KIBRIS

Paslı varillerin arkasından KKTC’yi dikizlemek…

BAHAR SANCAR YAZDI…

Rum siyaseti hâlâ 1960 öncesinin zihniyetiyle konuşmaya devam ediyor…

Rum Dışişleri Bakanı Kombos’un son açıklamaları, Brüksel’in yıllardır besleyip büyüttüğü siyasi zihniyetin ham halidir…

Türkiye’yi “işgalci” ilan eden, Kıbrıs Türk halkını yok sayan ve adadaki tek meşru irade gibi konuşan bu dil, AB tarafından cesaretlendirilmiş küstahlıktan başka bir şey değildir…

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs ziyareti sırasında Güney Lefkoşa’daki Yeşil Hat’ta “Gezdirildi”…

Bu arada hatırlatmak isterim ki, Avrupalı ​​milletvekilleri, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e karşı güvensizlik önergesi vererek Leyen’in istifasını istemişti…

Çok değil 8 ay kadar önce falan…

Suçlama: Görevi ve unvanı kötüye kullanmak!

Neyse konumuza dönelim…

Bayan Layen, paslı varillerin ve bariyerlerin ardından Kuzey’e, yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bakıyordu…

Ne dram ama…

Ancak Kıbrıs Türk halkı açısından bu anlar, AB’nin “tarafsız arabulucu” masalının resmî iflas belgesidir…

Çünkü o varillerin arkasından baktıkları yer, 1963’ten itibaren katliamlara maruz bırakılan bir halkın kurduğu devlettir, 1974’te Türkiye sayesinde yok olmaktan kurtulan bir toplumun iradesidir ve bugün kendi kurumları, sınırları ve halkıyla ayakta duran bir gerçektir!

O varillerin arkasında kalan yer, bir “işgal bölgesi” değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir!

Ama AB bu gerçeğe yüzünü dönmek yerine, paslı varillerin arkasına saklanmayı tercih etmiştir!

Avrupa Birliği Kıbrıs’ta arabulucu değildir, olamaz da…

Tarafsız hiç değildir…

Hiçbir zaman da olmamıştır!

Avrupa Birliği Ukrayna’da sınırlar kutsaldır der, Kıbrıs’ta Türk halkının sınırını yok sayar…

Avrupa Birliği insan haklarından bahseder, Kıbrıs Türklerinin siyasal eşitliğini görmezden gelir…

Avrupa Birliği “Uluslararası hukuk” nutukları atar ama 1963’te ortaklıktan silah zoruyla atılan bir halkın hesabını sormaz, so-ra-maz!

Bu artık çifte standart değil, kurumsallaşmış bir adaletsizliktir!

Kıbrıs Türk halkı, Brüksel vitrininde sergilenecek bir “insani dosya” hiç değildir!

Varillerin arkasından bakarak ne tarih okunur, ne gerçek görülür, ne de adalet tesis edilir…

Avrupa Birliği bugün Kıbrıs’ta barışın değil, Rum kibrinin hamisidir…

Kendi elleri ile yarattıkları şımarık zihniyetin sırtını sıvazlayan ve bu kibri kasıtlı büyüten şer ittifakına dönüşmüştür…

Ve bu tutum sürdükçe, değil çözümden bahsetmek, Kıbrıslı Türklerin hakları gasp edilmeye devam edecektir…

AB, medet umacağımız bir kapı değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır…

Son Not:

“Paslı varil” gezisinin “Duygu yüklü” rehberi ise Mülkiyet konusunda 2003 yılında Türkiye ve KKTC’den 1 Milyon Dolar’dan fazla tazminat alan Loizidu idi…

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }