Sağlıkta örgütlü bazı sivil toplum örgütlerinin eylemi hakkında konuşan Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, “Tüm doktorlar bu eyleme destek vermiyor. Serbest Çalışan Hekimler Birliği, Tabipler Birliği’ni istifaya davet etti. Ben göreve geldiğimde bu yasa üzerinde çalışılıyordu. Kimse yeterince tartışma zamanı olmadı demesin. Belediyeler yasasında bile olmayan tartışmaların karşılıklı fikir alışverişlerinin her toplantıda yapıldığı bir yasadır. Farklı ekipler aynı soruları sorulduğu süreçleri yaşadık. Aceleye getirildi diyemezler” dedi.
Dinçyürek: Bu yasa sağlıkta büyük bir boşluğu kapatacak bir yasadır
Dinçyürek, “Bu yasa sağlıkta büyük bir boşluğu kapatacak bir yasadır. Birçok birimin yasal tanımı kadroları mevzuatı yok. 112 acil servis yasası da bu yasanın içindedir. Şuanda 112 servisinin kadroları yok. Personel alamıyorum, geçici alamıyorum. Her gün yüzlerce kişi beni arıyor bu yasayı geçirin diye. Bu yasa geçmeden münhal açıp alamazsınız. 16 yeni tam donanımlı ambulans aldım. 4 tane daha alacağım. Benim personelim ve kadrom yoksa o ambulansı kiminle acil durumlara yollayacağım?” diye sordu.
Dinçyürek, “Bu yasa tam anlamıyla bir yasada bugüne kadar mevcut yasalarda hep tanımlanmayan olmayan boşlukları daha kurumsal bir yapı altında toplayıp görev tanımlamaları, görev, yetki, sorumlulukları ve kadrolar belirleyen bir yasadır. Sağlık yasası 1960’ların dar çerçevesine sıkışmış o günün koşulları ve teknolojisiyle yapıldı. O gün bu ülkede ihtisaslar verilmiyordu, birçok branş yoktu. Üniversitelerde tıp fakülteleri yoktu. Tıp teknolojiye bağlı gelişiyor ve değişiyor. Bugün artık pratisyen uzman ve birçok yeni uzmanlık dalları var. İyi bir organizasyonla halkımızın hak ettiği kaliteli sağlık hizmetini vermek mümkündür. Tüm çalışmalarımızın temel hedefi budur. Yeni hastaneler inşaatı, yeni sağlık merkezleri, sağlık odaları bunların parçasıdır. Koruyucu hekimlik halk sağlını öne çıkarmak bir bütünün parçalarıdır. Teknolojinin sağlıkta kullanımını yaygınlaştırmak, otomasyon, e-devlet, bunların alt parçalarıdır. Birçok modül hayata geçiyor” dedi.
Dinçyürek TUDUK hakkında bilgi verdi: Siyaset uğruna toplumu yanlış bilgilendirerek hata yapıyorlar
Tıpta Uzmanlık Konusu hakkında da kamuoyundaki tartışmalara yanıt veren Bakan Dinçyürek, “Özel hastaneler yasası tıpta sertifikasyon ve akreditasyon, sağlıkta kalite yönetimi çok önemlidir. Sağlıktaki komplikasyonları en aşağı indireceğiz. Mesele sadece TUDUK değil. Bu yasa bir ihtiyaçtan ortaya çıktı. Sağlığı çok daha ileriye götürüp denetleme ve kontrollerin de yapılacağı bir noktaya getirdi. Tıpta uzmanlık kurulu tartışmaları da buradan çıktı. Bu konunun doğru zannedilen yanlışları var. KKTC’de Nalbantoğlu hastanesi dışında şuanda sanki bir ihtisas verme süreci yaşanmıyormuş gibi yansıtılıyor. Nalbantoğlu dışında 1 kurumda daha ihtisas veriliyor. Biz bu ihtisas verme sürecinin kuracağımız TUDUK’la yetkilendireceğiz ve bu eğitimin her safhası denetlenip raporlanacak. Kara propaganda ile insanlara yalan yanlış şeyler anlatılıyor. Bu yasayı engelleyenler halkı n sağlığın zarar veriyor. Siyaset uğruna toplumu yanlış bilgilendirerek hata yapıyorlar” diye konuştu.
