20 Temmuz Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni düzenlendi.

Törene; Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KTBK Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, GKK Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, ana muhalefet Cumhuriyetci Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar, konuk bakanlar, milletvekilleri, askeri erkan, kurum, kuruluş, dernek temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Törende, konuk olarak adaya gelen bazı siyasi parti temsilcileri ile Türkiye ve Azerbaycan’dan heyetler de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, tören alanında Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC bayrakları eşliğinde alkışlarla karşılandı.

İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başlayan tören, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın tören birliklerini denetleyip, halkın bayramını kutlamasıyla devam etti.

Mesaj teatisinin ardından Yavuz Çıkarma Plajı’ndan sporcu gençler tarafından tören alanına getirilen bayraklar Cumhurbaşkanı Erhürman’a takdim edildi.

Törende, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşma yaptı.

Programda ilk olarak konuşan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasına Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk milletinin selamlarını ileterek başladı ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutladı.

Konuşmasına şehitleri ve Kıbrıs Türk halkının liderlerini anarak devam eden Yılmaz, Türkiye'nin, Garantörlük Antlaşması kapsamında insani sorumluluğunu yerine getirerek Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağladığını belirtti. Türkiye'nin güvenlik garantisinin tesis edilmesinde emeği geçenleri anan Yılmaz, 20 Temmuz'da başlayan Barış Harekâtı ile zulmün sona erdiğini söyledi.

Barış Harekâtı'nın sadece Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da barış getirdiğini ifade eden Yılmaz, Kıbrıs'taki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin varlığının bölgesel barışa katkı sağladığını dile getirdi.

Kıbrıslı Türklerin hiçbir zaman ortaklığı bozmaya yönelik bir girişimde bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, bölgede yaşanan gerginlikleri fırsata çevirerek Kıbrıs'ı yeni oluşumların içerisine çekmeye yönelik faaliyetleri dikkatle izlediklerini söyledi. Rum yönetiminin uluslararası kurumları istismar ettiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Dün silah zoruyla yapamadıklarını bugün Doğu Akdeniz'de kurulan ittifaklar ve dezenformasyon yoluyla gerçekleştirebileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedir. Bu tür girişimler tarafların hiçbirine güvenlik sağlamadığı gibi, yıllardır korunan istikrarı ve güvenliği de riske atmaktadır."

Doğu Akdeniz'deki meşru hakların yok sayılamayacağını vurgulayan Yılmaz, bu yöndeki girişimlerin başarıya ulaşamayacağını ifade ederek, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının onurlu ve özgür bir şekilde yaşaması için her zaman yanında olacağını söyledi.

Öztürkler, Aksakal’ı kabul etti
Öztürkler, Aksakal’ı kabul etti
İçeriği Görüntüle

Uzun yıllardır devam eden müzakerelerin, Kıbrıs Rum tarafının adadaki zenginliği paylaşmak istememesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını belirten Yılmaz, çözümsüzlüğü besleyen ve daha da güçlendiren faktörlerle birlikte aynı sonuçsuz tartışmalarla daha fazla zaman kaybetmek istemediklerini ifade etti.

"Sahadaki gerçeklere gözlerini kapayan hiçbir çabanın başarıya ulaşma ihtimali yoktur." diyen Yılmaz, uluslararası toplumun Kıbrıslı Türklerin de Kıbrıslı Rumlar kadar bu topraklarda hak sahibi olduğunu kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Kıbrıs'ta iki ayrı halk ve iki ayrı devletin iş birliği zemininde ilerlemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm, iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinden geçmektedir." ifadelerini kullandı.