“Ekonomide alarm zilleri çalmaktadır.” diyen KTTO, bu ölçekteki akaryakıt fiyat artışlarının işletmelerin kaldırabileceği bir yük olmadığını, üretim ve hizmet maliyetlerinin bu derece artmasının, birçok sektörde faaliyetlerin sürdürülebilirliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini öne sürdü.
KTTO yaptığı yazılı açıklamada, bir önceki akaryakıt fiyat artışı sonrasında yaptıkları açıklamada endişelerini dile getirdiklerini, bu süreçte daha ihtiyatlı bir politika izlenmesi gerektiğine dikkat çektiklerini ve yapılan zammın geri çekilmesi gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatarak, ne yazık ki aradan geçen kısa süre içinde yapılan yeni ve yüksek oranlı zammın, bu endişelerinde ne kadar haklı olduklarını bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Akaryakıt fiyatlarının, mal ve hizmet üretiminden taşımacılığa kadar ekonominin tüm alanlarını doğrudan etkileyen temel bir girdi olduğunu dile getiren KTTO, bu nedenle akaryakıtta yaşanan her artışın, zaten yüksek seviyelerde seyreden enflasyonu daha da yukarıya taşıdığını kaydetti.
KTTO, artan maliyet baskısının işletmeleri faaliyetlerini kısmaya, küçülmeye ve çalışan sayısını azaltmaya zorlayabilecek sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu söyledi.
İran’a yönelik saldırıların başlattığı ve ülkeyi yüksek enflasyon ortamında yakalayan bu sürecin böyle yönetilemeyeceğini savunan KTTO, sürecin en az kayıpla atlatılabilmesi için sağlıklı öngörülere dayalı, ihtiyatlı ama cesur kararlara ihtiyaç olduğunu belirtti.
KTTO, kararların, en geniş katılımla ve politik endişelerden uzak bir tutumla oluşturulması gerektiğini ve kararların üretilmesine katkı koymaya hazır olduğunu kaydetti.





