Karakuş Öz yazdı...
Bu ülkede bir şey hiç değişmiyor.
Asgari ücret daha açıklanmadan, zamlar çoktan yürürlüğe giriyor. Maaş belirsiz, geçim kesin pahalı. Çalışanın cebine girecek para hâlâ tartışma konusu ama cebinden çıkacak olanlar çoktan kararlaştırılmış. Bu bir tesadüf değil, bu bir sistem.
Asgari ücret masada sürünürken, markette etiketler koşar adım ilerliyor. Elektrik, su, akaryakıt, kira, gıda… Hepsi zamlı. Kimse “maaş ne olacak?” diye beklemiyor. Çünkü zam yapmanın takvimi başka, emeğin takvimi başka. Bu ülkede önce fiyatlar artırılır, sonra “asgari ücreti yükselttik” denir. Ama o artış, daha ilk ayda buhar olur.
Soruyorum vallahi soruyorum ,
Henüz maaşı belli olmayan bir çalışanın, zamlı hayatı yaşaması hangi aklın ürünüdür?
Bu adaletsizlik değilse nedir?
Asgari ücretli bu ülkede artık sadece çalışan değil, aynı zamanda sabreden, borçlanan, kısmaya zorlanan bir figür hâline getirildi. Sofradan eksilen et, ertelenen sağlık, iptal edilen bir gelecek… Hepsi “zam” denilen o soğuk kelimenin içinde saklı.
Zamlar başlarken kimse çıkıp “Bu ücretle geçinmek mümkün mü?” demiyor. Kimse mutfağa bakmıyor. Kimse faturayı eline alıp hesap yapmıyor. Çünkü o faturayı ödeyenler başka, karar verenler başka dünyalarda yaşıyor.
Daha acısı ve vahim olan şu ki,
Bu düzen artık utanmadan sürdürülüyor. Zam yapılır, sonra açıklama gelir. “Enflasyon”, “piyasa şartları”, “kaçınılmaz artışlar”… Hep aynı cümleler, hep aynı ezberler. Ama sonuç hiç değişmez: Asgari ücretli her seferinde biraz daha yoksullaşır.
Asgari ücret artışı bir hak olmaktan çıkarılıp bir lütuf gibi sunuluyor. Oysa yapılan şey çok açık: Önce zamlarla maaş eritiliyor, sonra kırıntılar “artış” diye pazarlanıyor. Bu bir aldatmacadır.
Kimse kusura bakmasın ama bu tabloyu görmemek için kör olmak gerekir.
Zamların maaştan önce gelmesi, emeğe verilen değerin en net göstergesidir. Çalışana “sen sonra gel” deniliyor. Önce piyasa, önce kâr, önce zam… İnsan en sona yazılıyor. Bu ülkede artık sorun sadece düşük maaş değildir.
Sorun; adaletin, planlamanın ve vicdanın yokluğudur.
Asgari ücretin akıbeti belli olmadan yapılan her zam, açık bir mesajdır:
“Senin geçimin önceliğimiz değil.” Ve bu mesaj, her ay gelen faturayla biraz daha yüksek sesle okunmaktadır.
Zamlar durmuyor. Hayat ucuzlamıyor.
Ama sabır da bir yere kadar. Asgari ücretli bu ülkenin yükünü taşıyor ama karşılığında sadece belirsizlik alıyor. Bu düzen sürdükçe, ne maaş artışı çözüm olur ne de süslü açıklamalar.
Çünkü sorun rakamlarda değil, zihniyettedir.
KARAKUŞ