CANLI AKTARIM / Pelin Yükselay
Çavuşoğlu, konuşmasına ülkede mutlaka bir seçim olacağını ve seçim sonucunda gerçeklerin ortaya çıkacağını belirterek başladı. DAÜ ile ilgili konuların ciddi şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Bakan, CTP’nin uyarılarını takdir ettiğini söyledi. “DAÜ’nün erime süreciyle ilgili birçok gerekçeli konuşmalar yaptılar. Biz de bunlardan faydalanarak ve DAÜ’nün içerisinde girdiği çıkmazdan çıkması için yüzlerce saat çalıştık. Sonuçta DAÜ’yü hükümetin fedakarlıkları ve doğru vizyonuyla çöküşten çıkardık” dedi.
“Ben DAÜ’ye hukuki olmayan hiçbir müdahalede bulunmadım”
Bakan, yasa süreçlerinin DAÜ rektörlük, VYK ve sendikalarla paylaşım içinde yürütüldüğünü belirtti. DAÜ VYK atamalarının hükümetin atamaları olduğunu, atadıkları kişilerin kurumun daha iyi iş yapabilmesi için kadroların değiştirilebileceğini ifade etti. Çavuşoğlu, “Biz kurumsal olarak bakıyoruz. Ben DAÜ’ye hukuki olmayan hiçbir müdahalede bulunmadım, bulunmuyorum. DAÜ için öğrenci gruplarınızı büyütün dedim, gelir-gider dengenizi koruyun, alacaklarınızı tahsil edin dedim, Beach Club’ı uluslararası ihalelere çıkarak yönetin, protokol maddelerine eksiksiz uyun dedim. Bunlar müdahale ise ona göre karar verin” diye konuştu.
DAÜ’nün mali durumu…
Bakan, DAÜ’nün mali durumuna da değinerek, yaklaşık 3 milyar TL vergi silindiğini, 2 milyarın üzerinde bütçe ve sosyal sigorta desteği verildiğini, 1 milyarın üzerinde de kıdem tazminatı ödendiğini söyledi. DAÜ Yasasına göre VYK’yı görevden alma ve yerine atama haklarının hükümette olduğunu belirten Çavuşoğlu, VYK’nın Bakanlar Kurulu’nda gündeme getirildiğini ve bütçe geçtikten sonra gerekli atamaların yapıldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanının atamalarda beraber olunması yönündeki açıklamasını hatırlatan Bakan, “Dedik ki, tamam, atayacağımız isimleri atadık. Bütünü görevden alındığı için atamayı yaptığımızda Cumhurbaşkanı kimin yerine kim atandı bunu düzeltin dedi ve biz düzelttik” dedi.
“Oylarımızı Erhürman’dan geri çekersek ne olacak?”
Bakan, ayrıca Cumhurbaşkanının yüzde 63-64 oyla seçildiğini, diğer partilerin desteği olmasaydı bu oy oranının yüzde 20 civarında olacağını savunarak, “Cumhurbaşkanı ciddiyet getirecek diye saraya gitti, ancak ciddiyet tek taraflı olur mu? Bu davranışlarla oylar geri çekilirse yüzde 20’ye düşer, ne olacak?” ifadelerini kullandı.




