Gündem Kıbrıs Özel Haber

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan Fiber Dönüşüm Protokolü, 11 Temmuz 2025'te duyuruldu. Amaç, KKTC genelinde hane ve işletmelere fiber internet hizmeti götürmek ve dijital altyapıyı güçlendirmek ve proje kapsamında, KKTC'nin iletişim omurgasını, eğitim, sağlık ve kamu hizmetlerini dijitalleştirmesi hedefleniyor.

Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (TEL- SEN), telefon dairesinin hükümet tarafından Türk Telekom’a 25 yıllığına “peşkeş çekilmek” istendiğini iddia ederek Telekomünikasyon Dairesi tüm şubelerinde grev ve Meclis önünde eylemler düzenledi.

Gündem Kıbrıs, Ekonomik örgütlere, KKTC ve Türkiye arasında imzalanan Fiber Dönüşüm Protokolünü ve TEL-SEN’in eylemi hakkındaki düşüncelerini sordu. Gündem Kıbrıs’a konuşan Ekonomik Örgütler, yerel internet sağlayıcılarının da sürece dahil edilerek ortak bir çalışma yapılmasını ve yerel firmaların da korunması gerektiğini vurguladı. Ekonomik örgütler, iş dünyasında teknolojik altyapıların ekonominin gelişmesinde önemli bir rol oynadığını da ifade ederek, tüm süreçlerin kamuoyunun aklıda soru işareti kalmaması adına şeffaflık ile yürütülmesi gerekliliğine dikkat çekti.

GİAD Başkanı Yusuf Tekinay: “5 sene sonra da fiberoptik kabloları kimse alıp gitmeyecek, ülke adına yapılacak kalıcı bir yatırımdır”

Genç İş İnsanları Derneği (GİAD) Başkanı Yusuf Tekinay, teknolojik alt yapının bir ülkenin gelişimi için çok önemli olduğunu kaydederek, “İş insanları olarak dünyaya ekonomik anlamda bağlanabilmek için bilgi işlem, hız ve fiberoptik olmazsa olmazımızdır. Günümüz çağı bilgi çağıdır. Sendikanın hassasiyetini anlıyoruz. Ancak ülke adına faydalı bir yatırım olacaksa dışardan yatırım almak her zaman avantajlıdır. Sonuçta fiberoptik yatırımı bu ülkeye yapılacak 5 sene sonra da fiberoptik kabloları kimse de alıp gitmeyecek, ülke adına yapılacak kalıcı bir yatırımdır. Burada esas olan eğer bir piyasa bozucu bir imtiyaz sağlanıyorsa ve piyasada hali hazırda bulunan yerli firmalarımıza ters bir etki olacak ve monopol olacak bir düzenleme varsa onların ayrıca tartışılması gerekir. Herhangi bir sektörde monopol olmak son kullanıcı için de çok avantajlı değildir. Yapılsın ama doğru şekilde doğru şartlarda ve rekabet koşullarını etkilemeyecek şekilde olsun ki herkes de o fiberoptik alt yapısından son kullanıcıdan işverenlere kadar en iyi hizmeti en ucuza alabilsin. O anlamda altı doldurulursa sendikanın da hassasiyetleri giderilmiş olur. Ama esasen fiberoptik alt yapının ülkemizde yapılması elzemdir” ifadelerini kullandı.

İŞAD Başkanı Enver Mamülcü: Yerel işbirliklerini de destekleyecek yöntemle olmalıdır

Tel-Sen’den Arıklı’ya yanıt: Hiçbir madde üzerinde anlaşmadık
Tel-Sen’den Arıklı’ya yanıt: Hiçbir madde üzerinde anlaşmadık
İçeriği Görüntüle

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Enver Mamülcü, fiberoptik ve teknolojik alt yapının bir ülke ekonomisi adına çok önemli olduğunu ifade etti. Mamülcü, bu noktada yerel internet sağlayıcıları ile bir konsensusa varılması gerektiğini vurgulayarak, “Yerel internet sağlayıcıları ve Türk Telekom ile daha nitelikli bir iş birliği yapılması lazımdır. Burada bölük pörçük harcanılan bir zaman ve yatırımlar söz konusudur. Herkes birbiri ile muhalefet içerisine girdi ve kimi gelsin kimi gelmesin diyor. Herkes tarafından farklı yorumlanan bir noktaya gelindi. Bu da sürdürülebilir bir durum değildir. Türk Telekom’un gelmesi ve bu yatırımı yapması gerektiği konusunda kesinlikle hemfikirim ama yerel işbirliklerini de destekleyecek yöntemle olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

KTTO Başkanı Turgay Deniz: Bu önemli yatırımın hayata geçirilme yöntemi, kamu yararı, rekabet ve şeffaflık ilkeleri dikkate alınarak özenle kurgulanmalıdır

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, ülkenin dijital iletişim altyapısının çağın gereklerine uygun hale getirilmesinin gerekliliğine vurgu yaparak, “Bu yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, ülkemizin ekonomik kalkınması, dijitalleşmesi ve rekabet gücünü etkileyecek stratejik bir adımdır. Bu önemli yatırımın hayata geçirilme yöntemi, kamu yararı, rekabet ve şeffaflık ilkeleri dikkate alınarak özenle kurgulanmalıdır. Ancak, son derece stratejik bir kamu altyapı yatırımının herhangi bir ihale süreci yürütülmeden, doğrudan belirli bir yatırımcıya devredilmesi, kamuoyuna açık bilgilendirme yapılmadan ve yerli firmaların sürece katılımı sağlanmadan yürütülen süreçler kamu yararı, şeffaflık ve rekabet ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Tüm stratejik altyapı projelerinde, yerli özel sektörün dahil edildiği açık ihale süreçlerinin esas alınması gerekmektedir. Bizler, fiberoptik altyapının kurulup işletilmesi sürecinin şeffaf, katılımcı ve rekabetçi ilkelere uygun yürütülmesi gerektiğini vurguluyoruz. KKTC’nin dijital geleceği, ancak bu şekilde bir ekonomik model ile sürdürülebilir hale gelebilir” dedi.

