Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Fransa’nın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Salina Grenet Catalano’nun verdiği bir röportaj sonrasında açıklama yaptı.

Salina Grenet Catalano röportajında, “İki devletli çözüm, çözüm değildir" ifadelerini kullanmıştı.

Ertuğruloğlu bunun üzerine, “Catalano’nun Avrupa Birliği üye ülkeleri arasındaki “dayanışma” kisvesi altında Güney Kıbrıs Rum yönetimine vermiş olduğu açık destek, Kıbrıs meselesinde adil ve kalıcı bir anlaşmaya varılamamasının temel nedenidir” dedi.

Meclis Genel Kurulu’nda yaşlıların sağlığa erişimi de gündeme taşındı Meclis Genel Kurulu’nda yaşlıların sağlığa erişimi de gündeme taşındı

Ayrıca Ertuğruloğlu, “Başta Fransız Büyükelçi olmak üzere Güney Kıbrıs Rum yönetiminde görev yapan büyükelçilerin, ülkemiz üzerinde baskı yaratmaya çalışan tehditkar söylemlerini reddediyor ve kendilerini yalnızca görev alanlarını ilgilendiren konularda yorum yapmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

Ertuğruloğlu’nun tam açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum yönetimine akredite Fransa Büyükelçisi Catalano, Kıbrıs meselesi ile ilgili basına verdiği demeçte yetkisini aşan ve halkımızın iradesine yönelik saygısızca ifadeler kullanmıştır.

Adaya ziyaret gerçekleştiren veya görev yapan herkes, bugün kendi kendini yöneten iki ayrı halk ve iki ayrı Devlet bulunduğunu gayet iyi bilmektedir. Catalano’nun Avrupa Birliği üye ülkeleri arasındaki “dayanışma” kisvesi altında Güney Kıbrıs Rum yönetimine vermiş olduğu açık destek, Kıbrıs meselesinde adil ve kalıcı bir anlaşmaya varılamamasının temel nedenidir.

Tarihe karışmış ve geçerliliğini yitirmiş Güvenlik Konseyi kararlarına yapılan atıflar, Ada’nın eşit sahibi olan Kıbrıs Türk halkı ile hiçbir paylaşımda bulunmak istemeyen Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu sürdürmesine ve Kıbrıs Türk halkının ilânihâye izolasyon ve ambargolar altında yaşamaya devam etmesine sebebiyet vermektedir. Daimi üye ülkelerden birisi tarafından söz konusu kararlara yapılan atıflar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin güvenilirliğinin sorgulanmasının yeni bir nedeni ve örneği olmuştur.

Özellikle doğrudan ticaret aracılığı ile dünya ile buluşmasını engellenen Kıbrıs Türk halkının geleceğini Rum tarafının keyfine bırakan “ada içi ticaret” çağrısı ise, halkımıza yönelik büyük bir haksızlık ve saygısızlıktır.

Başta Fransız Büyükelçi olmak üzere Güney Kıbrıs Rum yönetiminde görev yapan büyükelçilerin, ülkemiz üzerinde baskı yaratmaya çalışan tehditkar söylemlerini reddediyor ve kendilerini yalnızca görev alanlarını ilgilendiren konularda yorum yapmaya davet ediyorum.”