Özellikle CTP Milletvekili Ongun Talat’ın Genel Kurul’da sarf ettiği “yargıyı uyarıyorum” ifadesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, bu sözlerin yargı bağımsızlığına yönelik açık bir siyasi baskı niteliği taşıdığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.

REFERANDUM TARTIŞMASI SİYASİ GERİLİME ÇEKİLDİ

Başbakan Üstel’in referandum ihtimalini gündeme getirmesi, iktidar cephesinde “reformu halkın iradesiyle şekillendirme” yaklaşımı olarak değerlendirilirken, muhalefetin buna verdiği tepki süreci hızla sertleştirdi. Tartışmanın kısa sürede hukuk zemininden uzaklaşıp kişisel ithamlar ve tehditkâr ifadelerle yürütülmesi, Meclis’te tansiyonun yükselmesine neden oldu.

Zeki Çeler: Esas anket sandıktır toplum değişim istiyor, TDP çalışarak hak ettiğini alacak
Zeki Çeler: Esas anket sandıktır toplum değişim istiyor, TDP çalışarak hak ettiğini alacak
İçeriği Görüntüle

Hukuk çevreleri, yargıya ilişkin her adımın dikkatle ele alınması gerektiğini vurgularken, özellikle yasama organı içinden gelen uyarı ve suçlama dilinin yargıyı korumadığı, aksine daha kırılgan hale getirdiği görüşünü dile getirdi.

TALAT’IN DİLİ TEPKİ TOPLADI

Talat’ın Başbakan Üstel’i yargı üzerinden baskı kurmakla ve anayasal sınırları zorlamakla suçlayan ifadeleri, birçok kesim tarafından “siyasi sınırların aşıldığı” şeklinde yorumlandı. Bir milletvekilinin yargıya yönelik doğrudan “uyarı” dili kullanmasının, kuvvetler ayrılığı ilkesine zarar verdiği ve yargı üzerinde algısal baskı oluşturduğu vurgulandı.

Eleştiriler, Talat’ın niyetinden bağımsız olarak, kullanılan üslubun yargıyı savunmak yerine yargıyı siyasetin merkezine çektiği noktasında yoğunlaştı.

MECLİS’TE GERİLİM FİZİKİ BOYUTA TAŞTI

Sözlü tartışmaların büyümesiyle birlikte, dün Genel Kurul’da yaşanan arbede Meclis’in saygınlığı açısından endişe verici görüntülere sahne oldu. Yasama çatısı altında yaşanan bu tablo, “kurumsal erozyon” eleştirilerini de beraberinde getirdi.

Birçok kesim, Meclis’te yargı üzerinden yürütülen bu sert tartışmaların, demokratik zemine zarar verdiğini ve toplumsal güveni zedelediğini ifade etti.

KULİSLERDE KONUŞULAN HASSAS DETAY

Tartışmalar sürerken, yargı ve siyaset ekseninde dikkat çeken bir başka ayrıntı da kulislerde gündeme geldi. Yüksek Mahkemede görev yapan bir isim ile ana muhalefet liderinin kardeş olması, hukuki bir sorun teşkil etmese de kamuoyunda hassasiyet yarattı.

ASIL MESELE GÖLGELENDİ

Yaşanan gerginlik, yargının nasıl daha etkin, hızlı ve güvenilir hale getirileceğine dair temel sorunun geri planda kalmasına yol açtı. Uzmanlar, reform sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için siyasi aktörlerin dili yumuşatması, eleştirilerin hukuk çerçevesinde yapılması ve yargının siyasi çekişmelerden uzak tutulması gerektiğini vurguluyor.

Gelinen noktada, kamuoyunda oluşan genel kanaat ise Yargıyı korumak iddiasıyla yapılan sert çıkışların, yargıyı savunmaktan çok, yargıyı siyasetin baskısı altına sokan bir tablo ortaya koyması...