Gündem Kıbrıs Özel Haber
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Fide Kürşat, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Gübre fiyatlarının dünyada artış olması, gıda enflasyonu ile karşı karşıya geleceğimizin habercisidir”
ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaştan dolayı dünyada çok ciddi bir ekonomik kriz yaşandığını kaydeden Kürşat, tedarik zincirlerinin kırılmaya başladığını ifade ederek, “Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından dolayı tedarik zincirinde yaşanan akaryakıt temelli sorunlar olduğunu görüyoruz. Bu da üretim maliyetlerini ciddi anlamda artırıyor. Diğer bir unsur ise gübre fiyatları katlanarak artıyor. Bu duruma karşı bazı ülkeler çeşitli sınırlandırmalar getirdi. Diğer yandan tahılda da bazı ülkelerde kısıtlama getirdi. Bu durumda bizim de tarımsal üretimi planlamamız ve ithal edilen ürünlerin ülkemizde yetiştirilmesi için planlama yapılması gerekmektedir. Et ve süt ürünlerinin devamlılığı için kaba yem ihtiyacının sağlanması, sulu tarım ve kuru tarımın da planlanması gerekmektedir. Bu yıl yağmurlar açısından şanslıydık. Ancak gübre fiyatlarının dünyada artış olması, ilerleyen zamanlarda sebze-meyve fiyatlarında çok ciddi artışların olacağının ve gıda enflasyonu ile karşı karşıya geleceğimizin habercisidir. Dünyada ülkeler gübre fiyatlarını üretici için sübvanseye ediyor. Yanı başımızda Güney Kıbrıs’ın açıkladığı 8 maddelik desteğin içinde de bu madde vardı. Üretim zincirinin kopmaması adına bizde de bu paketlerin açıklanması gerekiyor” dedi.
“Ülkemizde bir savaş yok ama pandeminden daha fazla ekonomik etkilerinin yansıyabileceği bir dönemdeyiz”
Kürşat, “Ülkelerin kendi gıda arz güvenliğini saplamak pandemi döneminden bu yana öncelikli olmuştur. Kendi kendini doyurabilen bir ülke olmamız gerekiyor. Aksi takdirde bir sabah uyandığınızda dünyadaki tüm dengeler değişmiş, tedarik zincirleri ve maliyet unsurları değişebiliyor. Öngörülemez bir durum söz konusudur. Ülkemizde bir savaş yok ama pandeminden daha fazla ekonomik etkilerinin yansıyabileceği bir dönemdeyiz. 2023 yılından bu yana sürekli bütçe açıkları ve borçlanmalarla devam eden bir hükümet söz konusudur. Çok kırılgan bir ekonomik yapımız vardı. Üzerine de bu savaş geldi. Hükümetin almış olduğu bazı tasarruf tedbirleri yeterli gelmiyor. Bu savaş kendi gıda arz güvenliğimizi sağlamak ve ülkedeki üretim politikalarının yeniden revize edilmesi açısından bir yüzleşmedir” diye konuştu.
“Alınan tedbirler tersten başlamıştır ve orantısızdır”
Kürşat, “Hükümet, muhalefet, sivil toplum örgütleri, ekonomik örgütleri bir kriz masası etrafında toplanılması gerekirdi ama o eşik aşılmıştır. Bu saatten sonra o masanın kurulmasının ihtimalini görmüyoruz. Çünkü güvenin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Bu krizin faturası daha ortaya çıkmadı. Şuanda yaşadığımız daralma, geçtiğimiz 4 yıldır batırılan bir maliye ve kurtarma çalışmalarının neticesidir. Hükümet bir tasarruf ve destek paketi açıkladı ancak esas yaraya merhem olacak tedbirler açıklanmadı. Halkın alım gücünü koruma adına devletin bazı gelirlerinden vazgeçmesi gerekiyor. Özellikle temel tüketim maddelerinde KDV’lerin geri çekilmesi gerekiyor. Hayat pahalılığını dondurmak acı bir reçete ancak hayat pahalılığını dondururken piyasanın pahalılaşmasını engelleyecek tedbirlerin alınması gerekir. Bu alınan tedbirlerle piyasa daha da daralacak, halkın alım gücü düşecek, KDV ve fon gelirleri düşecek, kamu maliyesi iyice sıkıntıya düşecek. Alınan tedbirler tersten başlamıştır ve orantısızdır. Bunlar doğru yaklaşımlar değildir” dedi.
“Şap hastalığına karşı bizde süreç iyi yönetildi”
Şap hastalığı ile ilgili de bilgi veren Kürşat, “Güney kesiminde şap hastalığı çok ağır seyrediyor. Tedbirler de AB’nin baskısıyla şap hastalığı tespit edilen çiftliklerde itlaflar söz konusu oldu. Güney’de çok hızlı bir yayılma oldu. İtlaflar 30 bin hayvanı geçti. Ekonomik anlamda da ciddi ekonomik kayıplar yaşandı. Üreticiler bulaşmamış hayvanlarını kaçırmaya başladı. Bu da şapın yayılmasını tetikleyen bir durum oldu. Güney Kıbrıs’ın içerisinde bulunduğu durum çok sıkıntılıdır” bilgisini paylaştı.
Konuşmasının devamında Kürşat, “Biz bu anlamda şanslıydık. Alınan tedbiri iyi uyguladık. Üreticiler kendi çiftliklerinin önüne dezenfeksiyon kurdu, ilaçlamalar yaptı, belediyeler bu işe el verdi. Tarım bakanlığı aşılama konusunda hızlı davrandı. Bu önlemlerle bizde durum tamamen kontrol altına alındı. Şap hastalığına karşı bizde süreç iyi yönetildi. Hem üreticilerin bilinçli olması, yerel yönetimlerin katkısı ve Tarım Bakanlığının aşılaması ile birlikte bu süreci atlatabileceğimizi düşünüyorum. Kaçakçılık konusunda da sınırlarda çok ciddi tedbirler alınmıştır. O sirkülasyon tamamen kontrol altındadır.




