24 Ocak 2016 Pazar 17:01
Turizmciler uyardı: 'Ekonomik protokol bir an önce yenilenmeli!'
banner10

KITSAB Başkanı Orhan Tolun ile Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Kurucu Başkanı Ahmet Savaşan katıldıkları televizyon programında Türkiye ile Rusya arasında yaşanan krizden turizm sektörünün tedirgin olduğunu vurgulayarak, TC ile KKTC arasındaki Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü’nün de bir an önce yenilenmesi gerektiğini vurguladı.

Alternatif turizm çeşitleri benimsenmeli...

Kitle turizmi içerisinde yer alan insanların tüketim taleplerinde meydana gelen değişimin son yıllarda turizm sektöründe ürün çeşitlendirmesini zorunlu kıldığını söyleyen Ahmet Savaşan, klasik turizm ürünü olan deniz, güneş, kum üçlemesine alternatif olarak doğan alternatif turizm çeşitlerinin benimsenmesinin, dünyadaki turistlerin taleplerinin karşılanması için son derece önemli olduğuna dikkat çekti.

Turistler yeni turizm ürünlerini tercih ediyor...

Yeni turist profilinin, klasik kabul edilen turizm bölgelerine nazaran yeni bölgeleri ve yeni turizm ürünlerini tercih ettiğini söyleyen Savaşan, turistlerin özellikle küresel ısınma, biyolojik çeşitliliğin gün geçtikçe azalması, şehirleşme sonucu artan stres, insanların doğal ürünlere olan ilgisi ve doğayla iç içe olma tutkusundan dolayı eko, spor ve sağlık turizmi başta olmak üzere alternatif turizm türlerine yöneldiğini anlattı.

Krizi avantaja dönüştürmek mümkün!

Günümüzde meydana gelen ekonomik gelişmeler ve bu gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz faktörlerin turizm sektörü üzerinde büyük etkisi olduğunu anlatan Savaşan, içinde bulunduğumuz yüzyılda pek çok ülke için son derece önemli bir sosyal ve ekonomik unsur olan turizmin, ortaya çıkan en küçük olumsuzluktan bile etkilenebilecek bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Savaşan, iç ve dış faktörlere duyarlı olan turizm sektöründe ortaya çıkan krizlere karşı etkili tedbir alabilmenin, krizi tanıma ve anlayabilme, başarılı bir kriz yönetimi uygulaması ve etkili bir kriz stratejisi belirlenmesi ile mümkün olabileceğini anlattı.

Turizm Bakanlığı sektörle birlikte hareket etmeli...

Türkiye ve Rusya arasında yaşanan krizin Kuzey Kıbrıs’a nasıl yansıyacağının iyi hesaplanması ve gecikmeden önlem alınmasının şart olduğuna değinen Savaşan, Turizm Bakanlığı sektörle birlikte hareket eder ve krizi etkili ve başarılı bir şekilde yönetebilirse, ortaya çıkan rekabet ortamında krizi ülkemiz açısından avantaja dönüştürmek de mümkün olabilir” şeklinde konuştu.

Ekonomik Protokol Turizm açısından hayati!

TC ile KKTC arasındaki Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü’nün yenilenmesinin ülke ekonomisi ve turizmi açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Savaşan, ülke turizmi için en büyük krizin, hükümetin CTP kanadının özelleştirme, su konusu başta olmak üzere pek çok konuda Türkiye ile ters düşmesi sonucunda yaşanabileceğine vurgu yaptı. Ekonomik Protokolün imzalanmaması durumunda turizm teşviklerinin ödenemeyeceği ve charter seferlerin duracağını ifade eden Savaşan, bunun ülke turizmini beş yıl geriye götüreceğini söyledi.

Turizm Bakanlığı somut adımlar atmalı...

Türkiye’de ve bölgemizde devam eden krizlerin iyi analiz edilmesi gerektiğine değinen Savaşan, Turizm Bakanlığı’nın krizin farkında olduğunu ifade ederek, bakanlığın bir an önce somut adımlar atması gerektiğini söyledi.

Güçlü bir vizyona ihtiyaç var!

Kuzey Kıbrıs markasının oluşturulması ve yönetilmesi için, öncelikle Kuzey Kıbrıs’ın nasıl algılandığının anlaşılması gerektiğini anlatan Savaşan “oluşturulacak yol haritası, öncelikle markayı yalnızca bir tanıtım konusu olarak değil, stratejinin de bir parçası olarak görmek, hangi hedefe ulaşmak isteniyorsa, o kapsamda tanıtımı, markalaşmayı konumlandırmayı düşünmek gerekiyor. Bunun için de güçlü bir vizyona ihtiyacımız var” diye konuştu.

