KIBRIS

“Eğer bu şekilde devam edilirse çok ciddi zarar göreceğiz”

Dokuzuncu dönem milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, hayat pahalılığı üzerinden yaşanan tartışmaların bir kenara bırakılarak popülizm yapılmaması gerektiğini söyledi ve bazı şeylerin açıkça konuşulması gerektiğini ifade etti…

Gündem Kıbrıs Özel Haber

Dokuzuncu dönem milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rum tarafında Paskalya Bayramında yakılan KKTC ve Türk bayraklarına ilişkin konuşan Manavoğlu, eylemi şiddetle kınadı. Manavoğlu, “Ne yazık ki bu anlayış Rum kesiminde senelerdir aynı düzeyde gidiyor. Son zamanlarda da bu faşist duyguları daha da güçlendi ve bu gibi duygular da sıklaştı. İşin içerisine kilise de girdiğinde daha da güç buluyorlar ve bu utanmazlıkları yapıyorlar. Bütün dünya görmelidir ki, bu eylemler çözüm konusunda samimi olmadıklarını gösteriyor. Bizim de bunu bütün dünyanın gözüne sokarak anlatmamız gerekir. Kıbrıslı Türkler ve Türkiye ne kadar çözüm iradesini ortaya koysa da karşı tarafın problemli olduğunu anlatabilmek için bir fırsat olarak görüyorum. Bizim büyüklerimiz bizi nefretle büyütmedi. Daha medeni insanlar olarak yaşıyoruz. Güney Kıbrıs Avrupa Birliği’nde olmasına rağmen, her ortamda geçmişte yaşanan travmaları büyüterek anlatıyorlar. Aynı şeyleri bizim de yaşadığımızı inkâr ediyorlar. Bizim de bunları ara ara hatırlamamız ve tarihi unutmamamız gerekiyor” dedi.

“Başından beri hatalı bir süreç izlendi”

Hayat Pahalılığında yapılmak istenen düzenleme sonrası ülkede yaşanan eylemler ve olaylar hakkında değerlendirmelerde bulunan Manavoğlu, “Görüntüler hoş değildi. Başından beri hatalı bir süreç izlendi. İletişimi ve istişareyi keserek yaptım olur anlayışı ile hükümet yanlış yaptı. Bu konunun senelerdir hassas bir konu olduğunu senelerdir biliyoruz ve bu düzenlemeyi sendikalara anlatıp süreci ilerletmek gerekirdi. Bu noktada hükümetin büyük bir hatası oldu. Gelinen aşama ise birçok soru işareti barındırıyor. Sendikalar ise hayat pahalılığı düzenlemesiyle meclise yürüdü. Ancak orada yaşanan arbedelerde hiç hoş olmayan görüntülerle karşılaştık. Yaşanan olaylarda zarar görenler de oldu” dedi.

“Çok ciddi bir iç tüzük ihlali var”

Konuşmasının devamında Manavoğlu, “Son oturumda meclise ara verildi. İç tüzükte ara verildikten 24 saat sonra tekrar deneme yapılması lazımdı ve hiçbiri yapılmadı. Çok ciddi bir iç tüzük ihlali var. Yasa tasarısı oturum açılmadığı için geri çekilemedi ve havada kaldı. Sendikalar da grevi askıya alsalar da ilerisi için karar veremediler. Bu olay ciddi bir gerilime neden oldu. Bu gerilimin devam etmemesi için ne yapılması gerektiğini hükümetin önce kendi arasında, daha sonra da muhalefet ve sendikalarla konuşması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Biz popülizm yapmaya devam etmemeliyiz ve bazı şeyleri çok açık konuşmamız gerekiyor”

Manavoğlu, “Faizi ile birlikte devletin 20 Milyar bankalara borcu var. Her ay maaşların ödenebilmesi için bu borçlanma devam edecek. Kısa sürede vergi düzenlemesi yapılamaz. Ülke darboğazdadır ve dolaylı vergilerle ilgili de bir düzenleme yapılması söz konusu değildir. Yakıt konusunda dünyada sorun olduğu için akaryakıt fiyatlarına çok zam yapmamak için devlet kendi kazancından vazgeçti. Kıb-Tek şuan elektriği zararına veriyor. Dolayısıyla bu alanlarda da zarar var. Biz popülizm yapmaya devam etmemeliyiz ve bazı şeyleri çok açık konuşmamız gerekiyor. Bu şekilde devam edersek ışığı göremeyeceğiz” dedi.

Erken seçim tartışmaları: En erken eylül ayında seçimin olacağını düşüyorum

Erken seçim tartışmaları hakkında da konuşan Manavoğlu, “Tarihinde olmayan her seçim erken seçimdir. Nisan ayına geldik, bu saatten sonra ne kadar erken olur? Eğer eylülde olursa hem erken seçimdir hem değildir. En erken eylül ayında seçimin olacağını düşüyorum. Bu seçimin tarihi eylemler yaşanmadan önce hükümetin kararıydı. Ancak bu eylemlerden sonra süreç başka bir yöne evrildi. Vekiller bu kadar çok üyesi olan sendikaları karşısında almak istemez. O nedenle de bu noktada bir karar vereceklerdir. Ocak ayını beklemek bu hükümete de zarar verecektir. Belediye seçimleriyle ilgili bir çalışma yapıldı mı? Hükümetin başka bir problemi daha var. Hükümetin kendi içinde de ciddi sorunlar var. Hem ortaklar hem de UBP içinde hükümet edenlerin bu krizde sessiz kalması, arabuluculuk rolü üstlenmesi, birçoğunun ise muhalif düşüncelerinden dolayı yaşananları izlemelerinden dolayı bu süreç nasıl sağlıklı yürütülecek?” diye sordu.

“Bu ülke bu hale geldiyse popülizm yüzünden geldi”

Manavoğlu, “Bu ülke bu hale geldiyse popülizm yüzünden geldi. Gerçekleri konuştuğunda taşlanıyorsun. Acı bir reçeteye ihtiyaç var ancak. Siyasi partilerin bu acı reçeteyi halka anlatarak bu süreci ilerletmesi gerekiyor. Eğer siyasiler bu ülke siyasetin var olmak ve ülke siyasetinde var olmak istiyorlarsa hep birlikte bu reçete yazılmalı ve hep birlikte uygulanmalı. Eğer bu şekilde devam edilirse çok ciddi zarar göreceğiz ve bunun altından kalkmak da çok daha zor olacak” ifadelerini kullandı.

“3 ay sonra olacak bir şey için neden bu kadar tartışma yapıldı?”

Hükümetin hayat pahalılığı düzenlemesi hakkında da konuşan Manavoğlu, “Hürmüz Boğazı’nda yaşananlardan dolayı hammadde fiyatları 1’e 3 oranında yükseldi. Hayat Pahalılığı neden şimdiden konuşuluyor? Haziran’a daha 3 ay var. 3 ay sonra olacak bir şey için neden bu kadar tartışma yapıldı? 5. Ayda çıkacak enflasyona bir bak, daha sonraki ayı da ortalama tahmin et daha sonra da istişare etmeye başla. Belki bu şekilde aklıselim bir fikir ortaya çıkar herkes için daha iyi olurdu ve bu tartışmalar yapılmazdı. Bu hükümette bir tane aklı başında insan yoktu da Ünal beyi ikna edemedi mi?” dedi.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }