Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTC) Başkanı Turgay Deniz, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ticaret Odası olarak Ankara’da önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ve önemli etkinliklerde bulunduklarını ifade eden Deniz, “KTTO olarak Ankara’da EKO Avrasya Vakfı ve Türk Dünyası Sivil Toplum Derneği ile birlikte Ankara OSTİM Merkezi’nde Türkiye ve KKTC arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi başlıklı toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıya Ekonomi ve Enerji Bakanımız Olgun Amcaoğlu da katılım gösterdi. Ülkemizdeki yatırım fırsatları ve yatırım iklimindeki cazibelerin geliştirilmesine katkı sağlayan YAGA’nın müdürü Ebru Kaptanoğlu da katıldı. Bu toplantı bizim için hayati öneme haizdir. Orada yapılan konuşmalar ve verilen mesajlar, KKTC ile ilgili farkındalığın artırılmasında çok önemli bir yol açmaktadır. Biz, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin doğru tanıtımını yaparak bu ülkeye çok büyük kazanımlar getirebileceğimize inanıyoruz. KKTC ambargolar ve izolasyonlar altında yaşam mücadelesi verirken, bizim yanı başımızda ve yanımızda Türkiye Cumhuriyeti var ve bizim bunun nimetlerinden faydalanmamız gerekiyor. Nasıl işbirlikleri kurabiliriz, tarım sektörümüzü nasıl ayağa kaldırabiliriz ve bu ülkede katma değerli tarıma nasıl ulaşabiliriz gibi konuların geliştirilmesidir. Türkiye’den gelecek olan yatırımcıların KKTC’li iş insanları ile ortaklık ile taçlandırmak istiyoruz ki birlikte üretelim, birlikte kazanalım, birlikte paylaşalım” dedi.
“Bizim artık herkesin memur olacağı saplantısından kurtulmamız lazım”
Konuşmasının devamında Deniz, “Bir ülkede ekonomik gelişme ve kalkınma olursa, insanların refah seviyesi artarsa, özel sektör büyürse o ülke kalıcı olur. Bugün baktığımızda gençlerimiz yurt dışında eğitim gördüklerinde orada kalmayı tercih ediyorlar. Bu gençlerimiz gidip orada devlet dairesine memur mu oluyorlar? Hepsi özel sektörde çalışıyor. Bizim de şapkamızı çıkarıp önümüze koymamız gerekiyor. Bu ülke bizimse ve var olacaksa, bu ülke özel sektörünün büyümesi, gelişmesi ve kurumsallaşmasıyla var olacaktır. Biz de ülkedeki gençlerimize ancak özel sektörümüzü büyüterek sahip çıkabileceğimizi herkesin bilmesi gerekiyor. Dünyada 195 ülke var ve hangi ülkede bütün gençler devlet dairesinde memur olmak istiyor? Biz bu ülkede özel sektör düşmanlığı yaratıyoruz. Kendi yağıyla kendi ciğerini kavuran esnafımızdan iş insanımıza kadar hepsine düşman gözüyle bakıyoruz ve özel sektörle kamu arasında düşmanlık yaratıyoruz. Bugün kamu, halk için çalışmalı ve var olmalıdır. Bizim ülkemizde hangi vatandaşımız hangi devlet kurumundan aldığı hizmetten memnundur? Hangi vatandaşımız bir devlet dairesine gittiğinde işi hemen hallediliyor? Bizim artık herkesin memur olacağı saplantısından kurtulmamız lazımdır. Hükümet edenlerin ekonomi ile yatıp, ekonomi ile kalkmaları gerekiyor. Kurtuluş, gelişim, ülkeye sahip olmak istiyorsak ekonomik olarak güçlenmemiz ve kendi ayaklarımız üzerinde durmayı başarabilmemiz lazımdır” diye konuştu.
“Hükümetin mali durumunda ödeyemez noktaya gelmesi ve oluşan cari açıklar hayat pahalılığından dolayıdır”
Ticaret Odası olarak bölge ziyaretleri gerçekleştirdikleri de ifade eden Deniz, “Ticaret Odası olarak tüm bölgelerde üye buluşmaları gerçekleştirdik. Odamız, raporlarını bilimsel ve kapsamlı olarak yapmaktadır. Sadece sorunların tespitini değil, çözümünün de çalışmasını yapmaktadır. Bu raporları hazırlarken yürütmedeki kişiler için bir çalışma ortaya koyuyoruz. Raporumuz Hayat Pahalılığı ve pahalılıkla mücadele raporu hazırladık. Hükümetin mali durumunda ödeyemez noktaya gelmesi ve oluşan cari açıklar hayat pahalılığından dolayıdır. Pahalılıkla mücadele konusunu 3 senedir dile getiriyoruz. Raporumuzu önümüzdeki günlerde Sayın Başbakanımız ve bakanlarımıza sunacağız. Daha sonra da kamuoyu ile raporumuzu çözüm önerileri ile birlikte paylaşacağız” dedi.
“Dünya Bankası ekonomistleri, bizde devletin uyguladığı yasal mevzuattan dolayı Kuzey’in Güney’den yüzde 18 daha pahalı olduğunun raporunu yaptılar”
Deniz, “Diğer bir raporumuz ise iş dünyasının kendi içerisinde yaşadığı sıkıntılar ve çözüm önerileridir. Bunun için de sahada üyelerimiz ile bir araya geldik ve onları dinledik. Güney’e kayan ekonomiden şikâyet ediyoruz. Raporumuzda en az 1 Milyar Euro Güney’e kaçan bir ekonomi olduğunu tespit ettik. Bu sadece Kuzey’den Güney’e kaçan ekonomidir. KKTC’de daha cazip olduğunuzda Güney’den buraya gelecek olan ve hesaplanmayan bir rakam vardır. Bu rakamları ortaya koyduğunuzda hemen hemen bütçemiz kadar bir rakamı dışarıya harcıyoruz ve elimizin tersiyle itiyoruz. Bu kadar enflasyona rağmen bu ülke ucuzlar. Pahalılığın eksen olarak devlet eliyle yapıldığı ortaya çıkmaktadır. Bundan birkaç ay önce Dünya Bankası ekonomistleri Kuzey ve Güney’deki fiyatları ve ekonomiyi kıyaslayan bir rapor hazırladılar. Bizde devletin uyguladığı yasal mevzuattan dolayı Kuzey’in Güney’den yüzde 18 daha pahalı olduğunun raporunu yaptılar. Temel Tüketim maddelerinde yüzde 30-40 oranında bir indirime gidilebilir. Yeter ki yaptığımız rapor ve çözüm önerileri ciddiyetle ve yapıcı bir şekilde değerlendirilsin” ifadelerini kullandı.