Dinçyürek, “TUDUK yasa ile kurulan ve kuruluşundaki formasyonunda Türkiye’de Sağlık bakanlığı altında olan TUK’un benzeri bir yapıdır. TUK’ta 1 tabipler birliği temsilcisi var. Bizde talepleri üzerine 2 temsilci var. Hem hekimleri hem diş hekimlerini temsilen 2 üye istediler bizde yaptık. TUDUK’un oluşumuna bir güvensizlik asla ortaya koymadılar. Onların isteği üzerine sayılar belirlendi. Sayı 13’tür. Akademik bir kuruluş kuruluyor. Bir kurum uzmanlıkla ilgili müracaatı inceleyecek, kriterlere bakacak. Uygun dediğinde 1 kişiyi al dedi. Bu 1 kişi ilgili kurum münhal ilan edip sınav yapacak. TUDUK sınava 1 gözlemci temsilci yollatacak. TUDUK temsilcisi bu sınavda bir rahatsızlık görürse TUDUK’a rapor yazacak TUDUK yasal yetkileri ile o sınavın tüm bilgi belge talep ederek savunma isteyecek. Eğer ikna olmazsa o sınavı iptal edecek. Sınav uygun olup eğitim başlarsa yasada en geç 6 ayda bir TUDUK gidip eğitim sürecini yerinde denetleyecek. Bu kadar yatak var dedi yatak sayısı denetlencek. Vakalar ve vaka çeşitliliği denetlenecek. Eğer eksiklikler varsa ve sürdürülebilirdir durumda değilse yasayla TUDUK’un o eğitim programını durdurmaya ve yetkisi var. Şunda böyle bir yetki yoktur. Bir kaşık suda fırtına koparmaya çalışan bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi.
“Almanya, Avusturya, İrlanda, Yeni Zelanda’da da merkezi bir sınav yok ama bu ülkelerden diploma alıp geleni sorgulamadan üye alıyorlar”
Dinçyürek, “Şuan yetki YÖDAK’tadır ve TUDUK’a geçecek. Denetim şuan zayıftır ve etkin bir denetime geçeceğiz. Bitirme sınavı mevcut düzende sadece üniversite yapıyor. TUDUK’la beraber Tabipler Birliği de gözlemci olacak. Merkezi sınav yoktur ama sınav sistemi bariyerler içeriyor. Merkezi sınav konusunda laf ediyorlar. Almanya, Avusturya, İrlanda, Yeni Zelanda’da da merkezi bir sınav yok ama bu ülkelerden diploma alıp geleni sorgulamadan üye alıyorlar” ifadelerini kullandı.
Dinçyürek’ten Dalkan’a: Kendisi yeni doğan uzmanlığını her yerde kullanıyor. Hangi merkezi sınava girdin? Çıksın diplomasını göstersin. O yayınlasın ardında biz de yayınlarız
Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a istifa çağrısında bulunan Dinçyürek, “Ben kendisine açık açık bir programda çağrı yaptım. Kendisi yeni doğan uzmanlığını her yerde kullanıyor. Kendisi yalanladı. Bu uzmanlığını eğer ilgili kurum dışında başka bir yerden aldıysa çıksın diplomasını göstersin. Bende onun diploması var. Aynı sistemde, hangi merkezi sınava girdin? Hangi denetlemeden geçtin? Aldın bu diplomayı kullandın. Kendi diplomasını alırken bunda bir sakınca görmedi. Ama şimdi merkezi sınav olmamasına karşı çıkıyor. Aynı kurumda öğretim üyesi olarak eğitim veriyor ve asistan yetiştiriyor. TUDUK sistemi ile kendi yetiştirdiği genç doktorlarımız uzman olduğunda tabipler birliğine kaydetmeyecek mi? Yeni doğan uzmanlık belgesini yayınlasın. O yayınlasın ardında biz de yayınlarız” dedi.
Sağlıkta tam mesai konusu: Kartlı sisteme geçiliyor
Dinçyürek: Görev yerinde olmayan, izinsiz, özürsüz görev yerini terk edenler var
Sağlıkta tam mesaiye geçilmesi konusunda da açıklamalarda bulunan Dinçyürek, “Bazı hekimler özveri ile çalışırken nöbetçi olmadığı halde görev yerinde olması gerekirken görev yerinde olmayan, izinsiz, özürsüz görev yerini terk edenler var. Sendikalar da sağlık çalışanları da biliyor. Sendikalar da bu konuyla ilgili rahatsızlığını dile getirdi. Gerekli tedbir ve denetimleri kurun dedi. Yaklaşık 1 yıl önce giriş çıkışların denetleme altına alınması için elektronik yoklama sistemi getirdik. Sendika hukukçuları kanalıyla bir yazı yolladı. Kişisel veriler koruma haklarından dolayı verileri almaya hakkın yoktur dedi. Herkes her şeyi görüyor. Gerekli teknolojik alt yapıyı hazırladık. TIP-İŞ ile en yakın zamanda toplantı yapacağız. Daha sonra yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı onlarla konuşacağız. Şuanda sağlık çalışanlarının kartları var. Her kartın basıldığı yerde bir kamera var. Ben hekimin hile yapacağına inanmak istemiyorum. En ince detayına kadar nasıl tedbir alınacağı konusunda konuştuk. Biz hazırız” dedi.
