Gündem Kıbrıs Özel Haber
ABD-İsrail ve İran Savaşı Ortadoğu’yu ateş çemberine çevirmişken, İran’ın insansız hava araçları Kıbrıs adasını hedef aldı. Baf Havalimanı ve bölgedeki yerleşim yerleri güvenlik amacı ile boşaltılırken, İngiltere, Orta Doğu’da bulunan üslerini ABD’ye açtığını duyurdu. Yaşanan gelişmelerin ardından, Güney Kıbrıs ve KKTC’de yaşayan vatandaşlar tedirginlik yaşıyor. Gündem Kıbrıs ekonomik örgütlere bölgede yaşanan son gelişmeleri sordu. . Gündem Kıbrıs’a konuşan ekonomik örgütler, diplomasinin en kısa sürede devreye girerek bu savaşın bir an önce son bulması gerektiğini ifade etti.
KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer: Gerek turizm, gerek inşaat, gerekse de diğer sektörlerde ekonomi olumsuz etkilenecektir
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, yaşanan gerginliğin kısa sürmesini umduğunu söyleyerek, aksi takdirde ada ekonomisinin bundan çok olumsuz etkileneceğini söyledi. Gürcafer, “Umarım ki bu savaş kısa sürede sona erer. Tüm temennim odur. Uzun sürmesi halinde ekonomik olarak olumsuz etkileniriz. Körfez savaşı döneminde ekonomimiz çok ciddi etkilenmişti. O dönemde Kıbrıs’ın vurulması söz konusu değildi. Bizim sınırlarımızla ilgili olmasa bile ada içinde İngiliz üsleri hedef haline gelmiştir ve saldırıda yapılmıştır. Dolayısıyla bunun uzun sürmesi demek uzun süre hedefte olmak demektir ve bu da adanın bütününe yönelik ekonomik olarak büyük sıkıntı yaşanması demektir. Gerek turizm, gerek inşaat, gerekse de diğer sektörlerde ekonomi olumsuz etkilenecektir. Temennim kısa sürede diplomasinin devreye girmesi ve bu sıcak çatışmasının bitmesidir. Aksi çok büyük zarar görürüz” ifadelerini kullandı.
KTEZO Genel Koordinatörü Hürrem Tulga: Asla onaylanamaz bir saldırganlık var
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, bölgede yaşanan gelişmelerden dolayı herkesin tedirgin olduğunu söyleyerek, “Bizde bölgedeyiz ve tedirginiz. Bütün dünya bu savaştan etkilenmeye başladı. Akaryakıttaki artışa baktığınızda bütün dünya ekonomileri de etkilenmeye başladı. Özellikle akaryakıt bağımlısı ülkeler açık vermeye başladı ekonomileri zora girdi ve borsalar kapadı. Altın ve dövize hücum var. Tedarikte sıkıntılar başladı ve savaşın etkileri bütün bölgeyi kapsadı. Mesele sadece İngiliz üsleri değildir. İngiliz üslerinin adada olması ve hedef olması çok daha tehlikelidir ve bizi savaştan etkilenir noktaya getirdi. Şuanda dünyada savaştan etkilenmeyen ülke kalmadı. Baktığınız zaman akaryakıt bağımlısı bir dünya var ve tedarikin sağladığı bölgede savaş çıktı. Asla onaylanamaz bir saldırganlık var. Siviller, çocuklar ölüyor ve bu saldırganlığın durdurulması lazım. ABD-İsrail ittifakı ne kadar gerekçe üretirse üretsin kabul edilebilir değildir. Bütün Dünya da bunu bildiği halde kimse tavır almıyor. Umarız en kısa sürede bu savaş sona erer” diye konuştu.
İŞAD Başkanı Enver Mamülcü: Bu coğrafyada enerji ihtiyacı savaşı da doğuracaktır
Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, “Yunanistan açıklama yaptı ve Güney Kıbrıs’a kriz geçene kadar F16’lar ve firkateyn yolluyor. Rum tarafı bunu fırsat bilip yığınak mı yapıyor? Biz teknoloji olarak Türkiye’de yapılan ve gelen güvenlik sistemlerine bağlıyız. KKTC olarak bizim de savunma sanayiimizi geliştirmemiz gerekir. Yatırımcılar getirmemiz lazım. Ulusal güvenliğin bu yaşananlarda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. 60’ları 74’leri yaşamış kişiler olarak ulusal güvenlikte istihbarat ve haberleşmenin ne kadar önemli olduğunu yakın geçmişte görmüş kişileriz ve savunma sanayisine yatırım yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de savunma sanayisinin ne kadar büyük olduğunu ülkemizde de yapılan TEKNOFEST’te gördük. Yanı başımızda Güney Kıbrıs silahlanmaya devam ediyor. Bu alanda yaptığı girişimler KKTC’ye bir tehdittir. Bunların hızlı bir şekilde muhakemesini yaparak ülkede askeri teşkilatımızın, sivil savunmanın ve sivil halkın herhangi bir mücbir savaş durumunda çocukların, yaşlıların ve kadınların nerede sığınacağı vatandaş tarafından bilinmelidir. Sığınakların geliştirilmesi, eli silah tutan kişilerin nerede toplanacağı önemlidir. Ben bir savaş çıktığında hangi alana gideceğimizi bilmiyorum. Bununa ilgili Rum tarafı sürekli tatbikatlar yapıyor. Bizim de olası senaryolara karşı tatbikatlar yapmamız gerekiyor. Artık bir savaş ortamı içindeyiz. Bu coğrafyada enerji ihtiyacı savaşı da doğuracaktır. Savunma alanında ne kadar güçlü olursak ekonomimiz de o kadar gelişilir ve güvenli bir yatırım iklimi haline geliriz. Zayıf bir güvenlik, yatırım konusunda kaçınılan bir noktaya getirir bizi. İngilizlerin, İngiliz toprağı üzerinde yer alan, Rumların karışamayacağı bir durum söz konusudur. Rum yönetimin veya Türk yönetiminin bu konuda söyleyebileceği bir söz yoktur. Diplomasi ile yapılacak çalışmaların hızlandırılması gerekir” dedi.
