KIBRIS

Kalfaoğlu: Doktorun tam mesai hastanede olmaması insan sevgisine uygun değil

Gazimağusa Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Kalfaoğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından 2 Şubat itibarıyla başlatılan tam mesai uygulaması, Tıp-İş sendikasının aldığı grev kararı ve sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.

Kalfaoğlu sağlıkta tam mesai uygulamasına destek verdi. kamu hekimlerinin mesai disiplinine tam uyumunun uzun yıllardır savunduğu bir ilke olduğunu belirtti.

“Görev yaptığım her hastanede bu disiplini sağlamaya çalıştım" diyen Kalfaoğlu, "Bu nedenle zaman zaman eleştirildim ancak kamu yararı gereği bundan hiç vazgeçmedim” dedi.

Kalfaoğlu'nun açıklaması şöyle:

Beni tanıyan herkes kamu doktorların mesaiye tam uyumları konusunda ne kadar hassas olduğumu, görev yaptığım her hastanede bu disiplini sağlamaya çalıştığımı hatta bu uğurda kötü bilindiğimi iyi bilir.

Sağlık Bakanlığının insiyatifi ile olması gereken oldu ve 2 Şubat Pazartesi itibarı ile başta Gazi Mağusa Devlet Hastanesi olmak üzere tüm hastaneler ve Devletin sağlık hizmeti sunduğu her yerde tam mesai uygulaması başlatıldı. Gazi Mağusa Devlet Hastanesinde tam mesaiye uyum adı gibi tam olarak sağlandı. Bu açıdan da sağduyu ve empati ortaya koyan, mevcut yasalara uyması gerektiğini bilen tüm hekim arkadaşlarıma işbirliği için teşekkürlerimi sunarım. Arkasından birkaç gün sonra kısa adı Tıp-İş olan benim de üyesi olduğum sendika Başkanı Dr. Özlem Gürkut açıklama yaparak tam mesai konusunda ısrar eden Sağlık Bakanlığı ile Diyalog Kapılarını kapattıklarını ve 6 Şubat 2026 tarihinde Gerev yapacaklarını açıkladı. Aslında grevin temel nedeni tam mesai konusunda bakanlığın ısrarlı ve taviz vermeyecek olması , tam maaş ve mesai alarak 08.30-13.00 saatleri arasında 4.5 saat günde çalışmak geriye kalan mesai saatinde ise halka hizmet etmekten kaçarak ücretsiz vermeleri gereken sağlık hizmetini özelde vermek istemeleriydi. Ancak yürürlükteki mevcut yasa ve yönetmeliklere göre bu mümkün olamazdı . En başta bu davranış hekimlik etiğine , yurtseverliğe ve insan sevgisine de uygun değildi.

Bunca zaman bu sisteme gelmiş geçmiş tüm yönetim göz yummuş ve alıştırmıştı. Farklı bir gözle bakarsak, 13.00 da doktor ayrıldığında yeterince poliklinik hizmeti verilemez, ameliyat sayısı çok düşük kalır , randevu süreleri uzar ve diğer personel de mesai bitimine kadar boşta kalır. Şu anki nufus artışından dolayı da randevu süreleri çok uzamış ve halk anayasal hakkı olan sağlık hizmetini özelden para ödeyerek almaya mecbur kaldığı yönünde şikayetlere başlamıştır. Tabii ki isteyen herkes özelden hizmet alabilir. Ama zorlanarak değil.

Grev 06.02.2026 tarihinde yapıldı. Mağusa Devlet hastanesinde başarılı olamadı. Tüm hizmetler aksatılmadan tam mesai uygulanarak verildi. Ayni gün sendika başkanı beni arayıp, doktorlara mobbing yaptığım ve grevi kırmaya çalıştığım yönünde bir konuşma yaparak, sonrasında aniden yumuşayarak benden Bakanla aralarında arabuluculuğu üstlenmemi, bu şekilde de grevi kaldırıp, taleplerini Sağlık Bakanımız ile görüşeceklerini ve bir orta yol bulunabileceğini söyledi. Ben de bakan bey ile görüştüm. Kendisi önce diyalog yolunu sendikanın kapattığını, kendisinin görüşmeye hazır olduğunu ifade etti. Bu arada da sayın Bakanımız diyalog yolunu onlar basın açıklaması ile kapattıklarından önce görüşme istediklerine dair bir yazı istedi. Sendika başkanı görüşeyim, döneyim dedi. Ancak öyle bir yazı yazılmadı. Sonra da bakan bey görüşmek için 3 şartı olduğunu - ki bence çok mantıklı - kabul ettikleri taktirde hangi saat ve yerde isterlerse görüşürüm dedi.

Şartlar da ;

1. Grevi hemen kaldırcaklar

2. Tam mesai uygulamasından asla taviz verilmeyecek ve bu konu gündemden kalkacak

3. Hastane mesai giriş çıkış takiplerinde digital sistemin kullanılmasını kabul edecekler.

Bu üç şartı da arabulucu olarak Tıp-iş başkanına ilettim. Ancak gördüm ki başkan yine herzaman olduğu gibi doğruyu yansıtmayan ifadelerle klinik şefleri sayfasında whatsup üzerinden , Sanki sayın bakan onlardan görüşme talep etmiş gibi bir paylaşım yapmıştır.

Önce cuma öğleden sonra kendi ve yönetimi bana bilgi vermeksizin Mağusa Devlet Hastanesine gelerek, grevin başarısız olmasını hazmedememiş ve doktorlara hesap sormuştur. Pazartesi günü de otobüslerle geleceğini ve Mağusa Devlet Hastanesi önünde açıklama yapmak istediğini klinik şefleri ile paylaşmıştır. Benim hastanemi ve hizmet alan Mağusa Halkını ilgilendiren bu konu ile ilgili olarak yıllar sonra ilk kez facebook sayfamdan paylaşım yapma ve halkı bilgilendirme zorunluluğu hissederek bu paylaşımı yaptım. Hodri meydan diyorum, dört gözle bekliyorum. Halkımızın da kendilerine sunulan hizmetlerin aksaması için yapılacak her türlü girişime mani olmak için elimden geleni yapacağımı bilmesini isterim.

Devletimiz bize maaşımızı mesai saatlerinde hastahanede görev yapmak için vermektedir. Bunun aksi, en anlaşılır ifade ile, devleti de hastayı da çalmaktır. İnsanı, hastasını, yurdunu seven ahlaklı her hekimin de buna uyarak ne hastadan ne de devletten çalmaması gerekir. Toplumda belli bir yerde olan doktorlar bunu yaparsa toplumun geriye kalanı ne yapmaz! Temiz toplum için ülke faydası için elimden gelen tüm mücadeleyi vereceğimi tüm toplumun bilmesini isterim. Bunun dışında sendikanın talep edeceği hekim hakları, hekim yasası , kaynakların verili kullanılması, sağlık sistemi ve kamu yararına olan her konudada destekçisi olacağımı beyan ederim. Herkese sağlıklı iyi hafta sonları dilerim.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }