Akpınar, sürecin yalnızca bireysel ve kurumsal mağduriyetler yaratmakla kalmadığını, aynı zamanda toplumsal güven duygusunu da hedef aldığını belirtti.
Açıklamada, faili ve kaynağı henüz netleşmemiş saldırılar üzerinden bazı kesimlerin hükümeti ve devlet yapısını hedef almasının “siyasi fırsatçılık” olarak değerlendirilebileceği vurgulandı. Akpınar, kanıtsız ithamların toplumu ayrıştırabileceğine dikkat çekerek, sorumlu bir dil kullanılması gerektiğini ifade etti.
Söz konusu saldırıların, ülke içindeki güvenlik açıklarını test eden profesyonel yapılar tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini kaydeden Akpınar, bunun aynı zamanda toplumsal fay hatlarını tetiklemeye yönelik bir süreç olabileceğini dile getirdi.
Toplumda “kahramanlık” söylemleri üzerinden gerilim yaratılmasına da değinen Akpınar, bunun ne demokrasiye ne de toplumsal barışa katkı sunduğunu belirtti. Sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonlarına karşı dikkatli olunması çağrısında bulunan Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu tür girişimlere teslim olmayacağını ifade etti.
Siber saldırıların mutlaka araştırılacağını ve sorumluların ortaya çıkarılacağını vurgulayan Akpınar, bu süreçte herkesin diline ve sorumluluğuna dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.
Açıklamada ayrıca, hayat pahalılığına yönelik düzenlemeler ve fiber altyapı projeleri gibi önemli konuların aynı dönemde manipülatif bir zemine çekilmesinin tesadüf olmadığı savunuldu.
Akpınar, halkı provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağırarak, “Toplumsal barışı riske atacak söylemlerden kaçınılmalı” dedi. Demokrat Parti’nin her koşulda devletin ciddiyetini, halkın birliğini ve ülkenin geleceğini koruma kararlılığında olduğunu ifade etti.




