KKTC’de yıllardır sağlık sisteminin güçlendirilmesi, vatandaşların daha hızlı ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşabilmesi gerektiğini konuşuyoruz…
Ne zaman yeni bir hastane açılsa, yeni bir cihaz alınsa, yeni bir hizmet devreye girse, toplum olarak bunu memnuniyetle karşılamamız gerekirken, ne yazık ki bazı çevreler yine eleştirecek bir konu bulmayı başarıyor…
Son günlerde tartışmaların odağında ise 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi var…
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan protokol kapsamında artık yalnızca askeri personel değil; KKTC Sosyal Sigortalar sistemine kayıtlı vatandaşlar, kamu görevlileri, kamu sağlık çalışanları, emekliler, bakmakla yükümlü olunan aile bireyleri, gaziler ve şehit yakınları da bu hastaneden yararlanabilecek…
Aslında bu gelişme tartışılacak değil, takdir edilecek bir adımdır…
Çünkü sağlıkta önemli olan binanın üzerinde hangi tabelanın bulunduğu değil, vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmete ne kadar hızlı ve kaliteli ulaşabildiğidir…
…
Bazı kesimler askeri bir hastanenin sivillere hizmet vermesini tekelci zihniyet üzerinden “Mevzuat” tartışmaları yaratmaya çalışıyor…
Bugün randevu bekleyen, uzman hekim bulmakta zorlanan, tetkik sırası için haftalarca beklemek zorunda kalan vatandaş için önemli olan nedir?
Kapıdaki tabelanın ne olduğu mu?
Yoksa zamanında sağlık hizmeti alabilmesi mi?
Ya da özel kliniklere mi gitmeli?
Vatandaşın cevabı nettir…
İnsanlar ideolojik tartışmalar değil, sağlık hizmeti istiyor…
…
Daha da önemlisi, bu hastane KKTC sağlık sistemine rakip olarak değil, destek olarak hizmet veriyor…
Kimse mevcut devlet hastanelerinin kapatılmasını önermiyor…
Kimse Sağlık Bakanlığı’nın görevlerini başka bir kuruma devretmiyor…
Tam tersine, mevcut sistem üzerindeki yük hafifletiliyor…
Bir sağlık sisteminin güçlü olması, vatandaşın hizmet alabileceği kurumların çeşitlenmesiyle mümkündür…
Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde askeri hastaneler sivil sağlık sistemine destek verirken, KKTC’de bunun eleştirilmesi gerçekten düşündürücüdür…
…
Bugün burada konuştuğumuz kurum, Türkiye Cumhuriyeti’nin en modern sağlık altyapılarından biriyle donatılmış, milyonlarca liralık yatırımla inşa edilmiş, çağdaş teknolojilere sahip bir hastanedir…
Ortada vatandaşın erişebileceği yeni bir hizmet kapasitesi vardır…
Ve bu kapasite artık KKTC halkının kullanımına açılmıştır…
Bunun değerini görmek ve takdir etmek gerekir…
Eleştirmek değil…
…
Kıbrıs Türk halkı yıllardır Türkiye ile birçok alanda kurulan iş birliklerinin faydasını gördü…
Girne Asker Hastanesi’nin kapılarını daha geniş bir kesime açması, sağlık hizmetlerinin çeşitlenmesi ve vatandaşın daha fazla seçeneğe sahip olması, KKTC adına olumlu bir gelişmedir…
Sağlık söz konusu olduğunda siyasi hesaplar, ideolojik refleksler ve kurumsal çekişmeler geri planda kalmalıdır…
Çünkü sağlıkta kazanan kurumlar değil, insanlar olmalıdır…
Ve bugün 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi’nin sunduğu yeni imkânlardan kazanan da doğrudan doğruya Kıbrıs Türk halkıdır…