Bahar Sancar yazdı...

Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Frederick Üniversitesi’nde yaptığı konuşma ve bu konuşmanın yankıları günlerdir devam ediyor…

Saldırgan ve diplomatik dil açısından da amatör ifadeler barındıran bu söylemler diğer yandan da ciddi bir stratejik çelişki barındırıyor…

Hristodulidis’in konuşmasında öne çıkan konular, Federasyon temelinde çözüm vurgusu, BM parametrelerine bağlılık söylemi, bölgesel istikrar söylemi, Doğu Akdeniz’de iş birliği iddiası olsa da bu söylemin sahada karşılığı hiç yok…

Güney Kıbrıs yönetimi bir yandan “bölgesel istikrar” vurgusu yaparken, diğer yandan Doğu Akdeniz’de şer ittifakları kurmaya devam ediyor…

İsrail ile askeri ve enerji iş birlikleri ve Yunanistan ile stratejik savunma koordinasyonu kurma çabaları, fiilen Türkiye’yi ve aynı zamanda da KKTC’yi dışlayan bir blok mimarisi oluşturuyor…

Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi yok sayarak kalıcı bir enerji veya güvenlik düzeni kurmanın mümkün olmayacağını anlayamayacak kadar da güç zehirlenmesi yaşıyor Rum lider…

Hristodulidis ve yönetimi son dönemde İsrail ile ilişkileri belirgin biçimde derinleştirdi…

Hatta ki devleti arka odalardan İsrailli bazı üst düzey isimlerin yönettiği iddia ediliyor…

Gazze’de yaşananlar ortadayken, Güney Kıbrıs’ın İsrail’le yakınlaşmayı “stratejik kazanım” olarak sunması, bölgedeki Arap dünyasında ciddi bir antipatik etki yaratıyor…

Diğer yandan İsrail ile aşırı yakınlaşma Güney Kıbrıs’ı bölgesel gerilimlerin parçası haline getiriyor…

Hatırlatmak isterim ki İran-İsrail savaşında, İran açık açık Güney Kıbrıs’ı “Vururuz!” diyerek uyarmıştı…

Tabi son günlerde Hristodulidis’in bu kadar saldırganlaşmasının asıl sebebi Türkiye ve Yunanistan yakınlaşmasıdır…

Son dönemde Ankara ile Atina arasında gözle görülür bir normalleşme süreci var…

Güven artırıcı adımlar, diplomatik diyalog kanallarının açılması, imzalanan yeni protokoller ve liderlerin karşılıklı olumlu söylemleri Güney komşumuzun uykularını kaçırdı…

Çünkü Güney Kıbrıs yıllardır Yunanistan üzerinden Türkiye’ye karşı Avrupa içinde siyasi baskı üretme stratejisini kendine “devlet politikası” edindi…

Yunanistan ve Türkiye ilişkilerinin normalleşmesi, Güney Kıbrıs’ın sözde “Türkiye tehdidi” üzerinden kurduğu oyunu da boşa çıkartacak…

Haliyle de bu zamana kadar yürütülen siyaset bypass olacak…

Hristodulidis’in konuşmanın satır aralarında bu rahatsızlık açıkça belldir…

Hristodulidis ve Rum Yönetimi’ni Türkiye muhatap olarak kabul etmediği için kurduğu şer ittifakları ile o küçük aklıyla Ankara’yı çevrelemeye çalışıyor…

Ucuz oyunlar…

“Çaresizlik” insana her şeyi yaptırıyor…

Türk nefreti sebebiyle İsrail’in kucağına oturan, Avrupa’da “derin” bağları olduğunu iddia ettiği Yunanistan’ı kullanarak mahalle baskısı oluşturmaya çalışan Rum Liderliği, siyaseten acemi hamleleri ile iflas noktasına gelmiştir…

Türkiye’yi dışlayıp, KKTC’yi yok sayan bir oyun düzeni kuramayacaksınız…