Yeni oluşum şart!

Turizm sektörüne dinamizm kazandırmak için turizmde yeni oluşuma ihtiyaç olduğunu söyleyen Savaşan, bu oluşumun, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği doğrultusunda yapılandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Turizm konseyi kurulmalı…

Ulusal, bölgesel ve yerel anlamda marka oluşturarak ülkenin pazarlanması ve sektörel faaliyetlerin gelişimini koordine etmek; turizm sektörü açısından, tesis, ürün ve işgücüne ilişkin minimum kalite standartları belirlemek; ürün çeşitliliğinin artırılmasına ve kalitesinin sürekli olarak iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak gibi geniş çaplı sorumluluklara sahip Devletin koordinatör ve denetleyici olacağı, Turizm Konseyi’nin kurulması gerektiğini vurgulayan Savaşan, “bu yapının bir an önce kuruması turizmimizin önünü açacak kıymetli bir reform olacaktır” dedi.

Küçük acente ve oteller bitme noktasına geldi…

Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Orhan Tolun, küçük acente ve küçük otellerin bitme noktasına geldiğini, büyük otel ve acentelerin de büyüdükçe büyüdüğünü söyleyerek, küçük işletmelerin yok olduğu, büyük işletmelerin tekelleştiği bir sistemde turizmin sağlıklı gelişmeyeceğini vurguladı.

Özel ilgi turizmine önem verilmeli... 

Güney Kıbrıs’ta yıllık turizm gelirinin 3 milyar dolar olduğunu kaydeden Tolun, KKTC’den dört kat daha fazla gelire sahip olan Rum tarafında turizme önem verildiğini ve destek olunduğunu belirterek, devletin yıllardır reklam yapmamasına ve çevre kirliliğine rağmen Kuzey Kıbrıs’ın turizm gelirinin yine de iyi bir noktada olduğunu ifade etti. Turizm gelirlerinin arttırılmasının mümkün olduğunu söyleyen Tolun, özel ilgi turizmine önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kuzey Kıbrıs’a nitelikli turistin gelmesini ve ülkeye para bırakmasını istiyorsak, özel ilgi turizmine önem vermeliyiz” diye konuştu.

Ülkemizde kitle turizmi ağırlıklı... 

Ülkede ağırlıklı olarak kitle turizmi yapıldığı için küçük acente ve küçük otellerin bitme noktasına geldiğini kaydeden Tolun, küçük işletmelerin yok olduğu, büyük işletmelerin tekelleştiği bir sistemde turizmin sağlıklı gelişemeyeceğini söyledi. Tolun, KKTC’nin kaliteli bir destinasyon olabilmesi için özel ilgi turizminin geliştirilmesi ve ülkeye nitelikli turist getirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, ülkeye gelen turist sayısının artmasına ve otellerin doluluk oranlarının geçmişe göre yükselmesine rağmen, ülke içi katmadeğerin yeterince yaratılamadığını vurguladı.

Hükümet tedbir almalı...

Orhan Tolun, Türkiye ile Rusya arasında yaşanan kriz ortada iken Turizm Bakanlığı’nın şu ana kadar elle tutulur herhangi bir önlem almadığını söyleyerek “bize Rusya’dan fazla turist gelmiyor olabilir, ama başgösteren kriz nedeniyle Türkiye’nin haklı olarak otel fiyatlarını düşürmesi, ulaşıma daha fazla teşvik vermesi gibi etkenlerle Türkiye’ye kıyasla Kuzey Kıbrıs’ın daha pahalı bir destinasyon haline gelmesiyle ülkemize gelecek kitle turisti sayısı azalacaktır” dedi. Tolun, Türkiye’de olduğu gibi hükümetin sektör ile birlikte hareket ederek tedbir alması gerektiğini vurguladı.

Turizm fonu cari açık için kullanılıyor...

Orhan Tolun, Turizm Fonu’nun ülkemize daha fazla turist gelmesi için tanıtım, pazarlama ve gereken çalışmaların yapılması için kullanılması ve arttırılması gerekirken, fonun yarısının cari bütçenin açıklarını kapamak için kullanıldığını vurguladı. Teşviklerin ödenmesi konusunda da sıkıntıların yaşandığını belirten Tolun, Turizm Bakanlığı’nın bir an önce turizm örgütünün kurulması, teşvik sisteminin gözden geçirilmesi, alternatif turizmin desteklenmesi, Larnaka’ya verilen teşviklerin yaygınlaştırılması ve İngiltere’ye gerekli önemin verilmesi konularında gerçekçi adımlar atması gerektiğini vurguladı.

banner22
Son Güncelleme: 24.01.2016 17:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31