Gündem Kıbrıs Özel Haber

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Küçük, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Orta Doğu’da devam eden savaş hakkında değerlendirmelerde bulunan Küçük, “Güney Kıbrıs hırslarına yenik düşüyor. Özellikle Avrupa Birliği’ne girdikten sonra kendisinin çok daha güçlü bir ülke olabileceğini ve bölgede bir denge olma hayalindedir. Farklı ülkelere üslerin verilmesi ve limanların açılması bir ada ülkesinde özellikle ekonomiler için risklidir. Güven anlamında KKTC çok daha güçlü bir şekilde yarınlara hazırdır” dedi.

“Bütün kesimler ile çok ivedi bir şekilde bir masa etrafında toplanılması gerekir”

Konuşmasının devamında Küçük, “Önemli olan bu savaşın ekonomik çıkmazları içerisinde risklere göre tedbir almaktır. Eğer bu krizi iyi yönetemezsek orta vadede çok daha vahim şeyler yaşanılabilir. Ada ülkesi olmamız açısından algıya hem turizmde hem yükseköğrenimde hem de toplumsal etki açısından bakmamız gerekiyor. Bekle göre ekonomisine geçiliyor. Biz bunu pandemi döneminde yaşadık ve şuan pandemiden daha öngörülemeyen bir süreç içerisindeyiz. Pandemide iç dinamiklerinize göre kararlar alırdınız. Türkiye ile birlikte yapılan çalışmalarla çok önemli açılımlar oldu ve süreci minimum kayıplarla atlattık. Ancak şuan içinden geçtiğimiz süreçte bizim aldığımız kararlar dışında da gelişmiş olsa da bizim içe dönük muhalefeti ve iktidarıyla çok iyi yönetmemiz gerekiyor. Kırılgan bir ekonomik yapımız vardır. Ama bu krizi bir fırsata çevirebiliriz. KKTC’de bizlerin sadece ekran başında telefonu kullanan değil bir oyun kurucu olarak yapımıza göre hamleler yapmamız ve üreten yanımızı güçlendirmemiz gerekir. Bu savaşlar bitecek kama önemli olan bugün aldığınız kararların savaşın sonrasına nasıl yansıyacağıdır. Algının iyi yönetilip doğru stratejik kararlar almak adına bütün kesimler ile çok ivedi bir şekilde bir masa etrafında toplanılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Üretim bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üretim durduktan sonra işgücüne verilecek desteğin bir anlamı yoktur”

Brent Petrol fiyatlarındaki artış ve ülke içinde bu yönelik yapılması gerekenler hakkında değerlendirmelerde bulunan Küçük, “Alınan kararlarda bir bütün olarak hareket edilmesi kanaatindeyim. Üretim bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üretici üretiminin sekteye uğramamasının peşindedir. Tedarikçi de mal tedarikinin devam etmesi noktasındadır. Bu savar bir gün bitecektir ancak önemli olan etkilerinin ne kadar devam edeceğidir. Bir yıllık kararlardan ziyade, 3 aylık periyodik kararlar alınması gerektiğini düşünüyorum. Üretici açısından bakıldığında en büyük harcama kalemi enerjidir. Hükümet olarak üreticilere enerji birim maliyetlerde katkı sağlaması yönünde bir çalışma yapmamız gerekir. Geçici vergi düzenlemeleri yapılması da gerekir. Savaş başladığı günden itibaren özellikle yerel üretimi olan bazı ürünlerle ithal edilen ürünlerin maliyetleri arasında yüzde 130 arasında bir fark oluşmaya başladı. Türkiye bu tür kriz dönemlerini çok iyi yönetiyor. İhracata teşvik veriyor ve ülkeye döviz girdisini artırıyor ve diğer yaptığı girişimler ile de üretimin kesilmemesine yönelik politikalar üretiyor. Üretim durduktan sonra işgücüne verilecek desteğin bir anlamı yoktur. Önemli olan işletme maliyetlerinin nasıl kontrol altına alınacağı, tedarik zincirinde finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretimde elektriğe yapılabilecek katkının nasıl artırılacağı olmalıdır. Sayın Başbakan ekibi ile bu yönde bir çalışma yapacak” bilgisini verdi.

Erhürman, A Milli Futbol Takımı’na başarılar diledi
Erhürman, A Milli Futbol Takımı’na başarılar diledi
İçeriği Görüntüle

İngiliz üsleri konusu: Esas misyonlarının dışında bir sonuca geldiler

Son günlerde tartışma konusu olan İngiliz Üslerinin statüsü hakkında da değerlendirmelerde bulunan Küçük, “İngilizler burada olası risklere ve güvenlik zafiyetlerine karşı bir güvenlik bariyeri oluşturmak için burada kaldı. Ama şuan tam tersine güvenlik riski olmaya başladı. Bu nedenle de Güney Kıbrıs halkı İngiliz üslerinin varlığını tartışır noktaya geldi. Kuruluş var olma amacının dışında bir sonuç yaratıyorsa bu tartışılır. Türk askeri bu ülkede hem Güney’in hem de Kıbrıs Türk halkının güvenliği için buradadır ve bunu sağlamaktadır. Bugün en uçtaki siyasi görüşler bir Türk askerinin varlığının sadece Türkler için değil Rumlar için de bir güvenlik olduğunu söylüyor. İngiliz üsleri esas misyonlarının dışında bir sonuca geldiler” diye konuştu.