Emin Akkor yazdı...

Gazeteciler Cemiyeti’nin gerçekleştirdiği çalıştay ve medya konferansları için bulunduğum Ankara’da aynı organizasyon kapsamına dahil edilen Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) yıllık toplantısını da takip etme imkanı buldum.

Ali Kurtoğlu rehberliğinde ilk defa dahil olduğum EFJ toplantısı, Basın Sen’in uluslararası bir örgütün parçası olmasının faydasını da gözlemlemlememe katkı sağlamıştır.

EFJ yıllık toplantısında Kıbrıs iki önergede gündem olmuştur. Özellikle Kıbrıslı Türklere karşı insan hakları ihlaliyle AİHM’e taşınan Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimi bu kez de iki farklı konundan dolayı ifade özgürlüğünü de kısıtladığı gerekçesiyle Avrupa Gazeteciler Federasyonu gündemine gelmiştir.

Vatandaşın haber alma özgürlüğünü kısıtlayan yasayla ifade özgürlüğüne darbe vuran KKTC yönetimi de muhalif gazetelere ekonomik ve adli baskılar uyguladığı gerekçesiyle Ankara’da gündemdeki yerini aldı.

Fransa Gazeteciler Sendikası’nın “Bölgesel ve Yerel Basının Savunulması ve Avrupa’da "Haber Çölleri" ile Mücadele” başlığıyla hazırladığı önergede Kıbrıs ile ilgili ifadeler de yer alıyordu. “Fileleftros Grubu; Limasol, Baf ve Larnaka’daki saha personelini azaltarak operasyonları yerel bürolardan Lefkoşa’daki merkezi haber merkezine kaydırmıştır. Eş zamanlı olarak, adanın kuzey kesiminde, Avrupa ve Yeni Düzen gibi muhalif/eleştirel yayınları hedef alan ekonomik ve adli baskılar, tüm çoğulculuğu yok etmekle tehdit etmektedir” başlığıyla yer alan önergeyle ilgili tartışmada Fileleftros’un bu operasyonu Hristolidis’in çıkarı için muhalifleri susturma adına yaptığı ve buna küçülme kılıfı uydurulduğu iddia edilmiştir.

Toplantıda, Hristolidis yönetiminin, Kıbrıs Gazeteciler Sendikası tarafından verilen basın kartının tanınma derecesini düşürmeye ve AB Kıbrıs Dönem Başkanlığı çerçevesinde Basın ve Enformasyon Dairesi (PIO) aracılığıyla hükümet kontrollü bir akreditasyon sistemi dayatmaya yönelik tek taraflı eylemlerinden duyulan rahatsızlık konu oldu.

Özetle, Kıbrıs Gazeteciler Sendikası’nın sunduğu önergede, Hristolidis, gazeteci tanımını devletin yapıp, kendi seçimine göre basın kartı vermesinin yolunu açacak bir süreci ilerletiyor.

Bu önergeler onaylanmakla ne oluyor sorusunun yanıtı, EFJ yönetimi sürecin takipçisi oluyor. Şöyle ki; yıllık toplantıda onaylanan tüm önergeler gibi Kıbrıs ile ilgili önergelerdeki rahatsızlığın giderilmesi için idari yönetimler ve AB kurumları nezdinde bahsedilen sorunların ortadan kaldırılması amacıyla çaba sarf ediliyor.

Örneğin, Kıbrıs’taki süreçle ilgili olarak, EFJ yönetimi, Avrupa Medya Hizmetleri Kurulu'na (EBMS), Avrupa Komisyonu'na ve Avrupa Konseyi'ne (Gazeteciliğin Korunması Platformu aracılığıyla) resmi bir şikayette bulunarak takipçisi olacak. Bu kapsamda adı geçen kuruluşlar, Kıbrıs Cumhuriyeti ve KKTC’deki gelişmelerle ilgili de Türkiye Cumhuriyeti’ne rahatsızlıklarını iletip sorunun giderilmesini takip edecek.

Dünyanın dört bir yanındaki medya profesyonellerini bir araya getiren Londra merkezli Etik Gazetecilik Ağı (EJN) Kıbrıs’ı da kapsayan bir çalışmaya imza atma girişiminde bulundu.

Medyada doğruluk, bağımsızlık ve hesap verebilirlik ilkelerini teşvik eden Etik Gazetecilik Ağı (EJN) Kurucusu Aidan White, Türkiye , Yunanistan, Kıbrıs’ın her iki tarafından gazeteci örgütlerinin temsilcileriyle bir araya gelerek düşüncelerini paylaştı. Olumlu karşılanan bu girişim için oluşturulacak komite süreci ilerleterek Kıbrıs-Türkiye-Yunanistan üçgenini kapsayan etiksel çalışmalar yürütülecek.

Kıbrıs’ta ifade özgürlüğü açısından yaşanan sıkıntılar yanında Ankara’da yapılan bu toplantıyı olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Bu gelişmenin aynı zamanda adamızda ifade özgürlüğünün korunması adına birlikte hareket etmek için bir şans olarak değerlendiriyorum.

Avrupalı gazetecilerin gündemine taşınanlar dertler yanında bizlerin birebir tanık olduğu süreçlerle adanın her iki yanında da ifade özgürlüğünü kısıtlayan yönetimlerin varlığı acı bir gerçek olarak yüzümüze vurmaktadır. Bu yönde hem kendi içimizde mücadeleyi artırmamız gerekirken, aynı zamanda her iki tarafın gazeteci örgütlerinin birlikte mücadelesinin zeminini de zorlamalıyız.