Konuşmasının devamında Dinçyürek, “Tam mesaiyi zaten yasa emreder. Kamuda tam mesai vardır. Şubat başı itibarıyla tam mesaiyi yürürlüğe koyacağız. Kamuda mesai tektir. Herkes dâhildir. Hekimler 50 yıldır aynı yasaya rağmen farklı bir çalışma düzeni içindeydiler. Yürütmede olanlar bu yasaları işletmiyor. Bütün hastanelere genelge olarak gidecek ve kartlı sisteme geçeceğiz. Herkes giriş çıkışını basacak ve online sistemde göreceğiz. Herkesin kamudaki mesaiye uymasını beklerim. Çoğu da uyuyor. Hekimlerin kesintisiz uzun saatler çalışması yıllardır var olan düzendir. Eski sorunları yeniymiş gibi aktarmak algıdır. Tek hedef eziyet etme değil sağlıkta hizmet alan vatandaşlarımızın en iyi hizmeti almasıdır. Hepimizin görev yetki sorumlukları içinde maksimum performansı gösterme noktasında özverili olmamız gerekir” ifadelerini kullandı.
“Sağlık Bakanı olarak benim özel hastanelerde yetkim yok”
Sağlık hizmetleri yasası hakkında da bilgi veren Dinçyürek, “Benim Sağlık Bakanı olarak benim özel hastanelerde yetkim yok. Verilen ilacı, yapılan tedaviyi göremiyorum. Planlama ve denetlemeyi yapabilmek için bu yaslara ihtiyacımız var. Bu ülkede sağlıkta değişim ve dönüşümü sağlama noktasında elzem olan yasalardır. İlgili çalışma ve denetimle ilgili olarak yazılımlar bitti, Tabipler Birliğinden doktorların listesi hakkında talepte bulunduk. Adadaki hekimlerin listesi onlardadır. Bu yasa bu yetkileri artık sağlık bakanlığına da veriyor. Onlar da üyelere çağrı yaptı. Kayıtlar yasal mevzuatta tanımlanacak. Biz eksik aksak ve yanlışları düzeltiyoruz” dedi.
Otomasyon sistemi kuruluyor…
Dinçyürek yapılan çalışmalar ve yazılımlar ile Türkiye’deki gibi e-nabız sisteminin KKTC’de de hayata geçeceğini söyleyerek, “Yasa geçtikten ve alt yapı çalışmaları tamamlandıktan sonra e-nabız sistemi gibi bir sistem bizde de hayata geçecek. Özel hastanelerde hangi hekimin hangi ilacı yazdığını görmezsem o hastanın o ilacı hangi eczaneden aldığını görmezsem ilaç takip sistemini hayata geçiremem. Ya siz ilaç takip sistemini bilmiyorsunuz yada bilerek engelliyorsunuz. Kayıt altına girmek bizim toplumun çok sevmediği bir şeydir. Tüm sağlık çalışanları ve hekimlerin kayıt altında olup devletin imkânlarının şeffaf olacağı, herkesin bu verilere ulaşamayacağı bir otomasyon sistemi olacak. Kötü amaçla kullanıldıysa da o kişilere yaptırımı olacak” dedi.
Hastanede çok fazla tetkik yapıldığı ve gereksiz stent takıldığı iddiası: Acilde yapılan testler acil hastalara göre daraltılmıştır
Hastanede çok fazla tetkik yapıldığı ve gereksiz stent takıldığı yönündeki iddialara da yanıt veren Dinçyürek, “Tetkiklerin çok fazla yapıldığı tespiti geçmişte doğrudur. Şuanda denetim vardır. Acilde yapılan testler acil hastalara göre daraltılmıştır. Gidip acilde full check-up yapamazsınız” diye konuştu.
Başhekimlik münhali: Yönetici olmak iyi hekim olmakla aynı değildir
Başhekimlik münhali hakkında da bilgi veren Dinçyürek, “Başhekimlik münhali ilan edildi. 30 Mart’a kadar müracaat yapılabilir. Aranan niteliklere sahip herkes başvurabilir. 21 Ekim’de Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından sınavı yapılacak. Uzun zamandır başhekimlik sınavları yapılmadı. En son Kalfaoğlu’nun Gazimağusa Devlet Hastanesi başhekimliğini aldığı zaman sınav yapıldı. Daha sonrasında Başhekimlik hep vekâleten yapıldı. Biz sınav açtık” diye konuştu.
Konuşmasının devamında Dinçyürek, “Bana göre yönetici olmak iyi hekim olmakla aynı değildir. O nedenle bu sınav sistemlerinde iyi hekim belgeleri ile yöneticilik yapabilme vasfı ve deneyimi Kamu Hizmeti Komisoyonu’nun yaptığı mülakatta takdir hakkının çok daha fazla olması gerekir. Yöneticilik vasfı ve diğer kriterler de en az elde edilen belgeler kadar değerlidir” ifadelerini kullandı.