Gündem Kıbrıs Özel Haber
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Küçük, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programda Ocak ayından bu yana piyasada dövize erişim sıkıntısı olduğunu ifade eden Küçük, “Doları biz emaneten kullanıyoruz. Dolar bizim değil. Doları Merkez Bankası üzerinden ve bankalar aracılığı ile belirli bir masraf ve komisyon bedeli ile kullanılmaktadır. ABD tarihi iç borçlanmanın ödenmesiyle alakalı mevduatlarını geri çağırmaya başladı. İç borçlanmanın karşılanabilmesi için ülkelere farklı fon veya bankalar aracılığıyla verilen kredilerin ödemeleri hızlı bir şekilde ödenmeye başlandı. Türkiye Cumhuriyeti de bu sıkışıklığa girdi. Ekonomik daralmalar olduğunda dur bekle yöntemi ile herkes sıcak parayı elinde tutuyor. Yatırıma koymuyorlar. Teknoloji anlamında borsa ve yatırım şirketleri incelendiğinde altın gümüş gibi alanlarda yatırımlar güvenli bir liman olduğu için geçtiğimiz 3 ila 6 ay arasında Türkiye’deki İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda yatırım kalemlerine bakıldığında bir emniyet supabı oldu. Ancak son 3 aydır savaşın habercisi açıklamalar ve sonrasında savaşın başlamasıyla birlikte ABD kendi iç borçlanması için parayı geri çekmeye başladı. Burada da arz talep dengesinde makas açıldıkça herkes elindeki parayı tutmaya başladı. Bir dolar başka kurlara göre çok daha değerli olmaya başladı” bilgisini verdi.
“Bu durumun çok kabul edilebilir bir yanı yoktur”
Konuşmasının Devamında Küçük, “KKTC Merkez Bankası belirli bir komisyon karşılığında dövizi ülkemize getiriyor ve bankalara veriyor. Bankalar da bilançolarındaki aktif varlıklarına göre bunu piyasaya satıyor. Buradaki sıkışıklık inşaat sektörünün ticari faaliyetlerindeki arz talep dengesizliğinden dolayı dijital ekonomi ile ilgili birçok işlem hacmi artmaya başladı. Buradaki artış insanların elindeki parayı tutarak dijital ekonomi üzerinden takas işlemlerinden kaynaklandı. Devlet bu paraların değişiminden kazanç elde etmektedir. Yatırımcı da buradan uzaklaşıyor. Bankalar parayı şuada kontrollü olarak size kullandırıyor. Bu durumun çok kabul edilebilir bir yanı yoktur. Merkez Bankası da bu durumdan rahatsızdır. Onlar da bir çözüm bulma yönünde arayış içerisindedir. Aslında bizim mevcut yasalarımız içinde bazı gecikmişliklerin de vermiş olduğu sonuçlardır. Sıcak paranın bu ülkeye getirilmesi ve Maliye Bakanlığı tarafından kontrol altına alınması, yine bu ülkede kalacak düzenlemeyi yapmak adına çalışmalarımızı başlatmıştık” dedi.
“Devletin bu yönde aldığı kararın ekonomiye nasıl yansıyacağını görmemiz gerekiyor”
Küçük, “Bizim ülkemizde vatandaşlarımız TL’nin yanında döviz kullanmaya alıştı. Siz ne kadar da kart sistemi getirseniz de herkes dövizle bir işlem yapıyor. Bu alışkanlıklar bozuldu. İnsanlar döviz kullanamadığında kartlara saldırıyor ve kartlardaki sanal parayı kullanıyor. Diğer taraftan da devlet bazı kesintiler yapıyor. bugün bir konsolide olarak aldığımız ötelemeler tartışılması gereken bir karardır. Bununla birlikte Maliye’nin bir şey daha koyması gerekir. Siz insanlara harcamalar kartlardan olsun ve kayıt altına alınsın dediniz. Ama bu insanlar da kendine göre belirli bir artış olacak diye hesap kitap yapıyor. Bu olmadığında ne olacağı ile alakalı bir çalışma yok. Devletin bu yönde aldığı kararın ekonomiye nasıl yansıyacağını görmemiz gerekiyor. Net soru şu olmalı: konsolide diye yapılan düzenlemenin ekonomideki çarpan etkisi ne olacak? Bunu anlatmamız gerekir ve bunun yanına bir de halkın alım gücü zayıfladığında iş dünyası açısından yaşanan kaybı hangi harcamalar açısından ucuzlama yapılacağını bu halk görmesi gerekir diye düşünüyorum. Bunun üzerine çalışılırsa bu top yekûn seferberliği herkes sahiplenilir. Yoksa bu kamuda bir düzenleme yapılarak çözülemez. Bu süreçte bütün kesimler bir masa etrafında toplanarak, stratejik eylem planı ile bir ekonomik seferberliğe ihtiyacımız vardır” diye konuştu.




