Doğuş ENGİN YAZDI…

Bazı insanlar yardım istemez ama bu insanlar sandığınız kadar güçlü olmayabilir…

Ya da sandığınızdan çok daha erken güçlü olmak zorunda kalmışlardır.

Toplumda yardım istememek çoğu zaman güçlülükle, dayanıklılıkla ve “kimseye muhtaç olmamakla” özdeşleştirilir. Oysa psikoloji alanındaki klinik gözlemler ve bilimsel çalışmalar, yardım istemekte zorlanmanın çoğu zaman bir karakter özelliği değil, erken yaşam deneyimleriyle şekillenen öğrenilmiş bir baş etme biçimi olduğunu göstermektedir.

Çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanmayan bireyler, zamanla ihtiyaç göstermeyi riskli olarak algılamayı öğrenir. Bağlanma kuramına göre, bakım verenlerin tutarsız, mesafeli ya da duygusal olarak erişilemez olduğu ortamlarda büyüyen çocuklar, destek aramanın hayal kırıklığıyla sonuçlanacağını deneyimleyerek öğrenir. Bu deneyim, ilerleyen yıllarda “kimseye ihtiyaç duymadan ayakta durma” stratejisinin gelişmesine yol açar.

Yetişkinlikte bu durum dışarıdan bakıldığında işlevsel ve güçlü bir görüntü yaratabilir. Kişi sorumluluk alır, kriz anlarında soğukkanlıdır, çevresindekilere destek olur. Ancak iç dünyada çoğu zaman yalnızlık, duygusal tükenmişlik ve her şeyi tek başına taşıma zorunluluğu hissi vardır. Araştırmalar, sosyal destekten kaçınan bireylerde stres hormonlarının daha uzun süre yüksek kaldığını ve bunun uzun vadede ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ortaya koymaktadır.

Günlük hayattan tanıdık bir örnek bu durumu netleştirir. İş yerinde herkesin sorunlarını dinleyen, herkese yardımcı olan ama kendi zorlandığını kimseyle paylaşmayan bir çalışan düşünün. Çevresi onu “çok güçlü” olarak tanımlar. Oysa bu kişi çoğu zaman yardım istemeyi değil, sessizce yük taşımayı öğrenmiştir. Çünkü geçmişte yardım istemek ya karşılık bulmamış ya da ciddiye alınmamıştır.

Modern psikoloji, yardım istemenin zayıflık değil, bir duygusal düzenleme becerisi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Sosyal destek, travmatik yaşantıların etkisini azaltan en güçlü koruyucu faktörlerden biridir.

Bu nedenle yardım istemekte zorlanan bireylerle karşılaştığımızda sormamız gereken soru “Neden bu kadar güçlüsün?” değil; “Bu gücü ne zaman ve neden tek başına geliştirmek zorunda kaldın?” olmalıdır.

Bu noktada önemli olan, yardım istemekte zorlanan bireyleri yargılamak değil, bu tutumun ardındaki yaşam öyküsünü anlayabilmektir. Çünkü gerçek güç, her şeyi tek başına taşımakta değil; ihtiyaç duyduğunda destek alabilecek alanlar yaratabilmektedir. Yardım istemek, insan olmanın doğal bir parçasıdır.