Tıp-İş Başkanı Dr. Özlem Gürkut, “Yaşlılara Saygı Haftası ve Ülkemizdeki Durum” konulu açıklamasında, “Bize çok şey vermeye devam eden büyüklerimizin yeteneklerini ve refahını geliştirmek için, sağlıklı yaşlanmaları, bağımsız yaşayabilecekleri, hak ettikleri onurlu şartlara kavuşmaları için tüm paydaşlar birlikte çalışmalı, gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı, tıbbi ve sosyal olanakları geliştirmeliyiz.” İfadelerine yer verdi.

Gürkut, tıbbın gelişmesiyle insanların yaşam süresinin uzadığını, dünya nüfusunun yaşlandığını kaydederek ülkede de 45 binden fazla yaşlı olduğu, yani ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünün 65 yaş üstünde olduğunu belirtti.

Yaşlı nüfusun artmasıyla ülkelerin yaşlılarla ilgili politikalar üretmesi ve sosyal düzenlemeler yapması gerektiğine işaret eden Gürkut, BM Genel Kurulu’nun, 2021-2030 yıllarını "Sağlıklı Yaşlanma On Yılı" olarak belirleyerek, yaşlıların temel haklarına ulaşmasının önündeki en büyük engelin mevcut önyargılar olduğunu belirttiğini; BM raporlarına göre 2050’de küresel yaşlı nüfusunun 1,6 milyara ulaşacağının öngörüldüğünü kaydetti.

Gürkut, sağlıklı yaşlanmanın, ileri yaşlarda esenliği mümkün kılan işlevsel yeteneği geliştirme ve sürdürme süreci olduğuna işaret ederek, Dünya Sağlık Örgütünün günümüzde dünyadaki yaşlı insanların en az yüzde 14’ünün tüm temel günlük ihtiyaçlarının karşılanmasından yoksun olduğuna dikkat çektiğini bildirdi.

- “Ülkemizde yaşlılarla ilgili bir devlet politikasının olmadığı açık”

KKTC’de uzun yıllardır yaşlı bakımı konusunda yatırım yapılmadığını kaydeden Tıp-İş Başkanı Dr. Özlem Gürkut, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ülkemize bakacak olursak yaşlılarla ilgili bir devlet politikasının olmadığı açıktır. Uzun yıllardır yaşlı bakımı konusunda yatırım yapılmadığı, proje geliştirilmediği bilinmektedir. Ülkemizde maalesef yaşlılarımız için ileri yaş hastalıklarına yönelik bakım ve tedavi programları ve korunma yöntemleri geliştirilmemiştir. Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri ile yaşlıların bağımsız yaşamalarını sağlayacak sağlık politikalarına ve sosyal programlara acilen ihtiyacımız vardır.

Yakın geçmişte bir yaşlı bakım evimizde yaşanan hepimizi derinden üzen olaylara rağmen yaşlı bakım evleri ve rehabilitasyon merkezlerimizle ilgili sorunlarla ilgili kayda değer bir ilerleme yapılmamıştır.”

-“Yaşlı bakım evlerinde sadece 175 yaşlıya uzun süreli bakım veriliyor”

Gürkut, kamu hastanelerinde hâlâ geriatri uzmanı olmadığına işaret ederek “Evde yaşlı bakım hizmetlerimiz yeterli düzeyin çok uzağındadır. 2020 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde devlete ve özel sektöre ait yaşlı bakım evlerinde sadece 175 yaşlıya uzun süreli kurumsal bakım verilebilmektedir. Bunun sonucu olarak bakıma ve yardıma muhtaç olan yaşlılarımız daha çok kendi evlerinde, çoğunlukla yabancı uyruklu ve profesyonel olmayan, bu konuda eğitim almamış bakıcılardan ücretli hizmet almaktadır” dedi.

İstanbul Yapı Fuarı yarın açılıyor KKTC 5 firma ile temsil edilecek İstanbul Yapı Fuarı yarın açılıyor KKTC 5 firma ile temsil edilecek

Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği tarafından yapılan ve 2020’de sonuçları yayımlanan Kuzey Kıbrıs’ta Ailelerin Yaşlı Bakımı ile İlgili Tercihleri ve Sorunları Anketinin sonuçlarına değinen Gürkut, sonuç raporuna göre bu kişilerin yüzde 55’inin güvenebilecekleri ve kaliteli hizmet alabilecekleri bir bakım evi olsaydı orayı tercih edeceklerini belirttiğini kaydetti.

-“Evde bakım hizmetleri artırılmalı”

Gürkut, Sağlık Bakanlığının evde bakım hizmetlerinin artırılması, birinci basamak sağlık hizmetleri aracılığı ile koruyucu hizmetler yanı sıra rehabilite edici hizmetlerin kapsamlı ve yeterli düzeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yaşlılara yönelik hizmetlerini çeşitlendirmesini ve geliştirmesini istedi.

Tıp-İş Başkanı Gürkut, yerel yönetimler aracılığıyla sürdürülen evde bakım hizmetlerinin, yaşlılara yönelik sınırlı sosyal aktivite ve programlarının ülke geneline yayılması, desteklenmesi ve geliştirilmesi önerisinde de bulunarak şunları ekledi:

“Yaşlıların mobilite ve sosyal ilişkilerinin devamlılığının sağlanması açısından da bu hizmetlerin önemi büyüktür.

Bize çok şey vermeye devam eden büyüklerimizin yeteneklerini ve refahını geliştirmek için, sağlıklı yaşlanmaları, bağımsız yaşayabilecekleri, hak ettikleri onurlu şartlara kavuşmaları için tüm paydaşlar birlikte çalışmalı, gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı, tıbbi ve sosyal olanakları geliştirmeliyiz.”