Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, Kuzey Kıbrıs WebTV’de katıldığı programda Ahmet Kaptan’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İlk olarak “kurultay çalışmaları ne aşamada” sorusu yöneltilen Taçoy, işyerlerinde karşılaşılan “mobbing” uygulamalarının siyasette de var olduğunu belirterek, “zaman zaman kendinizi sanki o ailenin bir ferdi değilmişsiniz gibi hissedersiniz” dedi.

“AİDİYET DUYGUM ÜST KADEMENİN VERDİĞİ ZARARI ÖNLEMEK İÇİN BENİ HAREKETE GEÇİRDİ”

Taçoy, bu hissiyatın oluşmasına tabandan değil de üst kademeden gelen hareketlerin neden olduğunun altını çizerek, partisiyle ilgili hiçbir zaman bir aidiyet sorunu yaşamadığını, tam tersine bağlı bulunduğu yerin zarara uğratıldığını görerek bunun önüne geçmek adına aidiyet duygusuyla bazı faaliyetler gerçekleştiğini söyledi.     

Çekinmeden ve korkmadan bu yolda yürüdüğünü ifade eden Taçoy, “çünkü benim aidiyet duygum Ulusal Birlik Partisi’nedir” dedi.

Taçoy, siyasetin kişiler tarafından belirlendiğini ve yürütüldüğünü anımsatarak, ancak o kişilerin şimdi olduğu gibi partideki karar alma mekanizmalarını pas geçip kişisel kararlarla yanlışlar yapmasına ses çıkarılmaması halinde başa gelenin çekilmesi dışında bir seçenek kalmayacağını vurguladı.  

Bir yıldır kurultay çağrısı yapmakta olduğunu hatırlatan Taçoy, o günden bugüne yaptığı tüm uyarıların gerçekleşmeye başladığını söyledi.

“TABANDAN YÜKSELEN HOŞNUTSUZLUĞUN ANALİZİ DOĞRU YAPILMALI”

Hayvan üreticilerinin Başbakanlık önündeki eylemi yarın sürecek… Hayvan üreticilerinin Başbakanlık önündeki eylemi yarın sürecek…

UBP tabanından yükselen hoşnutsuzluğun farklı yerlere yönelime neden olmaya başladığına dikkat çeken Taçoy, bu noktada yapılacak en doğru analizin “ne yaptık ki bu sonuçtayız” şeklinde olduğunu kaydetti.

Hasan Taçoy, “Sayın Başbakan bir kurultay tarihi vermiyor ama bir kurultay varmış gibi de çalışıyor. Gezmediği yer kalmadı. Başbakanlık imkanları ile bunları yapıyor. Bundan şikayetim yok, hatta daha iyisini de yapabilse” dedi.

Kendisinin herhangi bir küskünlüğü ya da bakan olma talebi bulunmadığının altını çizen Taçoy, kurultayın mutlaka 2024’de yapılacağını söyledi.

28 Ekim 2024’e kadar kurultayın tamamlanmaması halinde UBP’nin yasa gereği seçime katılamayacağını hatırlatan Taçoy, bu nedenle de 2024’ün UBP için kurultay yılı olduğunu ve Ekim’e kadar da yapılacağını kaydetti.

“DEMOKRATİK SONUÇLARI KABUL EDEMEYENLER SİYASET YAPMASIN”

Hasan Taçoy, kurultaydan çıkacak sonucu herkesin kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak, “bunu kabul etmezsek siyasete girmeyelim, siyaset yapmayalım” dedi.

Siyasette “sürekli düşmanlık” diye bir şey bulunmadığını vurgulayan Taçoy, karşısında seçime girilen kişinin bir rakip olduğunun, düşman olmadığının altını çizdi.

Kendisinin şu an “düşman muamelesi” gördüğünü ifade eden Taçoy, benzer şeylerin UBP’de geçmişte de yaşandığını anımsattı.

Parti içerisinde farklı zamanlarda farklı isimlerle farklı yarışlara girdiğinin altını çizen Taçoy, bunların tümünde de kimseyi ötekileştirmek ya da dışlamak yönünde en küçük bir çabası olmadığını vurguladı.

“UBP’NİN İHTİYACI OLAN KUCAKLAŞMAYI BEN SAĞLAYACAĞIM”

“parti bir bütündür” diyen Taçoy, girilen yarışta gerçekleşen seçim sonrasında kucaklaşarak yola devam edilmesi gerektiğini kaydetti.

Taçoy, “ben Faiz bey ile yarıştım. Eğer Faiz beyin kazandığını kabul etmeseydim ve o sert çekişmeyi devam ettirseydim UBP yapılan seçimden 24 vekil ile çıkamazdı. Kucaklaşmak çok önemlidir. Ben bunu yapabileceğimi söylüyorum. Birilerinin söylediğinin aksine, çekilmeyeceğim ve adayım. Ne isterse olsun, adayım. UBP’de demokrasinin yaşanması ve herkesin bunu görmesi lazım. UBP’de şu an demokrasi yok ve bunun yaşanması şarttır. Belki de kıran kırana olacak ama seçim bitecek, birbirimizi kucaklayacağız ve yolumuza devam edeceğiz” dedi.