa çıkılamaz zorlukları göğüsleyebilmeleri için, realizm gerektiği” iddiasında bulundu.

Sözlerinin devamında “realizm derken ne kastediyorum” sorusunu da soran Prodromu, “Uzun bir süredir müzakerelerdeki tıkanma noktalarından birinin, olumlu bir Kıbrıs Türk oyu olmasına dair talep, bir diğer ifadeyle her karar alma aşamasında veto olduğunu bilmiyor muyuz? Böyle bir şeyin kararlar alınması sürecinde tıkanıklık yaşanması olasılığı yarattığının farkında değil miyiz?” ifadelerini kullandı.

Bundan ötürü vatandaşlar arasında da tepkiler olduğunu ifade eden Prodromu, desantralizasyonla birlikte, bu düşünme gidişatının, bu tarz problemlerin yaratıcı bir şekilde aşılmasına ilişkin bir çabadan ibaret olduğunu söyledi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in düşüncesinin, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan bazı şeyleri yakından duyduğu zaman daha da güçlendiği iddiasında da bulunan Prodromu, ancak Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in ortaya koyduğu bu düşünme yöneliminin, yalnızca bu görüşmeyle bağlantılı olduğunu söylemenin ise, doğru olmayacağına işaret etti.

ANASTASİADİS VE ÇAVUŞOĞLU NELER GÖRÜŞTÜ?

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu arasında neler görüşüldüğüne dair bir soruya karşılık ise Prodromu, görüşmenin içeriğiyle ilgili ayrıntılara değinilmemesi gerektiğinin anlaşılır olduğunu düşündüğünü söyledi.

Anastasiadis’in Rum siyasi parti başkanlarını konuyla ilgili olarak Ulusal Konsey’de bilgilendirdiğini ve konuyu uzatmanın gerekmediğini ifade eden Rum sözcü, bu görüşmenin devamı olup olmayacağı sorusuna ise “Tabi ki süreklilik olmalı, diyalog gerekli” yanıtını verdi.

“Türkiye’yle bu çeşit doğrudan bir diyalog her zaman istediğimiz şey değil miydi?” sorusunu soran Prodromu, devamla “işgal gücü olan ve işgalin sonlanmasına dair kararların kendisine bağlı olduğu Türkiye, diyalog masasında ve sorumluluklarının karşısında olsun. Türkiye’nin doğrudan tartışmaya gelmesi, sanıyorum Başkan Anastasiadis’in bir başarısıdır. Bu kendi içerisinde bir son teşkil etmiyor, fakat onurlu bir uzlaşı anlaşması ve kalıcı bir çözüm talep etmek, aynı zamanda gerçekten bağımsız bir Kıbrıs devletine sahip olmak için bir yol açıyor” ifadelerini kullandı.

Gazetecinin “Birçok kişi başkanın önerisinin taksimden önce bir basamak olduğunu düşünüyor. Kısacası iki devlet çözümüne mi doğru gidiyoruz?” sorusuna ise Prodromu, “Hayır, biz iki devlet çözümüne doğru gitmiyoruz. Bunu Türkiye gizlemeden halihazırda istedi. Biz bir ülke olan Kıbrıs için bir çözüm istiyoruz ve bundan dolayı (bu devlet federasyon olacak olsa da) bir devlete sahip olacak” yanıtını verdi.

“Kıbrıslı Türklerle iş birliği yapabileceklerine inandığını” da ifade eden Prodromu, “Kıbrıs halkının birleşik bir devlet içerisinde yaşayabileceğine” işaret etti.

Sözlerinin devamında “yeter ki bu sunulsun” ifadesini kullanan Prodromu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in kalıcı bir sonuca ilişkin bir tez şekillenmesi amacıyla parti başkanlarına önerdiği düşünceyle “taksimden uzakta bir adım attığını” iddia etti.

Gazeteye göre Prodromu, “Anastasiadis’in aslında pratikte Rum-Yunan tarafının, Türk tarafının Crans-Montana konferansını çıkmaza sürükleyerek, şu an bir durgunlukla rahata kavuşabileceği yerde, bir inisiyatif üstlendiğini gösterdiğini” öne sürdü.

