Füsun Cemaller’in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Gülay Uğur’dan oluşan mahkeme heyetinin verdiği kararı Başkan Cemaller okudu. Başkan, sanığı kendi ikrarı, İddia Makamı tarafından ileri sürülen olgu ve emareler ışığında aleyhine getirilen davalardan suçlu bulup mahkûm ettiklerini açıkladı. Başkan, sanığın mahkûm olduğu ağır yaralama suçunun vücut bütünlüğüne karşı işlenen bir suç olduğunu ve ömür boyu hapis cezası öngördüğünü belirtti. Ağır yaralama olayının 10.05.2025 tarihinde saat:18:40’ta Haspolat’ta meydana geldiğini kaydeden Başkan, güvenlik görevlisi Mehmet Emin Taşlıtarla'nın kendisi ile alay ettiği gerekçesi ile güvenlik görevlisi olan, Mehmet Yıldız'a tasarrufunda kanunsuz olarak bulundurduğu toplam uzunluğu 15 santim ağız uzunluğu 6 santim olan sivri uçlu bıçakla saldırarak, sol göğüs altına bir kez ve arka sırt kısmına iki kez sokmak sureti ile ağır şekilde yaraladığını söyledi. Başkan Cemaller, sanık ile müştekinin arkadaş olduğunu, olay günü müştekinin, sigara içen sanığa, “Yine çekiyorsun” dediğini, sanığın da kendisiyle dalga geçildiği gerekçesiyle daha sonra arkadaşını arayarak, “gelin konuşalım. Benimle niye dalga geçiyorsunuz, benim dengim değilsiniz” dediğini aktardı. Başkan, aralarında geçen konuşma sonrasında müştekinin sanığa kafa attığını, bunun üzerine sanığın da kanunsuz olarak tasarrufunda bulundurduğu sivri uçlu bıçak ile müştekinin sol göğüs altına bir kez, sol arka kısmına 2 kez sokmak suretiyle müştekiyi ağır yaraladığını belirtti. Başkan, “Olayın öncesinde müştekinin gerek sözlü gerekse kafa atarak sanığı tahrik ettiği açıklıkla ortadadır. Tahrik unsuru sanık lehine değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Huzurumuzdaki meseledeki önce sözlü olarak, sonrasında sanığa kafa atılması şeklinde tahrikte bulunulmasını sanık lehinde hafifletici faktör olarak dikkate alırız” dedi.
Mahkeme Başkanı Cemaller kararına şöyle devam etti: “Hafifletici etkenin yanı sıra sanığın suç teşkil eden eylemlerinin oldukça vahim olduğu görülmektedir. Sanık kanunsuz olarak bulundurduğu bıçağı toplam 3 kez sokarak müştekiyi ağır bir şekilde yaralamıştır. Sanık tahrik edilmiş olmakla birlikte müştekinin bu şekilde 3 kez sokularak bıçakla yaralanmış olması oldukça vahimdir. Tahrik altında işlenmiş olsa dahi bu şekilde bıçak kullanılarak adam yaralama hoşgörü ile bakılamayacak suçlardandır. Sanığın eylemi, tahrik kabul ettiğimiz müştekinin eylemine oranla oldukça ağırdır. Sanık güvenlik görevlisi bir kişidir. Sanık ortamın güvenliğini sağlaması gereken kişi olmakla birlikte tasarrufunda kanunsuz bıçak taşıması ve bunu herhangi bir şekilde kullanarak adam yaralaması kabul edilebilir bir durum değildir. Suçun işleniş şeklinin oldukça ağır olduğu kanaatindeyiz.” Başkan, müştekinin hastanede 5 gün yatmasını ve kalıcı bir hasar oluşmamasını ise sanığın lehine değerlendirdiklerini söyledi. Başkan, insan hayatını tehlikeye koyan, hiçe sayan ve insan yaşamına müdahalede bulunan vahim suçlara karşı mahkemelerin hoş görülü olamayacağını belirtti. Başkan, bu tip suçlara adaleti sağlayarak, toplum huzurunu korumakla görevli mahkemeler tarafından caydırıcı cezalar verilerek önlenmesi gerektiğini kaydetti. Başkan, “Aksi takdirde birbirine kızan toplum bireyleri temin edilebilmesi çok kolay ve oldukça tehlikeli olan bıçak ve çeşitli delici aletler ile birbirine pervasızca saldıracak, toplum içerisinde bu tip suç aletleri ile işlenen vahim suçların sayısı gün geçtikçe artacak, toplumuz ciddi ve geriye dönüşü imkânsız yaralar alacaktır. Yargının görevi bu tür suç işleyen kişilere etkin ve caydırıcı cezalar vererek benzer suç işleme temayülü olan kişileri benzer suç işlemekten caydırmaktır” dedi. Tüm dünyada yaygınlaşmakta olan bıçak tipi aletler ile işlenen suçların "en vahşi" şekilde işlenen suçlar kategorisinde yer aldığını kaydeden Başkan, sivri tipli bıçakların ev ve bahçe dışında taşınmasının dahi yasaklandığını belirtti. Başkan, bu tür yaralama suçlarında kamu yararının ön planda tutulması ve ağır basması, caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Başkan cezaların kişiselliği keza sanığın kişisel durumu ve sanık lehine olabilecek sair faktörlerin ceza takdirinde göz önünde bulundurulmakla beraber bu tür suçlarda ikinci derecede önem arz ettiğini söyledi. Başkan Cemaller, “Sanık genç ve hayat tecrübesi az olan benzeri sabıkası olmayan bir kişidir. Bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuğu bulunmaktadır. Suçunu ilk andan kabul ederek adaletin erken tecellisine katkı sağlamıştır. Tüm bu hususlarla birlikte özellikle böbrek hastası olması da ceza takdirinde sanık lehine hafifletici faktör olarak dikkate alınır” dedi.
Başkan Cemaller, tüm belirtilenler, sanığın lehine ve aleyhine olduğu kabul edilen faktörler ile sosyal tahkikat raporu dikkate alındıktan sonra, sanığa işlemiş olduğu suçun vahameti ile orantılı olacak şekilde hapis cezası vermeyi uygun bulduklarını belirtti ve sanığı 6 yıl hapse mahkûm ettiklerini açıkladı.




