Son birkaç haftanın öncelikli gündem maddesini “Sahte Diploma” konusu oluşturuyor…

Bugüne kadar gerek hukuki süreci gerekse de medyada yer alan haberleri yakından takip eden birisiyim…

İsimler veya kişilerin detaylarında boğulmadan konunun genel anlamda değerlendirilmesi gerektiği inancındayım…

Eğer bir yerde suç ve suçlular varsa bu polis tarafından tespit edilecek ve yargı tarafından da cezalandırılacaktır…

Ancak bu olaya sadece iddialar üzerinden yürütülen “Sosyal medyadaki linç” ile bakmak doru değil…

Son iki haftadır özellikle sosyal medyada bu ülkenin lokomotif sektörü olan “Yükseköğretim” yerden yere vuruluyor…

Taçoy: Artık son aşamaya geldik, bu yıl kurultay yılı Taçoy: Artık son aşamaya geldik, bu yıl kurultay yılı

Bazı basın yayın organları “Sağdan soldan aldıkları duyumlar” üzerine boy boy haberler yapıyor ve karalama kampanyasının öncülüğünü yürütüyor…

Ve tüm bunlar yetmezmiş gibi bazı siyasi parti başkanları da yine sosyal medya üzerinden çarşaf çarşaf nutuklar atıyor…

Sokak yaşananlara tepkili…

Özelde Güzelyurt, Genelde ise tüm ülke tedirgin…

Bu yaşananlar tabi ki sadece KKTC medyası ile sınırlı kalmadı…

Türkiye ve diğer ülkelerin de basınına yansıdı…

Kısacası KKTC’ye öğrenci gelen ülkelerde sayfa sayfa haberlerimiz çıktı “Diplomalarımız Sahte!” diye…

Ne mi oluyor?

Kurunun yanında yaş da yanıyor!

Peki, bundan sonra ne mi olacak?

Bir taraftan polisin araştırması diğer taraftan da yargı süreci devam edecek…

Suçlu varsa cezasını bulacak…

Ama tüm bunlar sadece bununla sınırlı kalmayacak…

Zaten ambargolar altında sınırlı kaynakları ve hizmetleri ile ayakta kalmaya çalışan KKTC’yi önümüzdeki eğitim öğretim döneminde daha da zor günler bekliyor…

Siz olsanız “Diplomalarının sahte olduğunun iddia edildiği bir ülkeye” çocuklarınızı gönderir misiniz?

Bu konu özel bir konu değil, tüm ülkenin sorunudur…

Olayın gideceği noktaları da tahmin etmek için müneccim olmaya hiç gerek yoktur!

Son zamanlarda çeşitli siyasi kaygılarla popülaritesini yeniden kazanmak isteyen bazı kişiler, bir gazla polisliğe soyundu, yargı dağıtıyor!

Oysaki herkes kendi işini yapsa hiçbir sorunumuz kalmayacak…

Eğitimci misiniz? Eğitimci kalın…

Siyasetçi misiniz? Siyaset yapın…

Emlakçı mısınız? Emlakçılık yapın…

Gazeteci misiniz? Gazetecilik yapın…

El birliği ile bu ülkenin geleceğini mahvediyorsunuz, ekonomisine geri dönüşü olmayacak ağır bir darbe vuruyorsunuz!

Önümüzdeki eğitim öğretim dönemi ve sonraki yıllar bugün sosyal medya üzerinden yürütülen “Donkişot” savaşının kurbanı olacak…

Ve bunun bedelini sadece yükseköğretim sektörü değil hepimiz ödeyeceğiz…

Esnafı, ev sahibi, bakkalı, taksicisi, fırıncısı, turizmcisi, sanayicisi, çiftçisi, hayvancısı…

Sonunda da dönüp dolaşıp bu işin ucu hepimize dokunacak…

Zaten enflasyon ve döviz kuru altında ezilen vatandaşa usulsüzlükleri ortaya çıkarttığını düşünerek sözde iyilik yaptığını zanneden fenomenler, bu ülkenin geleceği ve lokomotif sektörünün kaderi ile oynamaktadır…

Bu ülkenin itibarı bazılarının reyting kaygılarına ve oy devşirme beklentilerine kurban edilmemeli…

Buradan açık çağrımdır…

Lütfen kimsenin gündemi yükselterek tıklanma sayılarını artırma çabalarının bir paydaşı olmayın…

Olmayın ki çocuklarınız bu ülkeye kendi topraklarına ve kendi kurumlarına sahip çıkabilsin…

Bu ülke için çalışsın, bu ülkede güvenle yaşasın… 

Bu tür yükselen söylemler ve bazı asılsız iddialar şu anda dünyanın farklı noktalarında zaten konuşuluyor…

Ve inanın bana biz unutsak da arşiv unutmuyor!

Gün gelecek tüm bunlar karşımıza tek tek çıkacak…

Daha fazla bu ülkenin itibarı ile oynanmasına izin vermeden, polisin ve yargının işine karışmadan, herkesi sükûnete davet ediyorum…