Prodromu “çünkü böyle bir şeyin, hem sürekli olarak işgalin gerçekliğini pekiştirdiğini, hem de dışarıda bazılarına Kıbrıs sorununun bittiği izlenimi verdiğini” ileri sürdü.

Kıbrıs’ın çözümden sonra vesayet ve dış müdahaleler olmadan normal bir devlet olması için, garantilerin kaldırılması konusunun orada olduğunu ve değişmediğini de vurgulayan Prodromu, Guterres çerçevesinde ilgili ifadenin bulunduğunu öne sürdü.

Buna eş zamanlı olarak, müzakerelerin yeniden başlaması için bir prosedür gelişmekte olduğunu da ifade eden Prodromu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in geliştirdiği düşüncenin “müzakerelerin yeniden başlamasına yardımcı olabileceğini, aynı zamanda işlevsel, kalıcı ve demokratik bir federal devlet istediklerini kastediyorlarsa, diğer tarafla olması gereken görüşmeler açısından olumlu bir içerik sunduğunu da” söyledi.

“Devletin işlevselliğinin, bu devletin garantilerin ve vesayetin yükü altında bulunmaması gerektiğiyle doğrudan bağlantılı olmadığını” da öne süren Prodromu, “bunun BM Genel Sekreteri’nin yeni inisiyatifiyle başlayacağını umdukları özlü ve yararlı müzakerenin başka bir temel parametresini teşkil ettiğini” ifade etti.

AKEL’in Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e sürekli sorumluluklar icat ettiğini de söyleyen Prodromu, “Hiç kimse Nikos Anastasiadis gibi realizm ve açık bir hedefle müzakere etti mi?” sorusunu da sordu.

Prodromu söyleşisinde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin enerji programında normal bir şekilde ilerlediğini” de sözlerine ekledi.

“YETKİLERİN DESANTRALİZASYONU TAM ANLAMIYLA ŞEKİLLENMEDİ”

Kathimerini gazetesi de “Yetkilerin Desantralizasyonu Henüz Tam Anlamıyla Şekillenmiş Bir Tez Değil” başlıklı haberinde, Rum Hükümeti Sözcüsü Prodromos Prodromu’nun konuyla ilgili gazeteye verdiği söyleşiyi yayımladı.

Buna göre, yetkilerin desantralizasyonunun henüz tam anlamıyla şekillenmiş bir tez olmadığını ifade eden Prodromu, Rum Yönetimi’nin konu hakkında hem bilimsel, hem de teknokratik dokümantasyona sahip olacağını, aynı zamanda gerektiği aşamada uzmanlardan da yardım alınacağını ifade etti.

Prodromu söyleşisinde özet olarak, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in önerisinin, düzgün olarak şekillendirildiği takdirde, müzakereye bir ivme kazandırabileceğine inandığını söyleyerek, Anastasiadis’in bir düşünce önerdiğini ve “bir çözümün ardından devletin işlevselliğini, dolayısıyla da sürdürülebilirliğini iyileştirmeyi hedefleyen, bölgelerin güçlendirilmesiyle yetkilerin desantralizasyonu yöneliminin, henüz tam anlamıyla şekillenmiş bir tez olmadığını” yineledi.

Bunun sunulmuş bir tez olmadığını belirten Prodromu, bir düşünceye sahip olduklarını ve bunun bundan sonra, tezlerini ve/veya bazı önerileri şekillendireceğini söyledi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu arasındaki görüşme konusunda ise Prodromu, “Her daim, hedefin Türkiye’yle, yani işgal gücüyle doğrudan konuşmak olması gerektiğini söylemiyor muyduk? İşte oldu” şeklinde konuştu.

Prodromu “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımamakta ısrar etmesi yüzünden, Türkiye’nin gayri resmi de olsa (Kıbrıs Cumhuriyeti’yle) görüşmesi gerektiği konusunda ikna edildiği” iddiasında bulunarak, bir başlangıç yapıldığını ve bunun nasıl gelişme göstereceğini göreceklerini ifade etti.

Prodromu bir soru üzerine Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile DİSİ Başkanı Averof Neofitu’nun tam anlamıyla farklı rollere sahip olduklarını da sözlerine ekledi.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31