Denktaş, “Önceliğimiz siyaseten dayatılmış bir şeylerin sonucunda adım atmak olmamalı. 1960 Cumhuriyeti de anlaşmaya varılarak ya da referandumla kurulmuş bir devlet değil, empoze edilmiş bir çözümdü ve 3 yıl sürdü. Siyasi bir yaklaşım halk arasında aynı şekilde karşılık bulmuyor. Bu nedenle önce halkların iş birliği içinde olacağı, kaynaşacağı, ortaklık yapacağı öneriler üretmeliyiz” dedi. 

Bu kapsamda kendisinin birtakım çalışmaları olduğunu söyleyen Denktaş, önerilerinin Maraş’ın serbest ticaret bölgesi olarak konumlandırılması, ara bölgenin her iki taraftan da genişletilmesi, bir ortak yaşam ve ticaret bölgesi olması üzerine kurulu olduğunu belirtti. Siyasi bir yaklaşımın ve tanınma konusunun değil, iş birliği geliştirmenin, ortak ekonomik faaliyetler yürütmenin mümkün olduğu bir yaklaşım üzerinde durmanın çok daha sağlıklı ve kalıcı olduğunu ifade etti.

Güzelyurt Şehit Çocuğu arsalarının dağıtımı yarın yapılacak Güzelyurt Şehit Çocuğu arsalarının dağıtımı yarın yapılacak

Denktaş, “Ara bölgede yaratılacak ekonomik çekicilik, her iki tarafın da orada olma isteğini artıracak ve insanları birlikte yaşamaya motive edecektir. Eğer bu ekonomik ve sosyal imkanlar her iki tarafın halklarının önüne koyulur ve insanlar burada iş geliştirmeye, ortaklıklar yapmaya, sosyal bir alanı paylaşmaya başlarsa, siyasi çözümler onun peşinden zaten gelecektir” diye konuştu. Bu kapsamda çalışmalarını sürdüren Denktaş, “Rum tarafı bu öneriyi kabul eder mi?” sorusuna ise; “O Rum tarafının kararıdır. Biz onlar kabul edecek mi diye düşünerek hareket etmemeliyiz. Kapıları açarken de tek taraflı bir adım atmıştık ve olumlu sonuçlar aldık. Arkasından başka geçiş noktaları da açıldı. Şimdi giriş çıkışlar sorunsuz ilerliyor, her iki taraf birbirinden alışveriş yapıyor, sorunsuz zaman geçiriyor. O dönemde de bu konu önemli bir eşikti ama tuttu ve kabul gördü. Şimdi de yenilikçi, yaratıcı her iki tarafın da halklarını motive edecek öneriler sunmalıyız. Bizim bu konudaki çalışmalarımız tamamlanmak üzere” dedi.