-CANLI AKTARIM / Pelin Yükselay
Muhalefetin tutumunu eleştiren Dinçyürek, dile getirilen argümanların birbiriyle örtüşmediğini söyledi. “Dün söylenenlerle bugün söylenenler aynı değil. ‘Dün dündür, bugün bugündür’ anlayışıyla yaratılan tabloyu hayretle izledim” diyen Dinçyürek, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun (TUK) oluşumunun bizzat Meclis’te oy birliğiyle kabul edildiğini hatırlattı.
TUK’un yapısının eleştirilmesini anlamakta zorlandığını belirten Dinçyürek, kurulda tabip birlikleri dahil tüm ilgili kesimlerin temsil edildiğini vurguladı. Daha önce TUK’a güven duyulduğunun ifade edildiğini anımsatan Dinçyürek, bugün ise aynı kurulun güvensizlikle suçlanmasını eleştirdi. “Dün savunduğunuzu bugün reddetmeyin” dedi.
Dinçyürek, “Denetimsiz, vasıfsız insanlar hepimizi öldürecek” gibi söylemlerin toplumda korku yaratmayı amaçladığını savundu.
“Yasa tasarısı üniversitelere sınırsız yetki vermiyor”
Yasa tasarısının üniversitelere sınırsız yetki vermediğinin altını çizen Dinçyürek, düzenleme yasalaşsa dahi hiçbir üniversite hastanesinin kendi başına istediği branşta ve sayıda uzmanlık programı açamayacağını söyledi. Uzmanlık programları için TUK’a başvuru yapılacağını belirten Dinçyürek, Türkiye’de uygulanan standartların esas alınacağını ve bu kriterler doğrultusunda karar verileceğini ifade etti.
TUK’un uygun bulması halinde dahi sürecin denetim altında olacağını vurgulayan Dinçyürek, uzmanlık sınavlarında kurul tarafından gözlemci görevlendirileceğini, sınavlara ilişkin rapor hazırlanacağını ve gerek görülmesi halinde sınavların sorgulanabileceğini belirtti.
Onay alındığı takdirde açılan klinik ya da uygulama merkezlerinde denetimlerin devam edeceğini vurgulayan Dinçyürek, “siz de gerçekleri biliyorsunuz ancak algı yaratmaya çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.