Üniversite Öğrencileri Derneği heyeti Tuğlu’yu ziyaret etti
Üniversite Öğrencileri Derneği heyeti Tuğlu’yu ziyaret etti
İçeriği Görüntüle


Saat 13.45’te başlayan birleşimde ilk olarak, milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra’nın Ulusal Birlik Partisi üyeliğinden istifasına ilişkin tezkere Genel Kurul’un bilgisine getirildi.
Tezkerede, Altuğra’nın 6 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla UBP üyeliğinden ayrıldığı belirtilerek, milletvekilliği görevini anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde bağımsız milletvekili olarak sürdüreceği ifade edildi.
Genel Kurul’da daha sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, 62’nci madde kapsamında söz aldı. İncirli, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, ülkedeki mali tablonun ciddi bir bozulmaya işaret ettiğini söyledi.
İncirli, hükümetin borçlanma politikasının sürdürülemez hale geldiğini savunarak, kamu maliyesinin giderek daha ağır bir yük altına girdiğini belirtti. Seçim tarihiyle ilgili yapılan farklı açıklamaların da ülkede belirsizlik yarattığını söyleyen İncirli, CTP’nin seçime hazır olduğunu, ancak hükümetin aynı hazırlık içinde olmadığını kaydetti.
2026 bütçesinin gerçekçi temellere dayanmadığını ifade eden İncirli, gelir hedeflerinde sapmalar yaşandığını ve borçlanmanın kontrol dışına çıktığını dile getirdi. Hükümetin mevcut borcu yeni borçlanmalarla çevirdiğini söyleyen İncirli, bunun borç yükünü azaltmak yerine artırdığını vurguladı.
Maliye Bakanı Özdemir Berova ile Başbakan Ünal Üstel’e çağrıda bulunan İncirli, oluşan borç tablosunun nasıl yönetileceğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. İncirli, “Borcu borçla kapatmak, borcu ödemek anlamına gelmez” değerlendirmesinde bulundu.
İncirli, 9 Mayıs 2026 itibarıyla iç borcun 20 milyar 886 milyon TL’ye ulaştığını belirterek, haziran ayında 5,5 milyar TL, temmuz ayında ise 8,5 milyar TL borç ödemesi bulunduğunu kaydetti. Eylül ayına kadar bu rakamın 21 milyar TL seviyesine yaklaşacağını ifade eden İncirli, devletin aylık gelirinin ise yaklaşık 8,5-9 milyar TL düzeyinde olduğunu söyledi.
Devletin aylık zorunlu giderlerinin 12 milyar TL civarında olduğunu belirten İncirli, gelir-gider farkı nedeniyle her ay 3 ila 3,5 milyar TL arasında açık oluştuğunu savundu. Bunun geçici bir durum değil, kalıcı hale gelen bir mali sorun olduğunu ifade etti.
Vergi sistemine de değinen İncirli, hükümetin ekonomik faaliyetleri yeterince kayıt altına alamadığını, dolaylı vergiler üzerinden yükü toplumun geneline yaydığını söyledi. Bu durumun sosyal adaleti zedelediğini belirten İncirli, gelir düzeyi farklı olan kesimlerin aynı vergi baskısıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi.
İncirli, hükümetin hem gelir artırıcı politikalar geliştirmekte hem de tasarruf sağlayacak yapısal adımları atmakta yetersiz kaldığını savundu. Mevcut anlayışın sürmesi halinde ülkenin daha ağır ekonomik ve sosyal sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.