Doğuş Engin yazdı...
Toplumda “neşeli insan” çoğu zaman “iyi” ve “sağlam” insanla eş tutulur. Oysa mizah, bazen gerçekten dayanıklılığın işaretiyken bazen de duygudan uzaklaşmanın en hızlı yoludur. Ayırt eden kritik soru şudur: Şaka yaptıktan sonra duyguya geri dönebiliyor musun, yoksa konu kapanıp gidiyor mu?
Gündelik hayattan örnek verelim: Toplantıda eleştirildiğinde hemen espri yapıp ortamı güldüren kişi… Ya da ilişkide kırıldığını söylemek yerine “tamam ya dramatik yaptım” diyerek konuyu şakaya bağlayan biri… Kısa vadede mizah gerilimi düşürür, sosyal bağı güçlendirir ve kişiye nefes aldırır. Nitekim psikodinamik literatürde mizah, “olgun” savunmalar arasında değerlendirilir; yani gerçeklikle bağ kopmadan zor duyguların taşınmasına yardım edebilir. Ancak mizah her zaman “sağlıklı” çalışmaz: Duyguyu sürekli erteleyen şaka, zamanla iç dünyayı sessizleştirir; kırgınlık birikir, yakınlık yüzeyde kalır.
Araştırmalar mizahın farklı “tarzları” olduğunu gösteriyor. Mizahın ilişkiyi güçlendiren (affiliative) ve kendini destekleyen (self-enhancing) biçimleri daha uyumlu sonuçlarla ilişkiliyken; agresif ya da kendini küçümseyen (self-defeating) mizah, psikolojik iyi oluş açısından daha riskli bir örüntüye işaret edebilir. Yani her kahkaha aynı işleve sahip değil: Bazen bağ kurar, bazen kendini saklar.
Peki neden hep şakaya kaçıyoruz? Üç neden sık görülür. Birincisi, “yük olmayayım” öğrenilmişliğidir: Çocuklukta “abartma, ağlama” mesajı alan kişi duyguyu ifade etmek yerine şakayı otomatikleştirebilir. İkincisi, güvende kalma stratejisidir: Gerginlikte ortamı yumuşatmak, çatışmayı büyütmemek için mizah devreye girer. Üçüncüsü ise duyguyu kontrol etme ihtiyacıdır: Duygu yönetilemez göründüğünde zihin, komediyi “kontrol edilebilir” bir çıkış olarak seçer. Deneysel bulgular da olumlu mizahın, olumsuz/acımasız mizaha kıyasla duyguları düzenlemede daha faydalı olabildiğini gösterir. Ayrıca mizahın olgun bir savunma olarak işlev görmesi, uzun vadeli uyumla ilişkili bulunmuştur.
Mini uygulama: Şaka yapma ihtiyacı geldiğinde bir an durup şu cümleyi ekleyin: “Gülüyorum ama kırıldım.” Mizahı silmeden, duyguyu görünür kılar. Asıl güç çoğu zaman budur.