Alayköy Organize Sanayi Bölgesi Derneği Başkanı Metin Yılgın: İsrail’in hoyratlığı ve saldırgan tutumu tüm coğrafyayı birbirine kattı
Alayköy Organize Sanayi Bölgesi Derneği Başkanı Metin Yılgın, “Savaşı tasvip etmiyoruz. İsrail’in hoyratlığı ve bu saldırgan tutumu tüm coğrafyayı birbirine kattı. Bir an önce bundan vazgeçilmeli. Ülkelerin kaderleri ve yönetimlerinin değişmesi o ülkede yaşayan insanlara hastır. İnsanlar kendi yönetim biçimini kendi oluşturmalıdır. Dışardan gelen bir emperyalist gücün bunu değiştirmeye çalışması bütün coğrafyayı etkilemektedir. Güneydeki üslerin kullandırılmaması lazım. Eğer Güney Kıbrıs yönetimi bunları kullandırıyorlarsa da her ülkenin meşru müdafaa hakkı saklıdır ve bunu unutmamaları gerekir. Yaşananları tasvip etmiyoruz. Bu yapılırsa da Güney Kıbrıs bunun sonuçlarına katlanacak. Güney komşularımıza kapımız açıktır. Türklerin güvenli şemsiyesi altına sığınabilirler” dedi.
GİAD Başkanı Yusuf Tekinay: Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin NATO’da olması, herhangi bir taraf olmayarak denge politikası yürütmesidir
Genç İş İnsanları Derneği (GİAD) Başkanı Yusuf Tekinay, “Öncelikle bu yaşananlardan dolayı çok üzgünüz. Her ne olursa olsun, bir devletin uzaklardan gelip başka bir devletin seçilmiş liderini öldürmesi üzücüdür. Bölgenin geldiği durum bizleri tedirgin etmektedir. Gerek hayat pahalılığı gerekse de petrol fiyatları, uzun vadede turizmimize etki edecek bir durum söz konusudur. Güney Kıbrıs’ın yaşadıkları, özellikle İngiltere Başbakanının açıklamalarından İran açıkça tehditte bulunmuştur. Özellikle ABD ile birlikte buralara yeni üstler kurulacağı açıklaması bizleri daha da tedirgin etmiştir. Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin NATO’da olması, herhangi bir taraf olmayarak denge politikası yürütmesidir. Umarım ki en kısa sürede aklıselim ve sağduyu kazanır. Ancak Amerika ve İsrail’in açıklamalarına baktığımızda kısa vadede bitecek bir savaş gibi görünmüyor. Biz iş insanları olarak, biraz daha dikkatli edilmesinde fayda olacağını düşünüyoruz. Özellikle enerji fiyatlarında oluşacak enflasyonist baskıya karşı tedbirler alınmalı” ifadelerini kullandı.
KTTO Başkanı Turgay Deniz: Güney Kıbrıs’ın İsrail ve Amerikalılar ile yaptığı anlaşmalar adayı hedef tahtası haline getirmiştir
Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, savaşın ekonomik etkileri hakkında konuşarak, “Bizi daha çok ilgilendiren konu bu savaşın etkilerinin ne olacağıdır. Basra Körfezi’nin ne kadar daha kapalı kalacağı önemlidir. Tüm ülkelerin yaklaşık bir aylık petrol rezervleri bulunuyor. Ancak bu savaş bir ayı aşarsa, o zaman bu etkileşim sadece petrol fiyatlarında değil, petrole bağlı olarak bütün ürünlerde pahalılık karşımıza çıkacaktır. Bizim en büyük endişemiz budur. Diğer taraftan ise Güney Kıbrıs’ın adayı bir üs merkezine getirmesi, İsrail ve Amerikalılar ile yaptığı anlaşmalar adayı hedef tahtası haline getirmiştir. Bizler Kıbrıslı Türkler olarak barışı ve huzuru savunan ve destekleyen kesimiz. Umuyorum ki korkulan olmaz adada. Aksi takdirde sonuçları ağır olacaktır” dedi.