KTEZO Genel Koordinatörü Hürrem Tulga: Bu ülke insanının katılımının olması gerekmektedir

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, ülkedeki yerel kurum ve kuruluşların da sürece katkı koyması gerekliliğine vurgu yaparak, “Bütün mesele şudur ki ülkede kapasite bırakılmıyor. Bizim itirazımız bu noktadadır. Bizim de bir payımız olmalıdır. Bu ülke insanının katılımının olması gerekmektedir. Çünkü her şey dışardan yapıldığı zaman bu ülkenin ne işgücü, ne mühendisi ne de kurumu kalıyor. Bu iki ülke arasındaki ilişkileri de etkilemektedir. Bu ülkede kapasitenin kalmamış olması da sonuç olarak Kıbrıs Türk toplumunu olumlu etkilemiyor ve sorun da buradadır. Bu arada tartışılan başka konular ve iddialarda var. Bunların da tartışılması gerekmektedir. Sürece yerel kurum ve kuruluşları da dahil etmek gerektiğini savunuyoruz. Onların da sürece etkisinin ve katkısının olması gerektiğini vurguluyoruz. Aksi takdirde bir başkası geliyor ve ülke mühendisinin, çalışanının katkısı olmadığı bir projeyi hayata geçiriyor. Bu ülke bu şekilde gelişemez. Bu ülkede evet bir altyapı sıkıntısı var ve aşmak için çaba göstermek gerekiyor. Ancak Türk Telekom’un buradaki çalışmasına buradaki kurumları da dahil etmesi gerekmektedir” dedi.

KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer: Burada bir özelleştirme yasası varken, başka katılımcılara aynı fırsat eşitliğini sağlamadan ihalesiz bu işin yapılması doğru değildir

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, “Bu protokol çok yanlışlar içeriyor. Toplumsal endişeye sebebiyet veren, çok ciddi sıkıntılar var. Bence hükümetin bu konuyu çok ciddi bir tartışma zeminine oturtması lazımdır. Çünkü konuşulan rakamlar ve verilen haklara baktığınızda peşkeş kokusu yayılıyor etrafa. Bütün ekonomik örgütler bu konuda rahatsızdır. Özelleştirme yasası açıktır. Özelleştirme yapacaksanız nasıl yapacağınızı, elde edilen gelirle neler yapacağınızı yasa size açıkça söylüyor. Burada bir özelleştirme yasası varken, başka katılımcılara aynı fırsatı vermeden, aynı fırsat eşitliğini sağlamadan ihalesiz bu işin yapılması doğru değildir. Türk Telekom da özel bir firmadır. Özel bir şirkete bunun verilmesi doğru değildir. Ne yapılması gerektiği özelleştirme yasasında yazıyor. İhale açılması gerekmektedir. Ulusal çıkarlar bakımından yerli firmaları daha fazla tercih eden bir şartname yapılması gerekmektedir. Burada bir oldu bitti durumu var. Gerekçeleri ‘Bizim borcumuz var’. Halkımızın ve uzmanların da bir iddiası var. Yer altında atılı olan bakır kabloların değeri bu borcu fersah fersah karşılar diyorlar. Yani kısacası bedavaya gidiyor diyorlar. Çok ciddi soru işaretleri vardır. Kamu vicdanı sızlıyor ve çok rahatsızdır. Bu konunun çok ciddi şekilde masaya yatırılması gerekiyor ve hükümetin derhal geri adım atması gerekiyor. Daha şeffaf bir şekilde süreç yürütülmelidir. Özelleştirme yasası dahilinde ihale açılır, Türk Telekom da katılır, yerli ortaklıkla birlikte yapılır. Buradan elde edilecek olan gelirin de nerelere harcanması gerektiği de özelleştirme yasasında yazıyor. Eğer yasalara uymayacaksak o zaman neden yeni yasa çıkarıyoruz? Diğer yandan bu acele neden? Bunlar da insanların kafasında başka soru işaretleri oluşturuyor. Nasıl bir menfaat etmeyeceğinizi nasıl savunacaksınız? Bu protokolün meclisten derhal geri çekilmesi ve ivedilikle özelleştirme yasasına uygun şeffaf bir ihale açılması gerekiyor. Ben özelleştirmeye karşı bir insan değilim. Ancak toplumsal fayda burada çok net bir biçimde görülmeli ve kabullenilmelidir. İnsanlar kaliteli hizmeti, özelleştirmeden gelen paranın yasanın amacına uygun toplumsal faydaya dönüştürüldüğünü, şeffaflığı, yerli şirketleri koruduğunu görmelidir. Bunların hiçbiri yok” diyerek eleştiride bulundu.