Serap İş,  sanıkların duruşma salonuna getirilmesini de talep etti.

6 Şubat’taki depremi hissettiğini ancak Adıyaman’da bir yıkım olabileceğini düşünmediğini, uçakta yer olmadığı için oğlunun yanına da gidemediğini kaydeden Serap İş,  şöyle devam etti:

“Dün sabırla Bozkurt ailesinin ve diğer sanıkların yalanlarını dinledik. Keşke dinlemeseydik… Madem her şey o kadar özenle yapıldı, İsias neden yıkıldı? Benim oğlumu deprem öldürmedi, kaçak kat, vicdansızlıklarla yapılan İsias öldürdü. Yaşıyorsak, çocuklarımızı kaybettiğimiz topraklara ayak basabiliyorsak adalete olan inancımızdandır. Ben oğluma gittiğimde böyle söylüyorum, ‘merak etme adalet tecelli edecek’ diyorum..”

Serap İş, oğlunun 4 Şubat’taki doğum gününü, Adıyaman’da arkadaşlarıyla kutladığını belirterek,  “Ben oğlumu ölüme gönderdim. Kum yığının altından 93 saat sonra çıkarılabildi. Onun mezarının yanında babasının ve benim mezar yerim ayrıldı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar: KAAN, Türk milletinin yeni bir gurur kaynağı olmuştur Cumhurbaşkanı Tatar: KAAN, Türk milletinin yeni bir gurur kaynağı olmuştur

Bozkurt’un dün “Otelime iş makineleriyle girmek için ne aceleleri vardı” ifadesini kullandığını söyleyen Serap İş, “Oğlum kumların altındaydı, acelem ondandı… Keşke sen ve çocukların da o otelin içinde olsaydınız” ifadelerine yer verdi.

Geleceğe dair beklentileri, hayalleri olmadığını da kaydeden Serap İş, “Birinin yasını tutarken diğer çocuğunuza umut olmak zor” dedi.

İş, sanıkların en ağır cezayı almasını istediklerini kaydederek, “Benim çocuğum artık yok, artık hiçbiri yok…. Otelden canlı çıkan herkesin tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum” diye konuştu.